Haber Detayı
Türkiye'de yeni yatırım rotası: Yalnızlara yaşam köyü
Nüfus yaşlanıyor, huzurevleri yetmiyor... Bakım hizmetlerine olan ihtiyaç her yıl büyüyor. Huzurevleri artık yaşam köylerine dönüşüyor. Bu da gayrimenkul üreticilerinin dikkatini çekiyor...
TÜİK verileri ve uzun vadeli nüfus projeksiyonları, önümüzdeki 20–30 yıllık dönemin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda mekânsal ve yatırım odaklı bir dönüşüme işaret ettiğini ortaya koyuyor.
Türkiye gazetesinden Necmi Çiçekçi'nin haberine göre; ,on 15 yılda 0–14 yaş grubu nüfusun payı yüzde 25’lerden yüzde 20’lere gerilerken, 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı yüzde 7’lerden yüzde 11’lere yükseldi.
Bu eğilim, Türkiye’nin hızla yaşlanan bir nüfus yapısına doğru ilerlediğini ortaya koydu.
Uzmanlara göre önümüzdeki 10 yıl içinde konut yatırımcılarının önemli bir bölümü rotasını yaşlı bakım evleri ve ‘yaşlı yaşam köyleri’ projelerine çevirmek istiyor.TALEBİN HIZLA ARTMASI BEKLENİYORTürkiye’de şu anda kamu ve özel sektör dahil olmak üzere yaklaşık 450–500 bakım kurumu bulunuyor ve bu tesisler toplamda yaklaşık 30 bin yaşlıya hizmet veriyor.
Ancak uzmanlara göre bu kapasite hızla artması beklenen talebi karşılamakta yetersiz kalıyor.
İhtiyacın ise beş yıl içinde 5 bin sosyal tesisin üzerine çıkabileceği ifade ediliyor.Yaşlı nüfus artışı yalnızca bakım evi ihtiyacını büyütmekle kalmıyor; sağlık hizmetleri, rehabilitasyon merkezleri, medikal teknoloji yatırımları ve yaşlılara yönelik ürün ve hizmet pazarında da genişleme oluşturuyor.
Bu durum, sektörü klasik bir sosyal hizmet alanından çıkararak çok boyutlu bir ekonomik yatırım başlığına dönüştürüyor.2025’te yüzde 11,13 olan 65 yaş üstü nüfus oranının 2030’da yüzde 13,46’ya, 2050’de yüzde 23,05’e ve 2075 sonrasında yüzde 30’lar seviyesine ulaşması bekleniyor.Kentleşme, çekirdek aile yapısının yaygınlaşması ve genç nüfusun büyük şehirlerde yoğunlaşması, yaşlı bireylerin geleneksel aile yapısı içinde bakım görme ihtimalini her geçen yıl azaltıyor.
Araştırmalar, 65 yaş üstü bireylerin kendi evlerinde ya da çocuklarının yanında kalma isteğinin azaldığını ortaya koyuyor.YENİ YATIRIM ALANI: 'YAŞLI SAĞLIK KÖYLERİ'Avrupa'da yaşlı nüfus oranının yüksekliği ve bakım ihtiyacının artması, Türkiye'yi uluslararası yatırımcılar açısından cazip bir merkez haline getiriyor.
Türkiye'nin doğal güzellikleri, iklim avantajı ve görece düşük personel maliyetleri, özellikle yabancı emeklilik fonlarının dikkatini çekiyor.Sektör temsilcileri, yabancı fonların Türkiye'de yaşlı sağlık köylerine ilgi gösterdiğini belirtiyor.
Önümüzdeki dönemde eğitimli personel yetiştirilmesi ve hukuki altyapının güçlendirilmesiyle birlikte büyük ölçekli projelerin hayata geçirilmesi bekleniyor.
Uzmanlara göre Türkiye, önümüzdeki yıllarda yalnızca kendi yaşlı nüfusuna değil, yurtdışından gelecek emeklilere de ev sahipliği yapan bir 'yaşlı yaşam üssü'ne dönüşebilir.LÜKS VE ORTA SINIF PROJELER ARTACAKSektörde hem lüks segmentte hem de orta gelir grubuna hitap eden projelerde artış bekleniyor.
Belirli bir gelir seviyesine sahip yaşlı nüfus, tatil köyü konseptinde tasarlanan özel bakım evlerine ilgi gösteriyor.
Ancak talep yalnızca üst gelir grubundan gelmiyor.Emekli ya da kamu kurumlarında kalmak istemeyen, orta gelir düzeyindeki yaşlı bireyler için de özel huzurevleri önemli bir alternatif haline geliyor.
Türkiye'de de restoran, kafe, spor alanları, hobi bahçeleri, yüzme havuzları, SPA, fizyoterapi ve yoğun bakım üniteleri içeren projeler giderek yaygınlaşıyor.
Bu dönüşümle birlikte klasik 'huzurevi' algısının yerini, daha sosyal, aktif ve bütüncül bir yaşam anlayışıyla tasarlanan 'yaşlı bakım köyleri'nin alması bekleniyor.