Haber Detayı
“2026’da bankacılık, savunma ve perakende hisseleri öne çıkacak”
Borsa İstanbul, neredeyse iki yıldır yerinde sayarken, bu yıl borsanın BIST 100 şirketleri öncülüğünde daha iyi bir performans göstermesi bekleniyor. EKONOMİ’ye konuşan piyasa uzmanları, bu yıl bankacılık, savunma, perakende, otomotiv ve telekomünikasyon sektörlerinin öne çıkacağını vurgularken, GYO şirketlerinin de dikkat çekeceğini belirtti.
ŞENAY ZEREN Yeni yıla girilmesiyle beraber Borsa İstanbul’da keskin bir yükseliş hareketi başlarken; BIST 100 endeksi, ocak ayındaki yüzde 23’lük performansıyla son 29 yılın en güçlü ocak ayını geçirdi.
Çarpıcı bir başlık daha çıkarmak gerekirse, endeks ocak ayındaki 21 iş gününün 17’sinde rekor tazeledi.
Borsa, her ne kadar şubat ayında kaydettiği primi koruyamadıysa da, tarihinde ilk kez 12 Şubat’ta 14 bin puanın üzerini test etti.
Piyasa uzmanları bu seviyelerin yılın ilk yarısında görülmesini beklerken, henüz 6. haftada 14 bin puanın aşılmasıyla endeks tahminlerinde revizyonların gelmesi bekleniyor.
Öte yandan, Borsa İstanbul ABD-İran geriliminin artmasıyla soluksuz yükselişine ara verse de; uzmanlara göre son günlerde varlığını hissettiren kâr satışları sağlıklı bir yükselişin göstergesi.
Geçen yıl küresel piyasalardan kopuk hareket eden Borsa İstanbul, dünya borsalarındaki ralliyi kaçırırken, bu yıl aynı korelasyonda buluşabildi ve küresel piyasalardaki yüksek risk iştahından Borsa İstanbul da faydalandı. ‘Borsayı başka hangi gelişmeler yukarı taşıdı?’ diye bakarsak; ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecindeki kararlı tutumu ve piyasalarla güçlü iletişimi, yabancı yatırımcının Türk varlıklarına hızla artan ilgisi, hisse fonlarına girişlerin hızlanması sayılabilir.
Yabancının 2025’teki toplam girişi, yılın ilk ayında aşıldı Yabancı yatırımcının yıl başından 13 Şubat haftasına kadar hisse senedi ve tahvil piyasasına girişi 8 milyar dolara yaklaşırken, 2025 yılının tamamındaki yabancı girişi daha yılın ilk ayında geride bırakıldı.
Öte yandan, 13 Şubat haftası itibarıyla yabancı yatırımcıların hisse alımlarını üst üste 11 haftadır kesintisiz sürdürdüğü görülüyor.
Son dönemde Türkiye’nin kredi geri ödeme kapasitesine yönelik önemli bir gösterge olan ve risk primi olarak izlenen 5 yıllık CDS’in 7,5 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi de yatırımcı ilgisini destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
En çok hangi sektör ve hisseler kazandırdı? 2025 yılında, finansal kiralama ve faktoring yüzde 392 ile en çok kazandıran sektör olurken; onu sırasıyla yüzde 114 ile aracı kurumlar ve yüzde 104 ile teknoloji sektörü izledi.
Bu yıla baktığımızda ise, finansal kiralama ve faktoring yine ilk sırada yer alırken; onu madencilik ve aracı kurumlar sektörü takip ediyor.
Matrisk Data’dan alınan verilere göre; geçen yıl BIST 100 endeksinde en çok getiri sağlayan şirket, yüzde 810 ile KLR Holding (KLRHO) olurken; Işıklar Enerji ve Yapı Holding (IEYHO) yüzde 499, Gımat Mağazacılık (GMTAS) yüzde 329 kazandırdı.
BIST Tüm’de ise, Tera Yatırım (TERA) yüzde 2.115, Hedef Holding (HEDEF) yüzde 1.020, Destek Finans Faktoring (DSTKF) yüzde 974 oranında yükseldi.
Yılın başından bu yana BIST 100’de en çok kazandıran hisseler; yüzde 130 ile Destek Finans Faktoring (DSTKF), yüzde 76 ile Batı Söke Çimento (BSOKE) ve yüzde 66 ile Katılımevim (KTLEV) oldu.
