Haber Detayı

Ölüm yolunda verilen son ders
Kadim ülker aydinlik.com.tr
22/02/2026 13:32 (2 saat önce)

Ölüm yolunda verilen son ders

Ölüm yolunda verilen son ders

Kırk yıla yaklaşan süredir ikamet ettiğimiz mahallemiz geleneksel işçi semtidir. 19. yüzyılın sonlarından itibaren ise başta Çek ve Slovak işçilerin ikamet ettiği göçmen işçi mahallesidir.

Son otuz kırk yıl içinde de Türk işçilerin yoğun kaldığı ve Türklere ait çok sayıda işletme bulunmaktadır.

Geçtiğimiz on yıl süresinde ise Avusturyalıdan boşalan mahalleye yeni ulusların da çok yoğun bir şekilde yaşadıkları gözlemlenmektedir.

Çocuklarım bu mahallede doğdular ve liseyi bitirene kadar eğitimlerini bu mahallede aldılar.

Kızım ve oğlum, ikisi de aynı ilkokula ve liseye gittiler.

Dört yıl boyunca devam ettikleri ilköğretim okulunun adını doğru düzgün telaffuz bile edemezdim.

Onun için de pek ilgilenmedim, kimdir, nedir, ismi nereden gelmektedir diye umursamadım.

Sadece bildiğim onun eğitimci birinin olmasıydı: Janusz Korczak İlköğretim Okulu.

Mahallenin sosyal konutları, meydanları, parkları ve şahsiyetleriyle ilgili bilgilenme çalışmalarım sonucunda Janusz Korczak’ın aslında sadece bir eğitimci olmadığını öğrenmiş oldum.

Burada fizikçi, tarihçi ve Alman Dili ve Edebiyatı olan çocuklarımın bilgilendirmelerine de minnettarım.

BİR ÇOCUK DOSTUNUN HAYATI Janusz Korczak, asıl adıyla Henryk Goldszmit, 1878 yılında Polonya’da doğmuş bir çocuk doktoru, yazar ve eğitimcidir.

Hayatını çocukların onurlu, güvenli ve saygı gören bireyler olarak yetişmesine adamıştır.

Onun için çocuklar yalnızca geleceğin yetişkinleri değil, bugünden hakları, düşünceleri ve duyguları olan insanlardır.

Döneminin katı eğitim anlayışına karşı çıkarak çocuklara söz hakkı tanımayı, onları dinlemeyi ve karar süreçlerine katmayı savunmuştur. 1912 yılında Varşova’da bir yetimhane olan Dom Sierot’un başına geçen Korczak, burada alışılmışın dışında bir eğitim modeli uygulamıştır.

Yetimhanede çocuklar kendi aralarında bir meclis kurar, küçük bir mahkeme sistemi oluşturur ve kendi gazetelerini çıkarırlar.

Amaç, çocukların sorumluluk almayı, adaleti ve birlikte yaşamayı deneyimleyerek öğrenmeleridir.

Korczak, sevgiyle disiplinin bir arada olabileceğine inanır, cezadan çok anlayışı ve güveni önemser.

Aynı zamanda birçok kitap yazarak çocukların dünyasını yetişkinlere anlatmaya çalışır.

YOKSULLARIN HEKİMİ Janusz Korczak sadece eğitimci ve yazar değildir.

Aynı zamanda bir hekimdir.

Hekim olarak mahalle aralarında dolanır.

Hasta insanların tedavisini doğrudan bulundukları yerlerde yapar.

Korczak için hekimlik yalnızca hastalıkları iyileştirmek değil, insanın onurunu korumaktır.

Zengin muayenehanelerinde çalışabilecekken bilinçli olarak yoksulların, sokak çocuklarının ve yetimlerin arasında olmayı seçer.

Çocukları “küçük yetişkinler” olarak değil, kendine özgü dünyaları olan bireyler olarak ele alır.

Bedeni tedavi ederken ruhu ihmal etmez.

Varşova Gettosu’nda bile doktor kimliğini bırakmaz; açlık, salgın hastalıklar ve bitkinlik içinde çocukların sağlığını korumaya çalışır.

Onun hekimliği, stetoskop (Kalp dinleme aleti, doktorun kulaklıklı dinleme aleti) kadar vicdanla da yapılan bir meslektir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası Polonya’yı işgal edince Korczak’ın yetimhanesi Varşova Gettosu’na taşınmak zorunda kalır.

Burada yaşam koşulları çok ağırdır: açlık, hastalık ve korku her yeri sarmıştır.

Korczak, tüm zorluklara rağmen çocukların moralini yüksek tutmaya çalışır; onlara masallar anlatır, dersler yapar, mümkün olduğunca normal bir hayat hissi vermeye uğraşır.

Kendisi aç kalmasına rağmen yiyeceği çocuklara dağıtır, onların umudunu korumaya çalışır.

ÖLÜME YÜRÜYÜŞ 1942 yılında Naziler gettodan Yahudileri Treblinka ölüm kampına göndermeye başladığında yetimhane de boşaltılacaktır.

Korczak’a defalarca kaçma ve kurtulma fırsatı sunulur.

Onu tanıyan bazı Alman subayları ve Polonyalı dostları hayatını kurtarabileceğini söylerler.

Ancak Korczak bu teklifleri reddeder.

Çünkü ona göre bir eğitimci, en zor anda çocuklarını terk etmez.

Çocuklar korkmasın diye son günlerinde en güzel kıyafetlerini giydirir, onlara bunun bir gezi olduğunu söyler ve sakin olmalarını sağlar.

Oysa yolları toplama kampıdır.

Yaklaşık iki yüz çocuk ve bakıcılarıyla birlikte trene bindirilirler ve Alman Nazilerin Polonya’daki kampı Treblinka’ya götürülürler.

Çocuklar, bakıcılar ve Janusz Korczak hepsi orada öldürülürler.

Hiçbir durumda çocuklarını bırakmamaları gerekir düşüncesinde olan Korczak, çocuklarla birlikte gaz odasına, ölüme yürür.

Onun bu ölüme yürüyüşü insanlık tarihinde vicdanın ve fedakârlığın en güçlü simgelerinden biri olarak kabul edilir.

Janusz Korczak bugün yalnızca bir doktor ya da yazar olarak değil, çocuk haklarının öncülerinden biri olarak anılmaktadır.

Onun fikirleri, daha sonra Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin temelini oluşturan düşüncelere ilham vermiştir.

Korczak’ın yaşamı, zor zamanlarda bile insan kalabilmenin, merhametin ve sorumluluğun ne demek olduğunu hatırlatır.

Janusz Korczak ilköğretim okulunda okuyan çocukların babası olarak çocuk acısının ne demek olduğunu bilen bir baba olarak şu soruyu sormak istiyorum.

İnsanlığın vicdanı olan Yahudi kökenli doktor, yazar ve eğitimci Janusz Korczak, Gazze ve Filistinli çocukların yaşamış oldukları zulmü görseydi ne düşünürdü acaba?

İlgili Sitenin Haberleri