Haber Detayı

Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
20/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Geçmişte bir dönem, hekime ve ilaca ulaşımı kolaylaşan geniş halk kesimlerinde, iktidara karşı bir sempati oluşmuştu.

Ancak ilerleyen yıllarda artan talebi karşılayamayan kamu sağlık sistemi, muayene için randevu alamayan, tetkikler için aylarca sonraya verilen randevular ile halkın bu defa hoşnutsuzluğuna yol açmıştır.

Memnuniyet oranlarındaki düşüşler bu durumu net olarak ortaya koymaktadır.

HİZMET KALİTESİ DÜŞÜYOR Zaman içerisinde sağlık hizmet kalitesinde de önemli kayıplar yaşanmış olup halen devam etmektedir.

Bu kalitesizliğin kök nedenlerini çözemeyen Sağlık Bakanlığı, yüzeysel önlemler almaya çalışarak sorunu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir.

Hastalara randevu verebilmek için muayene sürelerini kısaltmak sorunu çözmek değil, daha fazla büyütmek anlamına geliyor.

Niteliği göz ardı edilen sağlık hizmeti, sonuçta memnuniyetsizliği daha da artırmaktadır.

Kamu yönetiminin liyakatsizliği ve bilimsel yöntemleri kullanmadaki yetersizliği çözüm için bir engel olarak sayılabilir.

Sistemin yapısal sorunlarını tespit edemeyen ve bu kök nedenleri ortaya koyarak çözümü bütünsel bir anlayışla gerçekleştirmek yerine, alışılagelmiş mevcut ezberleri kullanmak farklı bir sonuç elde etmeye engeldir.

Hekimleri daha çok çalıştırarak bu sorunları çözmek geçmişte de denenen ama sonuç alınamayan yüzeysel bir girişimdir. ‘DEFANSİF TIP’ ANLAYIŞI Sağlık alanında hekimleri dikkate almadan, hekimlerle işbirliği yapmadan çözüm üretmek zordur.

Sağlık Bakanlığı, hekimleri yanına almak bir yana, tam tersini yaparak sorunları çözmeye çalışıyor.

Aile hekimlerine uygulanan negatif performans sistemi, bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

Cezalandırma ile sorun çözülemez, teşvik ile belki kısmen çözülebilir.

Hekimler aleyhine verilen ödenmesi olanaksız fahiş tazminat kararları, bitmek bilmeyen sağlık terörü gibi olumsuz çalışma şartları “defansif tıp” anlayışının yaygınlaşmasına yol açarak hizmet kalitesini daha da aşağıya çekmektedir.

Diğer yandan serbest çalışan hekimlere bile, sürekli getirilen kısıtlamalar, kota uygulamaları anayasal çalışma haklarını dahi yok etme durumuna getirmiştir.

Muayenehane açan bir hekime yalnızca bir hastane ile sözleşme yaparak ameliyat ve yatarak tedavilerini sadece o hastanede yapma kısıtlaması getirilmiştir.

Hastanın başka bir hastaneyi tercih etmesi dahi yasaklanmıştır.

HEKİMLERLE İŞBİRLİĞİ ŞART Hekimlerin serbest hekimlik yapmasının kısıtlanması, bir anlamda, onların yalnızca özel hastanelerde ücretli çalışmaya zorlanması anlamına geliyor.

Özel sağlık sermayesinin işine gelen bu kararları veren Sağlık Bakanlığı, kamusal yarara değil özel hastane zincirleri lehine bir tercihte bulunmuş oluyor.

Bu kısıtlamalarla paralel olarak muayenehane ruhsatlarından da yıllık ruhsat harcı alınması uygulaması Maliye Bakanlığı tarafından başlatılmış, hekim, diş hekimi ve veteriner hekim muayenehanelerinden bu yıl için büyükşehirlerde 40 bin lira harç alınmaya başlanmıştır.

Daha birçok olumsuz uygulamalar serbest hekimliğin çalışma koşullarını sınırlandırmıştır.

Kamuya yük getirmeden, aksine vergi ödeyen, istihdam yaratan, sağlık turizmine katkı vererek milyonlarca dolar döviz girdisi sağlayan bu kesime yönelik olumsuzluklar kaldırılmalı, topluma hizmet ve yarar sağlama yolu tercih edilmelidir.

Son sözümüz; kamu yönetimi sağlık alanında iyi bir şeyler yapmak istiyorsa bilimsel yöntemleri kullanmalı ve hekimleri yanına almaya çalışmalıdır.

Hekimlerin de tüm bu sorunlarının çözümü için birlik ve dayanışmalarını geliştirerek hak taleplerini güçlü bir şekilde ortaya koymaları gerektiği açıktır.

Prof.

Dr.

Gazi Zorer

İlgili Sitenin Haberleri