Haber Detayı

‘ABD’nin Suriye hesabı tutmadı’
Gündem aydinlik.com.tr
18/02/2026 23:00 (1 saat önce)

‘ABD’nin Suriye hesabı tutmadı’

ABD Kongresinde yapılan sunumda, Suriye’nin Rusya’dan kopacağı yönündeki beklentilerin karşılık bulmadığı bildirildi. Sunuma göre Moskova, sahada geri çekilmiş gibi görünse de uzun vadeli oyununu sürdürüyor ve Şam’ın Rusya’yı terk edeceğine dair herhangi bir işaret bulunmuyor

ABD dış politikasına yön veren düşünce kuruluşlarından Washington Enstitüsü’nün kıdemli uzmanı Anna Borshchevskaya, ABD Kongresine bağlı Helsinki Komisyonu’nun (Commission on Security and Cooperation in Europe) şubat ayındaki oturumunda bir sunum yaptı.

Enstitü, söz konusu sunumu önceki gün internet sitesinde yayınladı.

Sunumunda, Beşar Esad sonrası döneme ilişkin Washington’daki temel varsayımın karşılık bulmadığını ortaya koyan Borshchevskaya, Suriye’de Rusya’nın etkisinin zayıfladığı yönündeki değerlendirmelerin hatalı olduğunu belirtti.

Şam Yönetimi’nin Moskova ile ilişkilerini sürdürdüğünü vurgulayan Borshchevskaya, “Şam’ın Rusya’yı terk edeceğine dair herhangi bir işaret yok.” ifadelerini kullandı.

Borshchevskaya şunları anlattı: “Öncelikle, Moskova destekli diktatör Beşar Esad’ın devrilmesinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti.

Bu gelişme, Orta Doğu’daki güç dengesini ABD lehine yeniden şekillendirmek için nesilde bir kez doğabilecek bir fırsat sundu.

Esad’ın düşüşüyle birlikte Rusya’nın Suriye’deki konumu geçici olarak zayıfladı.

Ancak bu kısa pencere artık kapanıyor olabilir.

Çünkü Esad’ın düşüşü, Batı’da birçok kişinin sandığı gibi Rus nüfuzu açısından bir dönüm noktası olmadı.

Bu gerçeğin fark edilmemesi ve Rusya ile Suriye’de yüzleşilmemesi, ABD’nin stratejik çıkarlarına zarar verecektir.” Üç temel nokta olduğunu söyleyen Borshchevskaya, şöyle devam etti: ♦ “Rusya, Suriye’de nüfuzunu sessizce yeniden tesis ediyor ve uzun vadeli bir oyun oynuyor.” ♦ “Şam’ın Rusya’dan vazgeçeceğine dair herhangi bir gösterge bulunmuyor.” ♦ “Rus nüfuzuna karşı atılabilecek somut adımlar mevcut.” ABD ÜS KAYBEDERKEN RUSYA KAYBETMEDİ Borshchevskaya sunumunda yeni Suriye Hükûmeti’nin Rusya ile yürüttüğü temaslara da dikkat çekti. “Suriye’de iktidarı devralan güçlerin Rusya ile doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçındığını” belirten Borshchevskaya, Rusya’nın Suriye’deki askerî varlığını sürdürmesinin olağanüstü bir durum olduğuna da vurgu yaptı.

Borshchevskaya şöyle devam etti: “Esad’ın devrilmesi sırasında Rusya ile gizli müzakereler yürütüldü.

Bu süreçte Rus üsleri hedef alınmadı, özellikle Hmeymim Hava Üssü’ne dokunulmadı. “Moskova, desteklediği bir rejim devrilmiş olmasına rağmen Tartus ve Hmeymim’deki askerî varlığını koruyor.

Bu tarihsel açıdan istisnai bir durum.

Sovyetler Birliği Afganistan’dan çekildikten sonra üslerini kaybetti.

ABD de Vietnam’dan ayrılırken aynı süreci yaşadı.

Rusya ise Suriye’de bunu yaşamadı.” ‘YALNIZCA ASKERÎ DEĞİL EKONOMİK BİR DAYANAK’ Sunumda Rusya’nın Suriye üzerindeki etkisinin askerî alanla sınırlı olmadığı da vurgulandı.

Borshchevskaya, “Rusya, Suriye ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından hâlâ kritik bir aktör.” diyerek, Moskova’nın Suriye için para bastığını, petrol ve buğday tedarikini sürdürdüğünü söyledi.

Uzman, “Şam’ın bu alanlarda Rusya’ya gerçekçi bir alternatifi bulunmuyor.” dedi.  “Rusya buğday sevkiyatlarını sürdürdü, enerji alanında yeni anlaşmalar gündeme geldi ve Tatneft’in faaliyetlerine yeniden başlaması konuşuldu.” ifadelerini kullanan Borshchevskaya, Suriye’nin Rusya’ya doğrudan borcunun yaklaşık 1,2 milyar dolar olduğunu kaydetti. ‘WASHINGTON İÇİN PENCERE KAPANIYOR’ ABD açısından zamanın hızla daraldığını vurgulayan Borshchevskaya, sunumu şu sözlerle bitirdi: “Rusya’nın Suriye’deki etkisi bugün, Esad dönemine kıyasla daha zayıf görünebilir.

Ancak bu durum yanıltıcıdır.

Moskova kısa vadeli hamleler değil, uzun vadeli bir strateji izliyor.

Şu an Washington’un elinde sınırlı bir pencere bulunuyor ve bu pencere hızla kapanıyor.

Rusya ile doğrudan yüzleşilmediği takdirde, Moskova Suriye’de yeniden güç kazanacaktır.

Rusya Suriye’de çözümün bir parçası değil, sorunun kendisidir.”

İlgili Sitenin Haberleri