Haber Detayı

Kurşundan altın ürettiler: Yüzyıllardır süren rüya gerçek mi oluyor?
Güncel chip.com.tr
05/02/2026 07:12 (1 saat önce)

Kurşundan altın ürettiler: Yüzyıllardır süren rüya gerçek mi oluyor?

CERN'deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’ndaki bir deney, teoride kurşunun altına dönüşebileceğini gösterdi. Ortaya çıkan miktar mikroskobik olsa da, binlerce yıllık bir hayal ilk kez ölçülebilir hale gelmiş durumda. Peki bu gelişme, bizler için ne anlama geliyor?

Modern bilim bugün geçmişin simyacılarını hayalperest bulsa da, aslında her iki grubun da temel motivasyonu aynı: Evrenin işleyişini çözmek ve maddeye hükmetmek.

Geçmişin alimleri ömürlerini değersiz metalleri altına dönüştürme hayaliyle, yani “Chrysopoeia” uğruna tüketirken hep başarısız oldular.

Ancak bugün, teoride bu hayali gerçekleştirmek sandığımızdan çok daha kolay.

İhtiyacınız olan şeyler ise sadece devasa bir parçacık hızlandırıcı, muazzam bir enerji ve neredeyse sınırsız bir bütçe.Dünya’nın en gelişmiş laboratuvarı olan CERN, eski simyacıların ulaşamadığı bu başarıya Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'ndaki ALICE deneyiyle ulaştı.

Aslında fizikçilerin asıl amacı altın üretmek değil, Büyük Patlama'dan hemen sonraki koşulları simüle etmek için ağır parçacıkları çarpıştırmaktı.

Bu süreçte ışık hızına yakın hızlarda kurşun parçacıkları birbirine fırlatıldı ve sonuç şaşırtıcı oldu: Tam 86 milyar altın çekirdeği ortaya çıktı.

Ancak ilk bakışta kulağa devasa gelen bu sayı, fiziksel Dünya’ya döküldüğünde bir gramın trilyonda biri kadar bile etmiyor.

Yani bu yöntemle zengin olmayı bekleyenler için sonucun pek iyi olmadığı rahatlıkla belirtilebilir.Atomik mühendisliğin sınırları: Kurşunu altına çevirmekKimyasal düzeyde kurşun ve altın birbirinden çok farklı görünse de, atomik seviyede aralarındaki fark sadece proton sayısından ibaret.

Kurşunun çekirdeğinde 82 proton varken, altının çekirdeğinde 79 proton bulunuyor.

Teorik olarak kurşun atomundan tam üç protonu söküp alabilirseniz, elinizde saf altın kalıyor.

Ancak bu işlemi hassas bir şekilde yapmak henüz mümkün değil.

CERN’deki fizikçiler, kurşun parçacıklarını birbirine çarptırmadan hemen yanlarından geçecek şekilde fırlatarak güçlü elektromanyetik alanların etkileşime girmesini sağlıyor.

Bu yoğun enerji alanı, kurşun atomundan protonları adeta koparıp alıyor.

Şans eseri tam üç proton koptuğunda ise ortaya altın çıkıyor.CERN'de üretilen bu altınlar, maalesef kuyumcularda gördüğümüz takılara dönüşecek cinsten değil.

Ortaya çıkan miktar o kadar küçük ki, bunu standart yöntemlerle gözlemlemek imkansız hale geliyor.

Bilim insanları bu varlığı kanıtlamak için proton ve nötronlardaki en ufak değişimi ölçebilen özel kalorimetreler kullanıyor.

Üstelik bu altın atomları o kadar kararsız ki, diğer parçacıklara çarpıp yok olmadan önce sadece bir mikrosaniye kadar hayatta kalabiliyor.

Bu yüzden, fizikçiler için bu durum mucizevi bir başarıdan ziyade, asıl deneylerini zorlaştıran bir gürültü haline geldi.Bu alandaki çalışmalar aslında yeni sayılmaz. 1941 yılında cıva kullanılarak, 1980'de ise bizmut izotopları yardımıyla yapay altın üretimi denendi.

Ancak elde edilen sonuçlar ya radyoaktif ya da gözlemlenemeyecek kadar kararsız oldu. 2002 ve 2004 yıllarında yapılan daha önceki deneylerde de benzer başarılar sağlansa da, son denemelerdeki 86 milyar çekirdeklik üretim, geçmişe oranla devasa bir gelişme sayılıyor.

Yine de maliyetlerin yüksekliği ve üretim sürecinin zorluğu, simyacıların rüyasının bir süre daha sadece laboratuvar koridorlarında bir "bilimsel merak" olarak kalacağını gösteriyor.

İlgili Sitenin Haberleri