Haber Detayı

Yüzyıllarca fark edilmedi, bir üniversitenin bahçesinde ortaya çıktı
Güncel chip.com.tr
04/02/2026 15:03 (1 saat önce)

Yüzyıllarca fark edilmedi, bir üniversitenin bahçesinde ortaya çıktı

Japonya’da bir üniversite kampüsünde fark edilen 1 milimetrelik uğur böceği, sadece yeni bir türün keşfiyle kalmadı; böcek biliminde yıllardır kullanılan sınıflandırmaların yeniden ele alınmasına neden oldu.

Bilim dünyasında büyük keşiflerin her zaman balta girmemiş ormanlarda veya okyanusun derinliklerinde yapılması gerekmiyor; bazen cevaplar, her gün önünden geçtiğimiz bir üniversite kampüsündeki ağacın gövdesinde saklı durabiliyor.

Japonya'daki Kyushu Üniversitesi kampüsünde tesadüfen fark edilen minik bir uğur böceği, hem yeni bir türün keşfine yol açtı hem de böcek bilimindeki koca bir sınıflandırma ağacının yeniden düzenlenmesini sağladı.

Bu keşif, en küçük canlıların bile ekosistemimizde ne kadar büyük roller üstlendiğini bir kez daha hatırlatıyor.Kyushu Üniversitesi'nde doktora çalışmalarını sürdüren Ryōta Seki, örümcek akarlarıyla beslenen ve bu yönüyle tarım dostu olan "Stethorini" grubuna ait uğur böceklerini incelerken rotasını kampüsteki kara çamlara çevirdi.

Bu grubun çam ağaçlarını sevdiğini bilen Seki, aradığı cevabı tam da yanı başında buldu.

Aslında bu türün bunca zaman fark edilmemesinin iki temel sebebi var: Boyutu ve rengi.

Alıştığımız kırmızı ve siyah benekli uğur böceklerinin aksine, bu tür sadece 1 milimetre uzunluğunda ve tamamen simsiyah bir görünüme sahip.

Adeta bir kum tanesi kadar küçük ve "gotik" bir tarza sahip olan bu canlılar, doğada gizlenmek konusunda oldukça başarılılar.Mikroskop altında binlerce incelemeYeni keşfedilen ve "çam sakini" anlamına gelen Parastethorus pinicola adıyla tescillenen bu türü tanımlamak hiç de kolay bir süreç olmadı.

Ryōta Seki, bu minik canlıların dışarıdan bakıldığında birbirinin tıpatıp aynısı göründüğünü, bu yüzden tür ayrımı yapabilmek için mikroskop altında çok detaylı anatomik incelemeler gerektiğini vurguluyor.

Geçmişteki pek çok hatalı sınıflandırmayı düzeltmek isteyen Seki ve ekibi, tam 1700 böceğin üreme organlarını inceleyerek geniş kapsamlı bir aile ağacı çalışması yürüttü.

Bu titiz çalışma sonucunda, Japonya'da yaygın olan bir türün aslında kıta Asya'sındaki başka bir türle aynı olduğu anlaşıldı ve isim karmaşasına son verildi.Seki’nin araştırması sadece kampüsle sınırlı kalmadı; Hokkaido bölgesinde de bir başka yeni tür daha teşhis etti.

Genç bilim insanı, bu ikinci keşfine kendisini böceklere duyduğu ilgi konusunda her zaman destekleyen büyükannesi Takako Ōtsuki'nin anısına Stethorus takakoae ismini verdi.

Bu duygusal dokunuş, bilimsel verilerin arasına insani bir hikaye de eklemiş oldu.

Araştırmanın yöneticisi Profesör Munetoshi Maruyama, insanların nadiren fark ettiği bu küçük böceklerin ekosistemin gizli kahramanları olduğunu belirtiyor. 

İlgili Sitenin Haberleri