Haber Detayı
Trabzon'un neyi meşhur? Trabzon'da ne yenir, ne alınır, neresi gezilir?
Hırçın dalgaların kıyıları dövdüğü, sarp yamaçların bulutlarla kucaklaştığı ve her köşesinde kemençe sesinin yankılandığı bir Karadeniz efsanesine yolculuk yapıyoruz. Doğu Karadeniz'in kalbi olan Trabzon, sadece bir şehir değil, kendine has duruşu, fırtınalı denizi ve sarsılmaz gelenekleriyle yaşayan bir ruhtur.
Sümela Manastırı nın kayalara asılı heybetinden Uzungöl ün sisli manzaralarına kadar her adımda doğanın ve tarihin gücünü hissettiren bu topraklar, ziyaretçilerini bir tutkuyla kendine bağlar.
Şehre adım attığınızda sizi karşılayan o serin ve nemli hava, aslında fındık bahçelerinden, çay tarlalarından ve yayla çiçeklerinden gelen bir selamdır.
Şimdi, tereyağının kokusunda, kuymak tavasının cızırtısında ve yayla dumanının serinliğinde Trabzon u tanımaya başlıyoruz.
Trabzon, imparatorluklara ev sahipliği yapmış tarihi geçmişiyle modern yaşamı Karadeniz in o kendine has dinamizmiyle birleştirir.
Burası, Akçaabat köftesinin dumanıyla iştahları kabartan, telkarinin inceliğiyle göz dolduran ve hamsinin her türlüsünü bir sanat eserine dönüştüren bir coğrafyadır.
Bu yazımızda, Trabzon un gastronomi dünyasındaki eşsiz yerinden bulutların üzerindeki yaylalarına, tarihi kalıntılarından yöresel el sanatlarına kadar şehri özel kılan tüm değerleri bir bütünlük içinde inceliyoruz.
TRABZON DA NE YENİR?
Trabzon mutfağı denince akla gelen ilk lezzet, uzayan peyniri ve mısır ununun muazzam uyumuyla hazırlanan kuymaktır.
Kahvaltı sofralarının baş tacı olan bu yemek, sadece bir öğün değil, Karadeniz misafirperverliğinin en sıcak göstergesidir.
Gerçek bir kuymak, yaylalardan gelen doğal tereyağının kokusuyla iştahı kabartır ve taze mısır ekmeğiyle buluştuğunda unutulmaz bir tada dönüşür.
Bir diğer yöresel simge ise Akçaabat köftesidir.
Sarımsaklı aroması ve kendine has dokusuyla diğer köftelerden ayrılan bu lezzet, yanında közlenmiş biber ve bol piyaz ile sunulduğunda tam bir ziyafet sunar.
Şehrin bir diğer gururu olan hamsi ise burada bir yaşam biçimidir; hamsili pilavdan hamsi kuşuna, hamsi tavasından ekmeğine kadar bu küçük balık, yaratıcı ellerde onlarca farklı lezzete dönüşür.
Hamur işleri ve pide kültürü konusunda da Trabzon oldukça iddialıdır. Özellikle kıymalı veya peynirli olarak hazırlanan Trabzon pidesi, tereyağlı çıtır kenarları ve bol malzemesiyle damaklarda iz bırakır.
Vakfıkebir ilçesinin meşhur büyük ekmekleri ise taş fırınlarda odun ateşinde pişerek uzun süre bayatlamayan yapısıyla şehrin en önemli simgelerinden biridir.
Karadeniz in meşhur kara lahanası, Trabzon mutfağında sarmadan çorbaya kadar pek çok formda karşımıza çıkar.
Tatlı olarak ise sütlaç denince akla gelen ilk yer Hamsiköy’dür.
Doğal sütle hazırlanan ve fırınlanarak servis edilen Hamsiköy sütlacı, üzerine serpiştirilen bol fındıkla hafif ve ferahlatıcı bir final sunar.
