Haber Detayı

Millî olmak kadınlara bu kadar mı yakışır
şule perinçek aydinlik.com.tr
19/02/2026 00:00 (2 saat önce)

Millî olmak kadınlara bu kadar mı yakışır

Millî olmak kadınlara bu kadar mı yakışır

İstanbul Vatan Partisi Öncü Kadın’ın 15 Şubat’ta Kadıköy’de kahvaltılı toplantısı vardı.

Ne zaman Türkiye’nin önündeki zorluklar, çözülmesi gereken acil sorunlar olsa kadınlar görevde bir adım öne çıkar.

Belki bilirsiniz.

Maraş’ta Ökkeş adı çok yaygındır.

Artık Maraşlı kimliğinin bir simgesi gibidir.

Askerde komutan şaşırmış o Ökkeş, bu Ökkeş… Nasıl ayırt edecek. -Bölük!

Hazır ol!

Çakı gibi askerler.

Tek komutta başlar dik, eller yanda, orta parmak pantolon çizgisinde rap!

Hazır oldalar. -Ökkeşler bir adım öne çıksın!

Rap!

Bütün bölük bir adım önde.

Çünkü hepsi Maraşlı.

Bir tanesi yerinden kıpırdamamış. -Oğlum senin adın ne? -Ali Ökkeş, komutanıım!

ADIMIZ ZOR GÜNLERDE ÖKKEŞ OLUR İşte bizim de adımız o zor günlerde Ökkeş olur.

Bölük bölük, kıtalar, ordular halinde göreve hazırdır.

Bir adım öne çıkmak ne kelime, koşar adım öndedir.

CKD birkaç ay önce Aralık 2025’te Millî Kadın Hareketi’ni başlattı.

Demek ki o komut bekleniyormuş.

Salonda sıkış sıkış, omuz omuza oturduk.

Çaylarımızı zor bela dökmeden içtik.

LİDER KADINLAR SORUN ÇÖZER Karşımda bir sendikanın eğitim sekreteri; yanında hiç aklınıza gelmeyecek bir erkek egemen iş alanında tepelere tırmanmış, hatta meslek dernek başkanlığını da yapan iş kadını; mikrofonda aylardır sürdürdükleri ve başarıya ulaştırdıkları grev deneyimlerini anlattıkça salonu coşturan müthiş hatip işçilerimiz; arka masamızda Batı’nın birçok ünlü üniversitelerinde sempozyumlarda sunumlar yapan, ilgi odağı olan bilim kadını; öteki yanımızda halk lideri muhtarlarımız; meslek örgütlerinde emperyalist tehditlere karşı millî ve vatansever dişe diş mücadelede başı çeken kadınlarımız… “Millî” olmak bu kadar mı yakışır insana!

Evet.

Hepimiz hazırız.

Salon sahipleri ve çalışanları arkamızdan şaşırmış.

Ne zaman isterseniz bekleriz, demişler.

Tam zamanında başladınız ve bitirdiniz… hiç kimse hiçbir şeyden şikâyet etmedi… Öyle ya biz göreve hazırız.

Biber-patlıcan-emekli maaşından ya da masaya gelen domatesin çekirdeğinden şikâyet eden, dizlerini dövüp morartanlardan değiliz.

Vaktimiz dar. 60 yıldır kadın hareketinin içindeyiz.

Türkiye’nin son 60 yılı da atalarımızdan miras emperyalizmle dişe iş mücadeleyle geçti.

Köy köy… kent kent …mahalle mahalle dolaştık.

Cezaevleri bazen mekânımız oldu bazen ziyaretgâhımız.

İçerisini de biliriz, dışarısını da… MİLLÎ KADIN HAREKETİ’NİN İNŞAATÇILARI En ağır yükü çekiyoruz, dertleri biliyoruz, ama öncü kadınlarız, biz yaparız, çözeriz, düzeltiriz, yolunu biliyoruz… Üreteceğiz, kazanacağız, hakça bölüşeceğiz… ona buna avuç açmayacağız, fonlanmayacağız… Başı dik, bağımsız, bütünleşmiş, maneviyatı ve değer yargıları güçlü, sağlıklı bir Türkiye için… Her alanda ekonomide, işçi-işveren ekmek teknesinde, bilimde, sanatta, kültürde… Millî Kadın Hareketi’nin inşaatçılarıyız.

Mimarı, plancılarıyız… Karar verici ve siyasetçileriyiz.

Kimse önümüzde duramaz!

İşte Öncü Kadın kahvaltısının özeti bu.

İşareti bu!

ABD’Yİ KİM YENECEKMİŞ!

ÇOK KOMİKMİŞ Televizyonda bir tartışma programını izliyorum.

Bir yandan başka iş yapıyorum her zamanki gibi… Birden nasıl tepem attı...

Her yanının döküldüğünü artık içlerindeki rakamların bile söylediği ABD emperyalistlerini yere göğe sığdıramıyorlar.

Bizimle dalga geçiyorlar.

Öyle ya İran demek biz demek.

İran da kim oluyormuş gibilerinden aşağılıyorlar.

Nasıl kafa tutabilirmiş… böyle bir soru bile çok komikmiş.

Dinlerken aniden gittim Millî Mücadele dönemine.

