Haber Detayı

Münih’e şansölye damgası! 'ABD’ye bağımlılıktan kurtulacağız'
Dünya aydinlik.com.tr
14/02/2026 23:00 (3 saat önce)

Münih’e şansölye damgası! 'ABD’ye bağımlılıktan kurtulacağız'

Avrupalı liderler Münih Güvenlik Konferansı’nda kurallara dayalı düzenin çöktüğünü bir kez daha ilan ettiler. Fakat bunu yaparken yeni düzeni oluşturanlardan öte Pehlevi, Zelenskiy gibi figürleri öne çıkardılar. Kaybedenleri seçen Avrupa, yine çözümü bulmaktan uzak kaldı

Avrupa’nın en önemli güvenlik toplantısı olan Münih Güvenlik Konferansı (MSC), ikinci gününü tamamladı.

İlk günkü oturumlarda yapılan konuşmalar Avrupa-ABD çatlağını ve eski düzenin çöktüğünü yeniden ortaya koydu.

Avrupalı liderler ABD’yi eleştirirken, Washington’dan gelenler yumuşak konuşsa da Avrupa ile olan fikirlerinin değişmediğini ortaya koydu.

Gündemdeki diğer konulardan birisi İran iken Tahran’dan hiçbir temsilci çağırılmadı.

Aksine ABD’den İran’daki rejimi devirmeye çalışan “etkisiz eleman” Rıza Pehlevi, konferansta konuşmacı yapıldı.

Ve tabi ki son yıllarda sürekli öne çıkarılan Ukrayna Lideri Volodimir Zelenskiy de konferansta yerini aldı. ‘KURALLARA DAYALI DÜZEN ARTIK YOK’ İLK GÜN Konferansa Almanya Şansölyesi Frederik Merz damga vurdu.

Avrupa’nın kendi kendini ABD’ye bağımlı hale getirdiğini belirten Merz, Avrupalıların “mümkün olan en kısa sürede bu bağımlılık durumundan kurtulacaklarını” söyledi.

Merz, “Haklara ve kurallara dayalı uluslararası düzen şu anda yok ediliyor.

Bu düzen artık yok.” ifadelerini kullandı.

Alman Şansölye, on yıllardır süregelen dünya düzeninin “artık var olmadığını” söylerken ABD’yi, yeni düzende “tek başına hareket edecek kadar güçlü olmayacağı” konusunda uyardı. ‘DEVRİM ÖNCESİ BİR DÖNEM’ “Güç politikasına dönüş, yalnızca büyük güçler arasındaki rekabetten kaynaklanmıyor.” diyen Merz, bunun devrim öncesi dönemlerin huzursuzluğunu ve kargaşasını yansıttığını belirtti.

Bu durumun, “özellikle demokratik devletlerin hareket kabiliyetlerinin sınırlarına çok yaklaşmış olduğu küreselleşmiş bir dünyada, birçok demokratik devletin güçlü liderlik arzusunun bir ifadesi olduğunu” ekledi. ‘ABD İLE AVRUPA ARASINDA BİR UÇURUM AÇILDI’ Merz ayrıca, “rahatsız edici gerçek” olarak nitelendirdiği bir konuyu da doğrudan ele aldı: “On yıllardır Batı’nın güvenliğini destekleyen ABD ile Avrupa arasındaki transatlantik ilişkiler artık şüphe altında.” Merz, geçen yıl MSC’de ABD Başkan Yardımcısı J.D.

Vance’in yaptığı “kışkırtıcı” konuşmaya atıfta bulundu.

Vance, Avrupa demokrasilerini sansürcü yasalar ve diğer kültürlerden gelen kitlesel göçle kendilerini yıkıma mahkum etmekle suçlamıştı.

Alman Şansölye ise, “Avrupa ile ABD arasında bir uçurum açıldı.

Başkan Yardımcısı J.D.

Vance bunu bir yıl önce Münih Güvenlik Konferansı’nda çok açık bir şekilde söyledi ve haklıydı.” ifadelerini kullandı.

Ancak Merz, Vance’in diğer teşhisine katılmadığını belirterek, “ABD’deki MAGA’nın kültür savaşları bizim savaşlarımız değil.” diye ısrar etti. ‘KENDİ KENDİMİZE ENGEL OLUYORUZ’ Fransa Lideri Emmanuel Macron da Avrupa içerisindeki çelişkilere dikkat çekti.

Macron, “Rakiplerimiz hariç herkes bize güçlenmemiz gerektiğini söylüyor.

Ve bazen de anlamsız bir şekilde bizler de kendi kendimize engel teşkil ediyoruz.

Bunu çözüme kavuşturmamız gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

Ukrayna’nın Avrupalıların en büyük meselesi olduğunu vurgulayan Macron, “Bazı devlet ve hükümet başkanlarının, Ukrayna’yı Rusya’nın koşullarını kabul etmeye çağırdığını görüyorum.

Bu stratejik bir hata.” şeklinde konuştu.

Fransız Lider, Avrupa masada olmadan Ukrayna’ya barışın gelmeyeceğini iddia etti.

ABD TONU YUMUŞATTI ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da dün “Dünyada ABD” başlıklı panelde konuştu.

Rubio’nun açıklamaları geçen sene Vance’in konuşmalarına nazaran Avrupa’ya karşı daha yumuşaktı.

