Haber Detayı

Zoru başardı: Bir dönem yasaktı, bugün 34 bin kişide var... ‘Melis’ ismini nasıl mahkemede kazandı?
Gündem hurriyet.com.tr
22/02/2026 07:04 (2 saat önce)

Zoru başardı: Bir dönem yasaktı, bugün 34 bin kişide var... ‘Melis’ ismini nasıl mahkemede kazandı?

Melis Binay, 1987'de dünyaya geldiğinde, ailesinin ona Melis ismini verebilmesi için mahkeme onayı gerekti. Peki bugün yaklaşık 35 bin kişinin taşıdığı Melis ismi o yıllarda neden yasaktı? Melis Binay ailesinin yaşadıklarını ve ismiyle kurduğu bağı, hurriyet.com.tr'tye anlattı.

Geçtiğimiz günlerde X’te yapılan bir paylaşım pek çoğumuzu şaşırttı çünkü paylaşımda Melis isminin bir dönem yasak olduğu yazıyordu.

Bugün ülke genelinde 34 bin 909 kişinin taşıdığı bu ismin, bundan yalnızca 35-40 yıl önce yasaklı olduğunu ise neredeyse kimse hatırlamıyor.Biz de Türkiye’nin ilk Melislerinden biriyle, ismini kullanma hakkı edininceye kadar nüfus cüzdanı çıkarılmayan Melis Binay ile konuştuk, ona ailesinin bu süreçte yaşadıklarını ve ismiyle kurduğu bağı sorduk…Önce konunun kısa bir özetini geçelim.

Jale ve Özgen Binay çifti, 8 Mart 1987’de dünyaya gelen kızlarının nüfus cüzdanını çıkartmak için doğumdan hemen sonra Kadıköy Nüfus Müdürlüğü’ne başvurdu.

Burada kızlarına Melis ismini koymak istediğini beyan eden baba Özgen Binay’a bu ismin “yasak olduğu” söylendi.

Gerekçe ise “isim ambargosuydu”.

Çünkü isim Latince kökenliydi ve bu da onu isim ambargosuna sokuyordu.

Aileye kızlarına bu ismi veremeyecekleri iletildi ancak hikâye tam da bu noktada başladı.

Baba Özgen Binay o dönem Hürriyet’e verdiği demeçte, “Uygulama keyfi ve antidemokratiktir.

Bu işle sonuna kadar uğraşacağım” açıklamasını yapmıştı.

Melis ismi TDK’ya göre Rumca kökenli. “Bal”, “tatlı şey”, “sevgili” ve “oğul otu” gibi anlamlara sahip.

KADIKÖY’DE DÖRT KİŞİLİK BİR AİLE Anne-babası için “İkisi de yeniliklere açık, kendilerini geliştirmeye önem veren insanlar.

Onlar sayesinde çok güzel bir çocukluk yaşadım ve çekirdek ailemi bu hayatta hiçbir şeye değişmem” diyen Melis Binay, çocukluğunu ise şöyle anlattı:“Kardeşimin gelişi benim çocukluğa giriş dönemime denk geldi.

Çok sevgi dolu, paylaşımcı bir ailede büyüdüm.

En büyük şansımın annem, babam ve kardeşim olduğunu düşünüyorum.

Geniş ailemiz de çok sıcak bir aileydi.”Alıntı MetniDOĞUMDA DA KARDAN YOLLAR KAPANDIAslında Melis Binay’ın doğumu da ismine kavuşması kadar maceralı olmuş: “1987 yılında İstanbul’da çok büyük bir kar yağışı olmuş.

Kardan dolayı ulaşım neredeyse tamamen durmuş” diyen Binay, ailesinin Caddebostan’da ikamet ettiğini ancak hastanenin Mecidiyeköy’de olduğunu ve kar yağışından dolayı ailesinin hastaneye gitmesinin neredeyse imkânsız hale geldiğini anlattı.

Binay, anne-babasının yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:“O dönem çok bilinen bir şarküteri markasının sahibi apartmanımızda oturuyormuş.

Kar yağışı başladığında arabasıyla eve dönememiş, şirketine ait ürün taşıyan logolu bir kamyonla eve gelmiş.

Doğum sancıları başlayıp ambulansın gelemeyeceği anlaşılınca, arabalar da hareket edemeyince, ‘Ben sizi bırakırım’ demiş.

Onun sayesinde annem doğuma yetişebilmiş.

Böylece dünyaya geliş hikâyem de biraz şenlikli, biraz film sahnesi gibi bir anıyla başlamış.”Aslında Melis Binay’ın doğduğu tarih de ömrünün bir mücadeleyle geçeceğini simgelemiş gibi. 8 Mart’taki doğumda kar engeli aşıldıktan sonra, ikinci engel Nüfus Müdürlüğü’nde karşılarına çıktı.Melis Binay, ailesinin nüfus dairesinde yaşadıklarını “Oysa benden önce de bu ismin verildiği kişiler vardı; bazıları sorunsuz, bazıları ise dava yoluyla bu ismi alabilmişti.

O dönemde konu büyük ölçüde nüfus müdürünün inisiyatifine bağlıydı” sözleriyle anlattı.

Melis Binay burada haklı çünkü dönemin İstanbul Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürü Nurettin Çivi, isim ambargosunun 16 Mayıs 1972 tarihinde yürürlüğe giren 1587 sayılı kanuna dayanılarak İçişleri Bakanlığı’nın emriyle yapıldığını belirtmişti.

