Haber Detayı
Tahtadan oyulan duygular
Almanya’da kışın bitmeye yüz tutup ilk yaz esintilerinin beklenmeye başladığı günler Faşing’de (Karnaval) kutlanır.
Şaraphaneden sokağın taşlarına vuran ışıkta iki kara kedi oturuyor.
İçeri girmek için fırsat kolluyorlar.
Şarap kadehleri elden ele dolaşıyor.
Çakırkeyif insanlar coşkulu.
Yaşlı bir kadın toprak sürahide daha çok şarap getiriyor.
Hava soğuk.
Birden kırbaç sesleri.
Eski evlerin duvarlarında yankılar.
Kediler kaçışıyor.
Şaraphaneden insanlar sokağa dökülüyor.
Rengârenk giysili kadınlar, erkekler.
Kahkahalar atıp, bağrışıyorlar.
Ellerindeki uzun deri kırbaçları havada şaklatan gençler sokağa giriyor.
Çığlıklar.
Kırbaç şaklatanlar sokağın karanlığında uzaklaşıyor.
Dar sokaklar karanlık.
Cumbalı evlerin küçük pencerelerinde tek tük ışık.
Perdeler ardında insanlar uyanıyor.
Birkaç sokak ötede başka bir şaraphanenin önü de kalabalık.
İçeriden müzik sesi geliyor, neşeli insanların şarkıları.
Kırbaçlıları görenler el sallıyor, bağrışıyor.
İçerde ayakta duracak yer yok.
İnsanların yüzleri boyalı.
Beyaz, kırmızı, turuncu.
Giysileri de renkli.
Müzisyenler masalara çıkmış.
Genci yaşlısı, insanlar hopluyor zıplıyor.
Bunalan kendini dışarı atıyor.
Kentin ıssız sokaklarında yürümek güzel.
Havada kar kokusu var.
Sabah olmak üzere.
Ötelerden yine müzik sesleri, gittikçe yaklaşıyor.
Ve kadınlı erkekli büyük bir orkestra köşeyi dönüyor.
Rengârenk giysili bu insanlar da coşku dolu.
Az sonra güneşin ilk ışınlarıyla bütün kent ayaklanacak!
Rottweil’in tarihi sokaklarında kırbaç ve müzik sesleri...
KIRBAÇLAR HAVADA ŞAKLIYOR Yolun iki yanı insan dolu.
Cumbalı evlerin pencereleri de.
Herkes bekleşiyor.
Tarihi taş kulenin kocaman saati sekize geliyor.
İnsanlar konuşmuyor, bekleşiyorlar.
Yalnızca küçük çocuklar heyecanla sağa sola koşuşturuyor.
Birden çan sesleri tüm kenti dolduruyor.
Rottweil’da güneş doğuyor.
Taş kulenin altındaki büyük kemerin kara kapıları ağır ağır açılıyor.
Trompetlerin, borazanların ve davulların çaldığı Faşing Marşı duyuluyor.
Gergin bekleşen insanlar artık kendilerini tutamıyor.
Hep birden bağrışıyorlar, haykırıyorlar, zıplıyorlar.
Kimileri yola fırlıyor, dans ediyor.
Kemerin loşluğunda ortaçağ süvarileri görünüyor.
Arkalarında rengârenk giysileri ile müzisyenler, uzun kırbaçlarını havada şaklatanlar...
Maskeli, renkli uzun giysili insanlar kara kapıdan geçiyor.
Gülen, ağlayan, şaşkın, öfkeli, kötü bakışlı maskeler tahtadan oyma.
Somurtkan, dişlerini gösterip sırıtan, ağızlarını kocaman açan korkutucu suratlar erkek maskeleri.
Gülen, gülümseyen, yumuşak hatlı olanlar kadın maskeleri.
Afacan, yaramaz, kimi yılışık maskelerin ardında çocuklar...
Giysiler gibi maskeler de tarihi.
Yenilerini yapan ustalar artık ender Karaormanlar’da.
Çıngırak ve zil sesleri müziğe karışıyor.
Yürüyüşü bırakıp yol kenarında duran insanlara koşan, onları ellerindeki uzun sopalarla dürtükleyen, kulaklarına bir şeyler mırıldanıp acayip kahkahalar atanlar oluyor.
Sonra hoplaya zıplaya yine uzaklaşıyorlar.
Tuhaf yaratıklar bunlar.
Komik ve hüzünlü, çekingen ve korkutucu maskelerin ardında kimler gizli?
İnsanlar onlara gülüyor, onlardan çekiniyor da.
Karaormanlarda kış kovalanıyor! 100 MASKE YAPAN TÜRK Karaormanlar’da Faşing maskesi deyince akla öncelikle Schramberg, Rottweil ve Schonach gelir.
İstanbul doğumlu Ergun 1964 yılında annesi babasıyla Almanya'ya gelip Karaormanlar’ın şirin kasabası Schramberg’e yerleştiğinde altı yaşındaydı.
İlk maskesini 15 yaşında yapmış.
Üniversite öğreniminin ardından atıldığı makine mühendisliği yıllarında da yan uğraşısını hiç unutmamış.
Yaşamını Stuttgart’ta sürdüren eski dost Ergun Can’ın elinden bugüne dek ıhlamur ağacından yaklaşık 100 maske çıkmış.
Çoğu korkutucu cadılar değişik süreçlerde sergilenmiş!
Bu da “uyumun” bir başka yanı!
Önümüzde duran, olup biteni sessizce seyreden yaşlı adamın yüzü kireç rengi.
Yanındaki yaşlı eşi de hüzünlü gibi, neredeyse gözlerinden yaşlar akacak.
Tek sevinen ellerinden tuttukları küçük kız.
Başını uzatıp geçenlere bakıyor.
Bıraksalar fırlayıp maskelilerin arasına karışacak.
Rottweil’in ana caddesinde duygular doruk noktasında. “Çılgınlık günleri”nde kent insanlarının içinden neler geçtiğini anlamak pek kolay değil.
Sevinç ve hüzün, özlem ve sonsuzluk duyguları... “Bu kara kapıdan geçip kendini kentin sokaklarına bıraktın mı bambaşka bir insan oluverirsin” diyor yaşlı adam elinden tuttuğu küçük kıza eğilerek.
Eski Faşing marşları duyuluyor.
Büyük bir orkestra görünüyor.
Üzerlerinde ortaçağ giysileri.
Rottweil’da Faşing dev bir sokak eğlencesi, halk sevinçli.
Kışı kovalıyorlar, ilkyazı karşılıyorlar.
Bu sevinç bazen gürültülü, bazen anlaşılmaz.