Haber Detayı
Kış sporlarının geleceği tehlikede
Kış Olimpiyatları iklim krizi tartışmalarında yeni bir sayfa açtı.
İtalya’nın Milano ve Cortina d’Ampezzo kentlerinde 6 Şubat’ta başlayan ve 22 Şubat’a dek sürecek olan 25.
Kış Olimpiyat Oyunları, dünyanın dört bir yanından sporcuları kar ve buzun sahnesinde bir araya getiriyor.
Kış Olimpiyatları ilk kez 1924 yılında Fransız Alpleri’ndeki Chamonix kentinde düzenlendi.
Ev sahibi kent, 10 gün boyunca 16 ülkeden sporcuları ağırladı.
Organizasyon başlangıçta 1924 Paris Olimpiyatları’nın bir parçası olarak “VIII.
Olimpiyat Kış Sporları Haftası” adıyla yapıldı ve 1926 yılında geriye dönük olarak ilk Kış Olimpiyat Oyunları olarak kabul edildi.
O yıllarda dünya, dağların büyüleyici manzarasına ve kış sporlarının doğayla kurduğu zarif ilişkiye hayran kaldı.
Kış Olimpiyatları yalnızca sportif başarıların değil mevsimsel ritüellerin, dağ kültürlerinin ve karla kurulan kadim ilişkinin simgesi haline de geldi.
Ancak bugün bu beyaz sahneler, küresel iklim krizinin etkilerini en görünür biçimde ortaya koyan alanlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.
Bilimsel araştırmalar, küresel sıcaklık artışının kış sporlarının temel zemini olan kar ve buz örtüsünü hızla değiştirdiğini gösteriyor.
Kış Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapan kentlerin şubat ayındaki ortalama gündüz sıcaklığı, Chamonix’te düzenlenen ilk oyunlardan bu yana belirgin biçimde yükseldi. 1920’ler ile 1950’ler arasında yaklaşık 0.4 santigrat derece olan ortalama sıcaklıkların, 21. yüzyılın başlarında 7.8 santigrat dereceye kadar çıktığı belirtiliyor.
Climate Central (İklim Merkezi) tarafından yapılan analizlere göre 2050’lere gelindiğinde, küresel ölçekte karbon kirliliğini azaltmaya yönelik taahhütlerin yerine getirildiği orta vadeli bir ısınma senaryosunda, olası 93 Kış Olimpiyatı ev sahibi kentinden yalnızca 52 ila 56’sı güvenilir iklim koşullarına sahip olacaktır.
Bu tablo, kış sporlarının geleceğinin doğrudan iklim dengeleri ile bağlantılı olduğunu gösteriyor.
YAPAY KAR GÜNDEMDE Doğal kar örtüsünün azalması, organizasyonların giderek daha fazla yapay kar üretimine yönelmesine neden oluyor. 2022 Pekin Kış Olimpiyatları, neredeyse tamamen yapay kar kullanılan ilk oyunlar olarak kayıtlara geçti.
Ancak yapay kar üretimi milyonlarca litre su tüketimi ve yüksek enerji gereksinimi nedeniyle yeni çevresel tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Uzmanlara göre bu yöntem kısa vadede çözüm gibi görünse de uzun vadede sürdürülebilir bir seçenek değil.
Ayrıca büyük spor organizasyonlarının inşaat projeleri, ulaşım ve turizm hareketliliği nedeniyle önemli miktarda karbon salımı yarattığı biliniyor.
KIŞ TURİZMİ DE TEHLİKEDE İklim değişikliğinin etkileri yalnızca spor altyapısıyla sınırlı kalmıyor.
Kar örtüsünün azalması, dağ ekosistemlerini ve bu bölgelerde yaşayan toplulukların ekonomik ve kültürel yaşamlarını da doğrudan etkiliyor.
Kış turizmine bağımlı yerel ekonomiler kırılgan duruma gelirken, mevsimsel kültürler ve doğa ritüelleri de dönüşüm geçiriyor.
Bu durum, kış sporlarını yalnızca rekabet alanı olmaktan çıkararak insanın doğayla kurduğu ilişkinin hassas dengelerini görünür kılan bir sembole dönüştürüyor.
Bugün Kış Olimpiyatları’nı izlemek, aynı zamanda değişen bir gezegenin hikâyesine tanıklık etmek anlamına geliyor.
Kar, doğanın hafızasını, buz ise zamanın arşivini temsil ediyor.
Bu hafıza hızla erirken spor dünyası da yeni uyum stratejileri geliştirmek zorunda.
Kış Olimpiyatları’nın geleceği yalnızca organizasyonların değil, iklim krizine karşı küresel ölçekte alınacak kararların da bir yansıması olacak gibi görünüyor.
Çünkü beyaz pistlerin korunması yalnızca sporun değil, doğayla kurduğumuz ilişkinin sürdürülebilirliği ile doğrudan bağlantılı.
KIŞ OLİMPİYATLARINDA SU ALARMI Uluslararası Olimpiyat Komitesi, mevcut iklim projeksiyonlarına göre 2040 yılına kadar oyunlara ev sahipliği yapabilecek uygun koşullara sahip ülke sayısının 10’a kadar düşebileceğini belirtiyor.
Bu dönüşümün etkileri şimdiden görülüyor. 2022 Pekin Kış Olimpiyatları, yarışların neredeyse tamamen yapay karla gerçekleştirildiği ilk oyunlar olarak kayıtlara geçti.
Independent’ın haberine göre Milano-Cortina 2026 hazırlıkları kapsamında organizasyon komitesi, yarış alanları için yaklaşık 1.6 milyon metreküp “teknik kar” üretildiğini açıkladı.
Oyunlar için kar üretiminde yaklaşık 946 milyon litre su kullanılacağı öngörülüyor.
Bu miktar, yaklaşık 380 olimpik yüzme havuzuna eşdeğer büyüklükte bir su tüketimine işaret ediyor.
Uzmanlar, bu uygulamaların yarış güvenliği ve standart koşullar sağlamak açısından gerekli görüldüğünü ancak yüksek su tüketimi ve enerji ihtiyacı nedeniyle çevresel tartışmaları da beraberinde getirdiğini vurguluyor.