İşte o sırada şükürler ettim… iyi ki dedim, o zamanlar, Millî Mücadele döneminde yoklarmış… o zamanların mandacıları bile daha masum kalıyor yanlarında.

İSMET ABİ TEK BAŞINA KONUŞMUYOR “ABD yenilecek…” dedi… kah kah gülüyorlar…dalga geçiyorlar… Sistem İran’da arızalıymış… içeride muhalefet çıkaramıyormuş… Rıza Pehlevî zaten taç istemiyormuş.

Geçişte köprü olmak istiyormuş, “Beni kullanın!” diyormuş… filan filan… İsmet Özçelik bağlandı.

Türkiye’nin savunmasının İran’dan başladığını anımsattı.

Sustular.

Sonra biri dedi ki, “Aman dikkat edin!

İsmet Abi tek başına konuşmuyor…” İşte lafı ağızlarına tıkayan neyse ki biz varız.

Türkiye’nin millî, genç ve canlı güçleri.

Korkmakta haklılar.

Çünkü onların elinde bir tek mikrofon var.

O kadar!

ALMANLAR SORUYOR: NE OLDU BİZE Almanya’da Almanlar bile kendi hallerine şaşırıyor.

Deutsche Welle’de bir yazı.

Başlığında “Alman verimliliğine ne oldu acaba?” diye soruyor.

Büyük inşaat projelerinin artık neredeyse hiçbiri zamanında tamamlanmıyor ve genellikle beklenenden çok daha fazla maliyete yol açıyor.

Berlin Havaalanı’nın beş yılda bitmesi planlandı, 14 yılda tamamlandı.

Stuttgart’ın merkez tren istasyonu mu? 16 yıldır hâlâ inşaat halinde.

Hamburg’un konser salonu Elbphilharmonie… Üç yıl yerine dokuz yıl sürdü.

Peki, maliyetler?

Bazen vadedilenden 10 kat daha yüksek.

Köln Opera Binası 1950’lerde modern demokrasinin sembolü olarak inşa edilmiş.

Almanların deyimiyle “kültürel bir mücevher”di. 2012 yılına gelindiğinde, yenilenmeye ihtiyacı vardı.

Basit bir plan.

Üç yıllık çalışmayla bitecekti. 2015’te açılacaktı.

Bugün opera binası, iki sahnesi olan bir tiyatro ve kendi sahnesi olan bir çocuk operası da dahil olmak üzere yapı hâlâ bir inşaat alanı.

Gösteriler geçici mekânlara dağıldı. “Umut, umutsuzluk, öfke ve giderek artan alay konusu olma.

Sürekli yeni tarihler açıklandı.

Ama hiçbiri doğru çıkmadı.” En rahatsız edici de kimsenin bir şey söylememesi. “Kimse tam olarak neyin yanlış gittiğini belirleyemiyor.

Her şey kafa karıştırıcı, son derece karmaşık bir neden-sonuç ağı…” Vergi Mükellefleri Federasyonu Başkanı Holznagel: “Bazı köprülerin veya yolların durumuna baktığımda -trenlerden hiç bahsetmeyelim- Alman Devleti’nin çok büyük bir sorunu var ve insanların neden bu kadar mutsuz olduğunu anlayabiliyorum.” ABD’DE YAKINDA BİR BORÇ SARMALI BAŞLAYABİLİR ABD Bütçe Denetleme Kuruluşu, devlet borçlanmasının faiz oranının ekonomik büyüme oranını aşmaya doğru gitmesi nedeniyle ABD’de yakında bir ‘borç sarmalı’ başlayabileceğini söylüyor.

Toplam federal borç birkaç yıl içinde endişe verici bir dönüm noktasına doğru gidiyor, yakında daha da kaygı verici bir kırılma noktasına da ulaşabilir.

Kongre Bütçe Ofisinin son tahminlerine göre, federal borç şu anda 31 trilyon dolar seviyesinde ve GSYİH’nin yaklaşık yüzde 100’üne denk geliyor. 2030 mali yılına kadar borcun, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra belirlenen yüzde 106’lık rekoru aşması, ardından 2036’da yüzde 120’ye yükselmesi bekleniyor.

ABD’nin toplam kamu borcu 12 Şubat 2026’da 38,65 trilyon.

ABD’nin dış borç miktarı Çin, Hindistan, Japonya, Almanya ve İngiltere ekonomilerinin tamamının GSYİH’nin toplam değerine eşit.

Darphane 1 ve 5 kuruş basımını zarar ettiği için durdurdu.50 kuruşun maliyeti 3 TL’yi, 1 TL’nin maliyeti 4 TL’yi geçti.

ABD Hükümeti’nin bütçe açıkları, borcu daha da artıracak ve kamu borcunun 2026 mali yılının sonunda tahmini 39,4 trilyon dolardan 2036’da 63 trilyon dolara yükselmesi bekleniyor.

Yıllık bütçe açıkları şu anda yılda 2 trilyon dolar seviyesinde ve birkaç yıl içinde yılda 3 trilyon dolara ulaşacak.

Bu, ekonomik durgunluk yaşanmayacağı varsayımına dayanmaktadır.

Bizden söylemesi…

İlgili Sitenin Haberleri