BIST Tüm endeksine bakıldığımızda, Segmen Kardeşler Gıda (SEGMN) yüzde 154 ile ilk sırada yer alırken, Hedef Holding (HEDEF) yüzde 138 ile ikinci sırada bulundu.
Destek Finans Faktoring (DSTKF) ise bu listede de üçüncü sırada karşımıza çıkıyor. 2026’da bu sektörlerde potansiyel yüksek Hızlıca 2025 yılına baktığımızda BIST 100 ve BIST 30 hisseleri neredeyse yerinde sayarken; yan hisse olarak tabir edilen endeks ağırlığı düşük, işlem hacmi görece sınırlı ve BIST 100 dışındaki şirket payları daha hızlı yükseldi.
Peki, 2026 durum ne olacak?
Piyasa uzmanları bu yıl durumun tersine döneceğine yönelik güçlü sinyallerin olduğuna dikkat çekerken; bankacılık, savunma, perakende, otomotiv ve telekomünikasyon sektörlerinin öne çıkacağını vurguladı ve gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) şirketlerinin de dikkat çekeceğini belirtti. "BİST 100'ün 15-20 bin bandına yükselmesi mümkün" GYO sektörünün öne çıkması beklenebilir Tuncay Turşucu - Finansal Analist: 2026 yılı için net bir sektörden konuşmak istersek, GYO diyebiliriz.
Ekonominin daha canlı olması ve faizlerin düşmesiyle, bu sektörün öne çıkmasını bekleriz.
Ayrıca, AVM tarafı güçlü olan GYO şirketleri daha iyi olabilir.
Bankacılık sektörünü yılbaşında daha fazla öne çıkarıyorduk; ancak şu an için biraz daha temkinli duruyoruz.
Gıda perakendecileri dışında, tüketici elektroniği, giyim, mobilya ve restoranlara eğilmek lazım.
Faizlerin düşmesi ve taksitlendirme koşullarının rahatlaması durumunda beyaz eşya sektörüyle ilgileniriz; ancak şu an için değil.
Öte yandan, enerji şirketlerinde hem eski yüksek bazların normalleşmesi hem de fiyatların son dönemde artması, elektrik üretip satan şirketleri pozitif etkileyebilir.
Ancak burada borçlu şirketleri ayıklamak lazım.
Enerji sektörüne yönelik üreten şirketlerde ise, borçluluk ve kâr marjları dikkate alınmalı.
Sanayi tarafında borcu olmayan ya da düşük borçlu, kâr marjlarını artıran şirketleri radara almakta yarar var.
Yatırımcıların cirosunu ve kârını artıran şirketlere odaklanması doğru olur.
Elbette şirket çarpanları da ucuzsa bu tercih çok daha isabetli olacaktır.
Şirket ne kadar iyi olursa olsun, yüksek piyasa çarpanları yatırımcıyı bir noktada üzmektedir.
Yabancının aldığı hisseler, önemli bir trend değişiminin işareti Mehmet Gerz - Osmanlı Portföy CEO: 2025 yılında yüksek faiz ortamı, artan siyasi riskler ve enflasyon muhasebesi uygulamasının yarattığı belirsizlikler nedeniyle Borsa İstanbul’da yerli ve yabancı kurumsal yatırımcı katılımı sınırlı kaldı.
Piyasa büyük ölçüde kısa vadeli al-sat işlemlerinin hâkim olduğu bir yapıya dönüştü. 2025’te TCMB’nin faiz indirimlerine devam etmesiyle birlikte, Borsa İstanbul’a yabancı yatırımcı ilgisi geç ve kademeli olarak geri geliyor.
Geçen yılın tamamında 2,6 milyar dolar olan net yabancı alışı, 2026 Ocak ayında 1,9 milyar dolara ulaştı.
En çok tercih edilen ilk beş hisse (Akbank, Koç Holding, Yapı Kredi Bankası, Tüpraş ve Garanti BBVA) 2026’ya yönelik önemli bir trend değişimine işaret ediyor.
Bu tablo, temel analiz odaklı hisse seçiminin yeniden ağırlık kazanacağını ve sağlıksız fiyat hareketlerinin azalabileceğini gösteriyor.
Bu yıl kademeli faiz indirimlerinin devam etmesiyle birlikte, BIST 100 Endeksi’nin yılın ikinci yarısında 15.000–20.000 bandına yükselmesi mümkün görünüyor.
