Haber Detayı
Raporda köklü çözüm yok
82 sayfalık raporda köklü çözüm yer almıyor, aksine süreci uzatacak ve sorunlarla karşı karşıya bırakacak bir yaklaşım sergileniyor. 16 aylık emek riske atılıyor
‘Terörsüz Türkiye’ adıyla anılan PKK’nın silah bırakma ve fesih sürecinin yasal ve siyasi alt yapısını hazırlamak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Çalışma Raporu kabul edildi.
Sürecin hassasiyeti nedeniyle son ana kadar kamuoyuna açıklanmayan raporda köklü çözümün olmadığı görüldü.
Altısı yasal, dördü siyasal konulara dair on maddelik önerinin yapıldığı 82 sayfalık raporda terör örgütü PKK mensuplarının dağdan inişini kolaylaştıracak ve bütünleşmenin zeminini yaratacak bir yaklaşım sergilenmedi. ‘KRİTİK EŞİK: TEYİT’ VURGUSU Rapor, ‘Komisyon Çalışmaları’, ‘Komisyonun Temel Hedefleri’, ‘Türk-Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku’, ‘Komisyonda Dinlenen Kişilerin Mutabakat Alanları’, ‘PKK’nın Kendisini Feshetmesi ve Silah Bırakması’, ‘Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri’, ‘Demokratikleşme İle İlgili Öneriler’ başlıklarının yer aldığı yedi bölümden oluştu.
Başlangıçta TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yedi sayfalık bir takdimi yer aldı.
Kritik eşiğin PKK’nın silah bırakma ve feshinin teyit edilmesi olduğunun altı çizildi. ‘HER BİRİNE AYRI ADLİ İŞLEM’ Sürecin yol haritası niteliğindeki tavsiyeler altıncı ve yedinci bölümde ifade edildi. “İlgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Yasal düzenlemeler toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır.” cümleleri ile terör örgütü mensuplarının tek tek yargılanacağı sinyali verildi. 15 bin civarında olduğu belirtilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı PKK üyesinin tek tek yargılanmasının yaratacağı sorunlar ve alacağı zamanın göz önünde bulundurulmadığı anlaşıldı. ‘Bütünleşen Türkiye’ stratejisi öncelenmediği için meseleyi salt teröre indirgeme politikasının kısırlığı rapora yansıdı.
Sürecin başından beri kullanılan genel söylemler kayda geçirildi.
Yeni ve somut bir adım dile getirilmedi.
AİHM KARARLARINA ATIF Demokratik ilerleme hedefine dair tavsiyeler şöyle sıralandı: 1.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının tam olarak uygulanması 2.Yargılama içtihadına ilişkin infaz adaleti hedefli evrensel ilkeler doğrultusunda düzenlemeler 3.Hak ve özgürlüklerin genişletilmesine dair reformlar (Doğuştan gelen temel hak ve hürriyetler...
Toplantı, Gösteri ve Yürüyüş Kanunu...
Basın-yayın özgürlüğünün geliştirilmesine dönük adımlar...
Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’nun kanunî belirlilik ilkesine göre düzenlenmesi...
Yeni Siyasi Partiler Kanunu ve Yeni Seçim Kanunu...) 4.
Yerel yönetimlerde görevden el çektirilenin yerine Belediye Meclisi içinden başkan seçilmesi. ‘ADAPTE OLABİLECEK DÖNÜŞÜM’ Raporda toplumsal bütünleşme hedefi “Yürütülen süreçte örgüt mensuplarının silahları bırakarak toplumsal düzene adapte olabilecek dönüşümü gerçekleştirmeleri hedeflenmelidir.
Bu nedenle süreç, kişilerin toplumsal hayat içerisinde yaşamını idame ettirebilmesine yönelik tedbirleri içeren, kamu düzenine uyumuna ve toplumla bütünleşmesine yardımcı olacak hazırlık çalışmalarını kapsamalıdır.” cümleleriyle aktarıldı.
Kritik eşik, “PKK terör örgütünün tüm unsurlarında silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir.
Tespit ve teyit mekanizmasının devletin ilgili kurumları arasındaki eşgüdümle objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlere göre işlemesi gerekir.” diye tarif edildi.
MÜSTAKİL VE GEÇİCİ KANUN Yasal hazırlığa dair şunlar kaydedildi: “Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. “Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak bir müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümünü ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir.
Kanun, silah ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasının silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır.
Bu doğrultu da kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır.” ‘AF ALGISI OLUŞTURULMAMALI’ Yasal altyapıya yönelik tavsiye şöyle devam etti: “Kanun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesini de hedeflemelidir.
Kanun, kamu vicdanını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmeli, kapsamı yorum yoluyla genişletilmeye müsaade olmayacak şekilde net, bütüncül ve anlaşılır olmalıdır. “Yukarıda belirtilen müstakil ve geçici kanunla birlikte, ayrıca ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunabileceği ve ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. “Yasal düzenlemeler toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır.” MECLİS İÇİNDEN SEÇİM ÖNERİSİ Yerel yönetimlerde kayyum meselesine yönelik tavsiye “Anayasadan kaynaklanan idari vesayet yetkisinin demokratik toplum gereklerine uygun olarak kullanılması, başkanın kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir.” diye açıklandı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Çalışma Raporu 47 onay, 2 ret, 1 çekimser katılımla oy çokluğuyla kabul edildi.
DEM Parti ve CHP rapora şerh düşmesine rağmen ‘Evet’ oyu kullandı.
DEM Parti şerhini “Tüm çabalara rağmen farklı düşündüğümüz yerler var. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘terör örgütü’, ‘terör belası’ kavramlarının kullanılmasını doğru bulmuyoruz.
Süreç komisyonun adıyla adlandırılmalıdır.
Anadilde eğitim hakkı doğuştan gelen haktır.” şeklinde düştü.
EMEP ve TİP reddetti.
CHP’li üye Türkan Elçi partisine rağmen çekimser kaldı.
GÜVENLİK BOYUTUYLA SINIRLI DEĞİL TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, toplantının açılış ve kapanışında konuştu.
Sürecin emperyalist kuvvetlere rağmen ilerlediğini vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye’nin kararlılığını bildirdi.
Af algısı oluşturacak yaklaşımlardan özellikle uzak durulduğunu belirtti. “Daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğu da aşikardır.” dedi.
Kurtulmuş’un konuşmasında şunlar öne çıktı: “Rapor, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyarken, devlet aklı ile millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içinde harekete geçtiğinde, toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna işaret etmektedir. “Komisyonumuz tarafından titizlikle hazırlanan rapor, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren kıymetli bir başvuru metni olma özelliğini taşımaktadır. “Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kılmakta, siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirmektedir.” 6 MADDELİK YASAL ÖNERİ Yasama sürecine dair öneriler şöyle sıralandı: 1.Kritik eşik olarak silah bırakma ve feshin teyit edilmesi. 2.Bütünleşme hedefli ve kapsayıcı, müstakil ve geçici bir yasa yapılması. 3.Özel bir düzenleme ile terör örgüt üyelerinin tümünün adli işlemden geçirilmesi. 4.Toplumsal bütünleşmeye yardımcı olacak sosyal ve ekonomik hazırlıklara girişilmesi. 5.İzleme, raporlama ve müdahale amacıyla yürütme içinde süreci takip edecek bir mekanizma oluşturulması. 6.Komisyon üyeleri dahil süreçte görev alanlara yasal güvence sağlanması.