Haber Detayı
Evdeki ışıkları kapatıp açmak, sürekli açık bırakmaktan daha mı maliyetli?
Bir odayı terk ederken ışığı kapatmanın faturaya etkisi, modern ampullerle birlikte yeniden tartışma konusu oldu. Güncel araştırmalar, LED, CFL ve endüstriyel aydınlatmalar için farklı sonuçlara işaret ediyor.
Evlerde nesillerdir süregelen, “ışıkları açıp kapatmak, onları sürekli açık bırakmaktan daha fazla elektrik harcar” inanışı, modern enerji tasarrufu tartışmalarında hala yerini koruyor.
Bu efsane o kadar yaygınlaştı ki, meşhur “Mythbusters” programı bile yıllar önce bu konuyu laboratuvar ortamında test etti.Yapılan testler bu iddiayı çürütse de, aradan geçen yirmi yılda aydınlatma teknolojisi baştan aşağı değişti.
Peki, akıllı ampullerin ve LED'lerin hüküm sürdüğü 2026 dünyasında bu eski kural hala geçerli mi?
ABD Enerji Bakanlığı'nın güncel verileri, aslında cevabın büyük oranda değişmediğini, ancak kullandığınız ampulün türüne göre küçük ama önemli bir istisna barındırdığını gösteriyor.Bu efsanenin temelinde, bir ampulü ilk açtığınız anda flamanın ısınması için gereken "ani enerji yüklemesi" yatıyor.
Teknik olarak bu doğru bir bilgi; ışığı açtığınız milisaniyeler içinde bir enerji sıçraması yaşanıyor.
Ancak bu sıçrama o kadar kısa sürüyor ki, ampulü sadece birkaç saniye bile açık tutmanın harcadığı toplam enerjinin yanında ihmal edilebilir bir seviyede kalıyor.
Dolayısıyla, odadan her çıktığınızda anahtara dokunmak, faturanız ve ampulün ömrü için neredeyse her senaryoda en mantıklı hareket haline geliyor.Ampul türüne göre 15 dakika kuralıGünümüzde evlerde en yaygın kullanılan aydınlatma türü olan LED’ler ve son yıllarda popülerliği artan OLED’ler için oldukça net bir sonuç gözüküyor ve bu ışıkları kullanmadığınız her an kapatmanız gerekiyor.
LED teknolojisi bu ani açılış yüklemesinden etkilenmiyor ve ömürleri açıp kapama sayısından çok, toplam çalışma süresine göre azalıyor.
Ancak evinizde hala kompakt floresan ampuller (CFL) kullanıyorsanız işler biraz değişiyor.
Bu tür ampullerin mekanizması daha hassas olduğu için, eğer 15 dakikadan daha kısa bir süre içinde odaya geri dönecekseniz, ışığı açık bırakmak hem enerji verimliliği hem de ampulün sağlığı açısından daha avantajlı bir seçenek sunuyor.Sanayi tipi büyük aydınlatma sistemlerinde ise kurallar tamamen farklı bir boyuta taşınıyor.
Yüksek yoğunluklu deşarj (HID) lambaları gibi endüstriyel armatürlerin ısınma süreleri 3 ile 20 dakika arasında değişebiliyor.
Bu kadar uzun bir hazırlık süreci, açılış maliyetini oldukça artırdığı için profesyonel tesislerde ışıkların sürekli açık kalması daha ekonomik bir tercih haline gelebiliyor.
Fakat standart bir ev kullanıcısı için kural basitliğini koruyor: Akıllı ev sistemlerinizi odada kimse yokken ışıkları kapatacak şekilde ayarlamak, faturanızda ciddi bir fark yaratıyor.Eski efsanelere bel bağlamak yerine faturayı düşürmenin çok daha etkili yolları bulunuyor.
Araştırmalar, bağlantılı akıllı ampullerin klasik aydınlatmaya göre %30'a kadar daha fazla enerji tasarrufu sağladığını gösteriyor.
Benzer şekilde akıllı termostatlar %19, akıllı prizler ise %21 oranında maliyetleri aşağı çekiyor.
Ancak hiçbir maliyeti olmayan en etkili yöntem, “bekleme modu” (standby) canavarlarından kurtulmak.
Yönlendiriciler, oyun konsolları veya dijital ekranlı kahve makineleri fişe takılı oldukları her an gizlice elektrik tüketmeye devam ediyor.
Geceleri bu cihazların fişini çekmek, ışıkları açık bırakıp bırakmama tartışmasından çok daha büyük bir tasarruf potansiyeli taşıyor.