Rubio, Trump’ın liderliğindeki yenilenme sürecine Avrupa’nın dahil olması çağrısında bulunarak, Avrupa ile sadece askeri ve ekonomik değil, manevi ve kültürel alanlarda da derin bağlarla bağlı olduklarını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump liderliğinde tarihte yapılan hatalarla yüzleşmeyi ve yeniden inşa etmeyi bir borç bildiklerini aktaran Rubio, “ABD, gururlu, egemen ve canlı bir gelecek vizyonuyla hareket ederek yenilenme ve yeniden yapılanma görevini bir kez daha üstleniyor.

Gerekirse bunu tek başımıza yapmaya hazırız ancak Avrupa’daki dostlarımızla birlikte yapmayı tercih ediyor ve umuyoruz.

ABD ve Avrupa olarak birbirimiz aidiz.” dedi.

Rubio, Çin-ABD ilişkilerine de değindi.

ABD’li diplomat Çin-ABD görüşmesine ilişkin dünyanın iki büyük ekonomisi ve gücünün iletişim kurma sorumluluğu olduğuna işaret ederek, Çin ile uzun vadede üstesinden gelinmesi gereken zorlukların bulunduğunu kaydetti.

TAYVAN KONUSUNDA SERT UYARI Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de dün Münih’te yaptığı konuşmada, Tayvan konusunda ABD’ye mesaj gönderdi.

Çinli diplomat, ABD’ye Tayvan konusunda komplo kurmama uyarısında bulundu ve bunun Çin ile “çatışmaya” yol açabileceğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Wang, gelecekte “Tayvan üzerinden Çin’i bölmek için kışkırtma ve komplo kurma girişimleri Çin’in kırmızı çizgisini açacaktır.

Bu, büyük olasılıkla Çin ile ABD arasında bir çatışmaya yol açabilir.” ifadelerini kullandı.

Wang, Washington’un “olumlu ve pragmatik” bir yaklaşım izlemesini umduğunu, “ancak çeşitli risklerle başa çıkmaya da hazır olduklarını” ekledi. ‘YENİ BİR AVRUPA GÜVENLİK STRATEJİSİ’ Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise yaptığı konuşmada, Avrupa savunması konusunda hiçbir “tabunun” sorgulanmadan kalamayacağını belirterek, yeni bir Avrupa güvenlik stratejisinin gerekliliğinden bahsetti.

Von der Leyen, AB’nin Ukrayna’ya desteğinde “kararlı” kaldığını belirterek, “Bu, gerçek bir Avrupa uyanışıdır ve bu, yapmamız gerekenlerin sadece başlangıcıdır.” iddiasında bulundu.

Avrupalı diplomat “Uzay, istihbarat ve derin mücadele yetenekleri alanlarında stratejik destekçilerin Avrupa omurgasını büyütmeliyiz.

Hiçbir tabu sorgulanmadan kalamaz.” diye ekledi. ‘NATO GEÇİŞ SÜRECİNDE’ ABD Savaş Bakanlığı Siyasi Müsteşarı Elbridge Colby, Münih’te yaptığı konuşmada, NATO’nun geçiş döneminde olduğunu söyledi.

Colby, Avrupa’nın nihayetinde kendi konvansiyonel savunmasının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

ABD’li diplomat “Geçen yılı ilişkimizi (ABD-AB) yeniden şekillendirmek amacıyla geçirdik ve şu anda bir geçiş dönemindeyiz.” ifadelerini kullandı.

Ancak Trump Yönetimi’nin “uluslararası kurallara dayalı düzen” veya “ortak değerler” gibi konulara pek ilgi duymadığını da açıkça belirten Colby, “Bir ittifakı sadece duygulara dayandıramazsınız.

Önemli olan, Avrupa’nın savunma yükünün çok daha büyük bir kısmını paylaşarak ABD ile daha dayanıklı yeni bir güvenlik ilişkisi kurma taahhüdüdür.” açıklamasını yaptı.

WASHİNGTON’DA YAŞIYOR AMA ‘ÖLMEYE HAZIR’ Aralık ayında İran’da Mossad-CIA destekli şiddet eylemlerinde kendisini öne çıkarmaya çalışan Rıza Pehlevi de MSC’de boy gösterdi.

İran’daki olaylardan bahsederken “biz” zamirini kullanan Pehlevi, en son 1978 yılında İran’daydı.

Pehlevi “İran rejimini geri püskürtmede başarılı olduk.” iddiasında bulundu.

Hayatını Washington’da geçiren Pehlevi, “Bu uğurda ölmeye hazır mıyız?

Elbette hazırız.

Savaşmaktan başka seçeneğimiz yok.

Kendimizi özgürleştirmekten başka seçeneğimiz yok.” dedi.

Önceki gün ise Pehlevi’yi hayal kırıklığına uğratan bir olay yaşandı.

ABD’li Senatör Lindsey Graham, kendisine Pehlevi ile ilgili yöneltilen bir soruya yanıt verdi.

Pehlevi’nin de bulunduğu oturumda Graham’a “Rıza Pehlevi’nin salonda oturduğunu biliyorum, Pehlevi’ye desteğinizi açıklayacak mısınız?

ABD’nin veya sizin, kıdemli bir Cumhuriyetçi Senatör olarak, desteklediğiniz kişinin o olduğunu söylemeye hazır mısınız?” sorusu yöneltildi.

Graham ise tek bir kelimeyle soruya “Hayır!” yanıtını verdi.

İlgili Sitenin Haberleri