Yemeklerden sonra içilen ve bölgenin taze çay tarlalarından gelen o demli çaylar ise Trabzon’un lezzet yolculuğunu tamamlar.
TRABZON’DA NERESİ GEZİLİR?
Trabzon gezisinin en etkileyici durağı, hiç şüphesiz sarp kayalıkların üzerine inşa edilen Sümela Manastırı’dır.
Altındere Vadisi’ne bakan manzarasıyla adeta gökyüzüne asılmış gibi duran bu manastır, mimari yapısı ve içindeki fresklerle dünya çapında bir öneme sahiptir.
Manastıra çıkan yolda ormanın içinden geçmek ve sislerin arasından yapının siluetini görmek, ziyaretçilere mistik bir deneyim yaşatır.
Şehir merkezinde ise Ayasofya Camii (Müzesi), Bizans dönemi mimarisi ve zengin fresk süslemeleriyle tarihin farklı dönemlerini bir arada barındıran zarif bir yapıdır.
Atatürk Köşkü ise çam ormanları içindeki beyaz mimarisi ve düzenli bahçesiyle şehrin en nezih gezi noktalarından biridir.
Doğa tutkunları için ise Trabzon tam bir cennet sahasıdır.
Uzungöl, dik yamaçların arasından süzülen gölü ve etrafındaki ahşap evleriyle Karadeniz’in en popüler noktası olsa da, asıl huzuru bulutların üzerindeki yaylalarda bulabilirsiniz.
Sultan Murat Yaylası, Hıdırnebi Yaylası ve Haldizen Yaylası, her mevsim farklı bir renk cümbüşü sunan, buz gibi suları ve tertemiz havasıyla ruhu dinlendiren duraklardır.
Boztepe ise şehri ve denizi kuşbakışı izlemek, gün batımında demli bir çay yudumlamak için Trabzon’un en keyifli balkonudur.
Sera Gölü’nde yapılan bir tekne turu veya Çal Mağarası’nın gizemli yer altı nehirlerinde yapılan bir yürüyüş, Trabzon’un doğal zenginliğini keşfetmek için ideal aktivitelerdir.
TRABZON DAN NE ALINIR VE NELER YAPILIR?
Trabzon seyahatinden dönerken yanınıza alabileceğiniz en meşhur ürünler, el emeği göz nuru gümüş işlemelerdir. Özellikle Trabzon hasırı ve kazaziye sanatı ile yapılan takılar, şehrin asırlık zanaat mirasını yansıtan en şık hediyelerdir.
Ayrıca fındığın ve çayın vatanı olan bu topraklardan taze kavrulmuş fındıklar ve kaliteli Karadeniz çayı almak, mutfağınıza bu bölgenin bereketini taşımanızı sağlar.
Vakfıkebir ekmeği ve yayla tereyağı da uzun yola dayanıklı olmaları sebebiyle tercih edilen lezzetli hatıralardır.
Sürmene ilçesinin dünyaca ünlü el yapımı bıçakları ise mutfaklarda ömürlük bir kullanım vaat eden değerli birer araçtır.
Trabzon’da mutlaka yapılması gerekenlerin başında, Sümela Manastırı’nın dik yamaçlarında bir yürüyüşe çıkmak ve o tarihi atmosferi solumak gelir.
Uzungöl’de göl kenarında yürüyüş yapıp sisli dağları izlemek, Hamsiköy’de sütlaç kaşıklamak ve bir futbol kenti olan Trabzon’da eğer denk gelirse bir maçın coşkusuna ortak olmak şehrin ruhunu hissetmenizi sağlar.
Yayla şenliklerine katılmak, kemençe eşliğinde horon oynayan insanları izlemek ve Karadeniz’in o bitmek bilmeyen enerjisine dahil olmak unutulmaz bir deneyimdir.
Boztepe’de semaver çayı içerken güneşin denizin içine batışını izlemek ve Sürmene’de bir bıçak atölyesini ziyaret etmek de Trabzon’u tam anlamıyla yaşamanızı sağlayacaktır.