Haber Detayı
Türk Medeni Kanunu 100 yaşında! Yasal düzenleme yetmez! Hedef düşünce devrimi
CKD, 17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu’nun gelecek yüzyılların da güvencesi olduğunu vurguladı. Dernek adına konuşan Avukat Eskin, ‘Medeni Kanun, erkekle eşit ve özgür yurttaşlar olarak biz kadınların her alanda mücadeleye katılabilme özgüvenini aldığımız ilham kaynağıdır' dedi
Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı.
CKD adına Genel Yönetim Kurulu Üyesi Av.
Elif Eskin yazılı açıklama yaparak “Türk Medeni Kanunu, çağdaş, aydınlık bir Türkiye’nin yüz yıldır olduğu gibi yarınlarda da en büyük güvenceleri arasındandır.” ifadelerini kullandı.
Medeni Kanun’un mimarı Mahmut Esat Bozkurt’un “Hiçbir halkın geriye gitme hakkı yoktur.” sözünü hatırlatan Eskin, şunları kaydetti: Elif Eskin ‘KÖKLÜ DEVRİMLERLE TOPLUM YAŞAMI YENİDEN BİÇİMLENDİ’ “Kurtuluş Savaşımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde emperyalizme diz çöktüren bir zaferle kazanılmış ve tam bağımsız, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılmıştır.
Milletin egemenliği kayıtsız şartsız kabul edilmiş, emperyalizmi yenmiş olmanın kuvveti ve siyasi bağımsızlığın ancak ekonomik ve sosyal bağımsızlıkla korunabileceğinin bilinciyle eğitimde, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşamda ve en önemlisi hukuk alanında köklü devrimlerle toplum yaşamı yeniden biçimlendirilmiştir. “Özellikle 1926 senesinde kabul edilen kanunlar, en çok da Medeni Kanunumuz, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ihmal edilen, geri bırakılan toplumsal yapıyı baştan aşağı değiştirecek düzenlemelerle, üç kıtaya yayılmış bir imparatorluğun külleri üzerinden zaferle yükselen yeni Türk devletine, devrimimizin önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflediği muasır medeniyet seviyesini aşmanın ufuklarını açmıştır.
KADINLAR EKONOMİK VE SOSYAL HAYATA KATILDI “Medeni Kanunumuz; vatandaşlar arasında ırk, din, cinsiyet ve mezhep ayrılıklarını sona erdirerek; evlenme, boşanma, velayet, miras, vasiyet ve mülkiyet gibi kurumlara çağdaş bir anlayış getirerek; toplumsal yaşamda dini esaslara dayanan uygulamalara son verip laik hukuk sistemine geçişi ve hukuk birliğini sağlayarak ve toplumun yarısı olan kadınlara her alanda ekonomik ve sosyal hayata eşit olarak katılma hakkı vererek toplumsal yaşamımızda kökten bir değişim yaratmıştır. “Özellikle Aile Hukuku alanında tam bir düşünsel ve eylemsel devrim niteliğindeki Türk Medeni Kanunu, 2002 yılında yürürlüğe giren değişiklikler sonrası çağımızın gereklerine uygun düzenlemelerle daha da güçlenen şekliyle, tam bir kadın erkek eşitliği temelinde yükselen sağlıklı ailenin en önemli güvencelerinden olmaya devam etmektedir. ‘BATI, KADINI VE ÇOCUĞU İSTİSMAR EDİYOR’ “Kadınlarını ve çocuklarını koruyamayan toplumların düştüğü içler acısı manzaralar son günlerde gündemi yeniden işgal eden Epstein dosyalarından saçılarak önümüze düşmektedir.
Dehşetle bir kez daha görmekteyiz ki çürümüş Batı sistemi, sahipsiz bırakılan çocuklar ve kadınlar üzerinden dünyada emsali görülmemiş bir istismar ve vahşet sarmalı yaratmıştır.
Bizler bilmekteyiz ki bu yaşananlar sebep değil sonuçtur ve ibret vericidir.
Emperyalist neoliberal sistemin son çırpınışlarıdır.
Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak ‘Uyuşturucuya Karşı Anneler Hareketi’, ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’, ‘LGBT İdeolojik Dayatması ile Mücadele’ gibi yürütmekte olduğumuz birçok çalışmamızda ulus devletimizin de en büyük güvencesi olan aileyi korumak ve geliştirmek bizlere yön verici olmuştur.
Dünyayı sarsan bu son gelişmeler ne kadar doğru bir yolda ilerlediğimizi göstermektedir. “Medeni Kanunumuz tüm bu çalışmalarımızda temel dayanaklarımızdandır.
Çünkü; Medeni Kanun kadını korur, Medeni Kanun erkeği korur, Medeni Kanun çocuğu korur, Medeni Kanun bireyi, aileyi ve toplumu korur, geliştirir! “Medeni Kanunumuzun mimarı büyük devrimci Mahmut Esat Bozkurt; ‘Hiçbir halkın geriye gitme hakkı yoktur.’ demiştir!
Anısı önünde saygı ile eğiliyoruz.
Özellikle biz kadınların asırlık bir çınar gibi arkamızı dayayıp gölgesinde güç ve güven bulduğumuz Türk Medeni Kanunu, çağdaş, aydınlık bir Türkiye’nin yüz yıldır olduğu gibi yarınlarda da en büyük güvenceleri arasındandır.
Erkekle eşit ve özgür yurttaşlar olarak biz kadınların her alanda mücadeleye katılabilme özgüvenini aldığımız ilham kaynağımızdır. ‘TAM BAĞIMSIZLIK ÜRETEREK MÜMKÜN’ “Biz Cumhuriyet Kadınları, kaderimizin ülkemizin kaderine bağlı olduğunu; her ikisinin de tam bağımsızlığının ancak üreterek mümkün olacağını tespit etmekteyiz.
Üreticilerin Milli İktidarını kurmak bir vatandaşlık görevi olduğu kadar Türk kadınının eşitlik mücadelesinin de en onurlu sayfası olacaktır.
Bu anlamlı yıl dönümünde bütün kadınlarımızı Milli Kadın Hareketi içinde yer almaya, Üreticilerin Milli İktidarına giden onurlu yolda omuz omuza yürümeye davet ediyoruz. “Türk Milleti’nin Cumhuriyet Devrimine sahip çıkma kararlılığına ve Türk Kadınlarına güveniyoruz.”