Karlı büyüme potansiyeline sahip hem yurtiçinde hem de küresel ölçekte rekabet gücü olan büyük ölçekli şirket hisseleri bu süreçte lokomotif rol üstlenebilir.
Biz hisse senedi fonlarımızda özellikle yurt dışı pazarlarda iş yapabilen şirketleri tercih ediyoruz.
Mesela THY, Aselsan, Enka, TAV, Coca-Cola İçecek, Aksa Enerji ve Kale Kimyasal bu kriterlere uygun şirketler arasında yer alıyor.
Yatırımcılara temel önerimiz, tek tek hisse seçmek yerine bu tür şirketlere yatırım yapan ve profesyonel olarak yönetilen fonları tercih etmeleridir. 2026’da dikkatler bu sektörlerde olmalı Baki Atılal - A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı: 2026 yılında, yabancı yatırımcının hisse senetlerinde aylık alımı 2 milyar dolar sınırına dayanırken; alımlardaki ağırlık BIST 100 şirketinde oldu.
Faiz indirim sürecinin devamından yararlanmak isteyen yabancı, DİBS (Devlet İç Borçlanma Senetleri) tarafında da geçen yıl yaptıkları alımların üzerine çıktı.
Öncelikle 2022’den bu yana yabancı payının yüzde 40’ın altında olduğunu ve piyasanın asıl aktörlerinin fonlar olduğunu unutmamak gerekiyor.
Faiz indirimleri, carry olanaklarının/ stratejilerinin devam etmesi, enflasyondaki gerileme ve tabii ki olası not artırımları, yabancının dikkatinin ülkemizde kalmasını sağlayacak ana etmenlerdir.
Sonuç olarak; faiz indirimleri, tahvil piyasasının desteklediği cazip değerlemeler ve iyileşen büyüme beklentileriyle bankacılık; global ilginin sürdüğü, hem yerli savunma sanayisini güçlendirmeye yönelik atılan adımlar hem de NATO üyesi ülkelerin artan savunma harcamalarından yararlanılması nedeniyle savunma sanayii şirketleri; ürün miksi yönetimi, maliyet tasarrufları ve daha düşük yatırım harcamalarının etkisiyle perakende gıda; güçlü talep ve elverişli ürün marjlarıyla petrokimya; faturalı abonelerde güçlü ARPU gelirleri dolayısıyla bu segmentteki abone kazanımları ve güçlü FAVÖK üretimiyle telekomünikasyon şirketleri ve güçlü satış hacmi fiyatlamalarıyla otomotiv sektörüne dikkatlerin verilmesini önermekteyiz.
Büyük şirketler asgari iki çeyrek daha ön safta kalabilir Eral Karayazıcı - Inveo Portföy Fon Yönetim Müdürü: Yeni yılın ilk iki ayında rüzgar BIST 100 şirketlerinden yanaydı.
Bu parkurda büyük şirket hisseleri pozitif ayrışma kaydederken, küçük şirketler endeksinde artış sınırlı kaldı.
Global rallinin iz düşümüyle Türkiye’de alım yapan küresel fonlar; hem likit olmaları hem de 2025 yılında negatif ayrışarak cazip fiyatlara gerilemeleri nedeniyle, bu kesitte büyük şirketleri tercih etti.
Mart-nisan parkurunda benzer şekilde yabancı girişi sürmeyebilir; hatta İran-ABD hattına yönelik risk varlığını sürdürürse, bir miktar yabancı çıkışı da görebiliriz.
Bu nedenle, rüzgar yıl genelinde büyük şirketlerden yana esmeye devam eder demek fazla iyimser olabilir.
Bazı haftaaylarda değer kayıplarına da liderlik edebilirler.
Büyük şirketler dinlenirken küçük şirketler öne çıkabilir mi? derseniz, zaman zaman evet...
Ancak küçük şirketlerin daha hissedilir tonda ve uzun soluklu bir performans sergilemesi, ağırlıkla yurtiçi yatırımcıların borsaya yöneliminin hız kazandığı dönemlerde gerçekleşiyor.
Bunun en erken 2026’nın son çeyreğinden itibaren gerçekleşebileceğini düşünüyorum.
Bu nedenle, asgari iki çeyrek daha borsanın gerek değer kazandığı gerek geri çekildiği kesitlerde, büyük şirketlerin ön safta kalmayı sürdüreceğini tahmin ediyorum.