Peki bu isim ambargosu bir listeden mi oluşuyordu?

Bu sorunun cevabı ise hayır.

Nurettin Çivi, ellerinde ambargolu isim listesi bulunmadığını ancak ilçe nüfus müdürlüklerinin “şüphelendikleri” ya da ilk kez karşılaştıkları isimler için “ihbarda bulunduğunu” dile getirdi.Bebeğe Melis isminin koyulamayacağı 12 Nisan 1987 tarihli Hürriyet gazetesinde “İsim Sansürü” diye manşet olunca da nüfus müdürlüğü aileye bebeğin kimliğini verdi ancak ismin değiştirilmesi için dava açtı.“Nüfus müdürünün ısrarıyla başlayan süreçte babam da geri adım atmadı.

Devlet tarafından açılan davaya karşı annem ve babam da dava açtı” diyen Binay’ın ailesine açılan davanın gerekçesi ise bugün trajikomik.

Aile, Türk kültür örf ve ananelerine aykırı isim koymaktan yargılandı.Dava sürecinin aynı yıl haziran sonunda neticelendiğini vurgulayan Binay, “Ailem beni elbette kendi ismimle çağırıyordu” dedi ve kimliksiz geçen günlerinde ailesinin hastane işlerini nasıl hallettiğini ise şöyle anlattı:“Bu süreçte ailemizden çocuk doktoru Feridun amcamız ve eczacı dedem sayesinde tüm kontrollerim sorunsuz ilerlemiş.

Ailem davayı sürdürürken çevrelerindeki herkes de onları desteklemiş.

Onların motivasyonu sadece bu ismi sevmeleri değil, aynı zamanda bir haksızlığa uğramamak istemeleriydi.” Binay ailesi...

Fotoğraf: Melis BinayMelis Binay, davanın basında geniş yer bulmasıyla birlikte Melis isminin Türkiye’de daha bilinir ve kabul edilir hale geldiğinin altını çizdi. “Benden önce de benzer davalar vardı elbette ama bu sürecin görünür olması, insanların artık bu ismin konabileceğini öğrenmesini sağladı” değerlendirmesini yaptı.X’te yapılan paylaşımlarda 1991’de bile ana-babaların çocuklarına Melis ismini koyarken zorluklarla karşılaştığı, mahkemelik olduğu görülüyor.

Bu da 1587 sayılı kanunun o yıllarda hala çeşitli nüfus müdürlüklerince uygulanmaya devam ettiğini gösteriyor.“İSMİMİ TATLI BAŞLANGIÇLARLA ÖZDEŞLEŞTİRDİM”“İnsanlar isimleriyle yaşar” derler, hepimiz ismimizle biraz özdeşleşmek, bir bağ kurmak, kişiliğimizde ondan ufak da olsa bir iz bulmak isteriz.

Kendisinin ismiyle nasıl bir bağ kurduğunu sorduğumuzda ise Melis Binay bize şu cevabı verdi:“Mel’ kökü birçok dilde bal, şeker, tatlılık anlamlarını taşıyor.

Bir dönem yaptığım araştırmalarda ismin bir başka anlamının da sabah güneşiyle birlikte çiçeklerin salgıladığı tatlı öz olduğu bilgisine rastladım.

Bu yüzden ismimi her zaman güneşle, doğayla ve tatlı bir başlangıçla ilişkilendiriyorum.” PARİS’TE BİR ‘MELİS’ ANISIMelis Binay, ismiyle ilgili en ilginç anılardan birinin 2015 yılında Paris’te yaşandığını belirtti. “Fransa’nın olağanüstü hâl döneminde, havaalanında şüpheli bir çanta nedeniyle büyük bir panik yaşandı” diyerek anlatmaya başlayan Binay, hikâyesini şöyle sürdürdü:“Fransızcam yeterli olmadığı için oldukça korkmuştum.

O sırada yanımda duran, çok güçlü enerjisi olan bir kadın bana yardımcı oldu, olup biteni İngilizce anlattı.

Sohbet sırasında ismimi söylediğimde, dünyada isimlerin kökenlerini araştıran Amerikalı bir profesör olduğunu ve ‘Melis’in çok kıymetli bir isim olduğunu söyledi.

Bana ismin anlamına dair bazı bilgiler verdi; çiçeklerin sabah güneşiyle salgıladığı tatlı öz hikâyesini de ondan duydum.

O kaotik anda bana adeta bir melek gibi gelmişti.

Sonrasında bir daha irtibat kuramadık ama o anı hâlâ çok sıcak hatırlarım.”‘BÖYLE BİR MÜCADELEDEN GURUR DUYUYORUM’Melis ismi bugün hayli yaygın ama Melis Binay’ın hikâyesi bir o kadar sıra dışı.

Bu ismi taşıyor olmaktan gurur duyduğunun altını çizen Melis Binay sözlerini şöyle noktaladı:“Bu ismi taşıyor olmaktan ve böyle bir mücadeleyle bana verilmiş olmasından büyük gurur duyuyorum.

Ama bu hikâyenin gerçek kahramanları annem ve babam.

Onların inancı, ısrarı ve emeği olmasaydı belki bugün birçok kişi bu ismi taşıyamayacaktı.

İsimlerin insanın karakteri ve hayatıyla güçlü bir bağı olduğuna inanıyorum; bana bu armağanı verdikleri için onlara her zaman minnettarım.”

İlgili Sitenin Haberleri