Haber Detayı

Terör elebaşısı ‘yerel demokrasi’de sermaye ve inanç odaklı bir açılım getirmişti! Raporda uyumluluk görüldü
Türkiye cumhuriyet.com.tr
20/02/2026 04:00 (3 saat önce)

Terör elebaşısı ‘yerel demokrasi’de sermaye ve inanç odaklı bir açılım getirmişti! Raporda uyumluluk görüldü

Terör elebaşısı Abdullah Öcalan; komisyon heyetiyle İmralı’da yaptığı görüşmede “Türkiye için halkın belediyeleşmesi, şirketleşmesini önerdiğini, bunun da komün (demokratik belediyecilik) olduğunu” belirtmişti. Bununla birlikte Öcalan, komisyon raporu oylanırken DEM Parti İmralı Heyeti’nce yayımlanan açıklamasında; “Yerel demokrasi dediğim şu: Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur” ifadelerini kullandı. Raporda ise Öcalan’ın sermaye ve gerici yöndeki istemlerine uygun yasal düzenleme önerileri ve ifadelerin bulunması dikkat çekti.

2.⁠ ⁠Açılım Süreci kapsamında Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; önceki gün ortak raporu onaylarak çalışmasını tamamladı. 7 başlıktan oluşan raporun “Türk-Kürt Kardeşliğinin Tarihî Kökleri ve Kardeşlik Hukuku” başlıklı 3. bölümünde ise laik ve üniter Cumhuriyet rejimi es geçilmesi tepkilere neden oldu.

Ayrıca raporda PKK/KCK terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan’ın “yerel demokrasi”ye yönelik istemlerinin de yer aldığı görüldü.

ÖCALAN, DEMOKRATİKLEŞMEYİ ŞİRKETLEŞMEYE BAĞLAMIŞTI Öcalan; 27 Şubat 2025’te terör örgütünün feshi için yaptığı açıklamada; “Aşırı milliyetçi savruluşun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır” demişti.

Bu açıklamasına karşın Öcalan; 24 Kasım 2025’te AKP, MHP ve DEM Partili birer komisyon üyesi milletvekilinden oluşan komisyon heyetiyle İmralı’da yaptığı görüşmede ise “aradıkları devletin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu, Kürtlerin bu devletle Ortadoğu’da yer alacağını, Türkiye için halkın belediyeleşmesi, şirketleşmesini önerdiğini, bunun da komün (demokratik belediyecilik) olduğunu” belirtmesi dikkat çekmişti.

ŞİRKETLEŞMEYİ AÇTI: AVRUPA YEREL YÖNETİMLER ÖZERKLİK ŞARTI DEM Parti İmralı Heyeti; Meclis Komisyonu ortak raporu oylarken, Öcalan’ın açıklamasını yayımladı.

Açıklamada; “Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı ve kurumsallaşmasıdır.

Yerel demokrasi dediğim şu: Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır.

Yerel yönetimin şartları belli.

Ayrı devlet, bölge demiyorum.

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur” ifadelerini kullandı.

RAPORA UYGUN ÖNERİ KONDU Türk-Kürt birlikteliğinin tarihinin “ortak pazar” kavramı üzerinden ele alındığı ortak raporda ise Öcalan’ın düşüncelerine paralel önerilerin de bulunulduğu görüldü.

Raporun “Demokratikleşme ile İlgili Öneriler” başlıklı bölümde yerel yönetimlere yönelik; “Demokratik siyaset zeminini güçlendirmek amacıyla idari sistemin ‘daha demokratik ve hukuki standardı daha yüksek’ bir şekilde organize edilmesi mümkündür.

Anayasadan kaynaklanan idari vesayet yetkisinin demokratik toplum gereklerine uygun olarak kullanılması; başkanın kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir” denildi.

GERİCİLİKTE UZLAŞILDI Sürecin sermaye boyutunun yanı sıra raporda gericilikte de uzlaşıldığı görüldü.

Öcalan, komisyon heyetiyle yaptığı söz konusu görüşmede; “Kurtuluş Savaşı ideolojisinin İslami ümmet ile sağlandığını, bu anlayıştan ayrılmanın tepkiye, tepkinin de isyana neden olduğunu” ileri sürmüştü.

Ortak raporun ilgili bölümünde ise Türk ve Kürtlerin aynı inancın mensupları olduğu vurgulandı.

DEM PARTİ SÖZCÜSÜ DOĞAN YENİ BİR CUMHURİYETİN İNŞA EDİLDİĞİNİ SÖYLEDİ DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, dün partisinin genel merkezinde rapora ilişkin açıklamalarda bulundu.

Raporda “Terörsüz Türkiye Süreci”, “terör örgütü”, “terör belası” tanımlarının geçmesini eleştiren Doğan; “‘Kürt-Türk kardeşliğinin tarihi kökleri kalıplara sığmayan bir sürekliliğe sahiptir’ tespiti yapılıyor raporda.

Şimdi eğer Türk-Kürt kardeşliğinin kökleri kalıplara sığmıyorsa o halde neden bu dar kalıplarda ısrar ediliyor?

Bu üstenci dilden, bu kibirli dilden vazgeçmek gerekiyor.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, yeni bir cumhuriyetin inşasında geçmiş yüzyılın alışkanlıklarından, kalıplarından ve ezberlerinden kurtulmuş olunması gerekiyor.

Bunu tüm taraflar açısından söylüyoruz” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri