Haber Detayı

TİM Başkan Vekili Ahmet Fikret Kileci: İhracatta büyüme, tabana arzu ettiğimiz ölçüde yansımıyor
Ekonomi dunya.com
02/02/2026 00:00 (1 saat önce)

TİM Başkan Vekili Ahmet Fikret Kileci: İhracatta büyüme, tabana arzu ettiğimiz ölçüde yansımıyor

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Fikret Kileci, zirvede yaptığı konuşmada, 2025’i, küresel ticaretteki tüm zorluklara rağmen ihracatçıların büyük özverisiyle, mal ihracatında 273,4 milyar dolarla tamamladıklarını söyledi.

Hizmet ihracatında son rakamların henüz netleşmediğini ancak tahminlere göre geçen yıl 122 milyar dolar seviyesinde bir hizmet ihracatı gerçekleştirildiğini tahmin ettiklerini dile getiren Kileci, ihracatı sırtlayan lokomotif sektörlerin başarısını tabana yaymak, KOBİ’leri de bu sürecin daha güçlü bir parçası yapmanın en büyük arzuları olduğunu dile getirdi.

Kileci, sözlerini şöyle sürdürdü: “2025’te değer bazındaki ihracat artışımızın yüzde 60’ı aşan bölümü; otomotiv, savunma sanayi ve mücevher gibi lokomotif sektörlerimizdeki sadece beş öncü firmanın üstlendiğini görüyoruz.

Buna ek olarak 5,4 milyar dolarlık da pozitif bir parite etkisi söz konusu.

Bu özel performansı ve parite etkisini ayırdığımızda, ihracatın tabana yayılımında sorun yaşadığımızı, büyümenin genelde arzu ettiğimiz ölçüde yansımadığını görüyoruz.

İhracatta büyüme hedeflerini göz önüne alındığında bu, şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gereken bir tabloya işaret ediyor” dedi.

Kileci, “2023 yılında ihracata 18 bine yakın firma başladığını belirterek, “Geçtiğimiz yıl 12.600’lere kadar geriledi, iki yılda yüzde 30’a yakın bir gerileme var.

Dünyada en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 ülke arasında yer almak adına, mevcut tabloyu tersine çevirmek durumundayız” diye konuştu.Brüksel’den Güney Amerika’ya imza trafiği dengeleri değiştirebilirDiğer taraftan, küresel ticaretin, son haftalarda yaşanan gelişmelerle birlikte çok farklı bir dönemece girdiğine işaret eden Kileci, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026’nın henüz ilk ayında şahit olduklarımız, önümüzdeki on yılın haritasının yeniden çizildiğinin gösteriyor.

Bu yeni haritaya baktığımızda, Brüksel’den Güney Amerika’ya uzanan imza trafiğinin, bizim ana pazarımızdaki dengeleri kökten değiştirme potansiyeli taşıdığını görüyoruz.

Avrupa Birliği’nin Hindistan ve Mercosur ülkeleriyle masaya oturup el sıkışması, Gümrük Birliği ile yıllardır sahip olduğumuz “avantajlı tedarikçi” konforunu sona erdirme riski taşıyor.

Küresel rakiplerimizin de gümrüksüz olarak Avrupa kapısından girmesi, artık rekabetin sadece kalitede değil, şartların eşitlendiği çok daha çetin bir zeminde yaşanacağı anlamına geliyor.” Söz konusu diplomatik fırtınanın bir diğer cephesinin ise Atlantik’in ötesinden estiğini dile getiren Kileci, “ABD’nin yeni tarife duvarları ve bilhassa Çin menşeli ürünlere karşı çektiği setler, oyunun kurallarını yeniden yazıyor.

Şunu çok iyi okumalıyız: ABD pazarına girmekte zorlanan Çin, rotasını zorunlu olarak bizim ana pazarımız olan Avrupa’ya çeviriyor, bu da bizi ciddi anlamda etkiliyor” diye konuştu.

Kileci, diğer yandan 2026 itibarıyla Sınırda Karbon Düzenlemesi’nin mali yükümlülüklerinin resmen devreye girmesiyle, “yeşil dönüşüm”ün sanayici için ödenmesi gereken bir fatura, yönetilmesi gereken bir maliyet kalemi olarak karşılarına çıktığının altını çizdi.‘Fiyat tutturamıyoruz’ diye sahadan çekilmek, pazarımızı rakiplere hediye etmektirKüresel ticaretin siyaseti, siyasetin ticareti doğrudan etkilediğini dile getiren Kileci, şunları söyledi: “Güç dengelerinin yeniden bulunmaya çalışıldığı, çok kritik bir virajdayız.

Bazı çevrelerde ‘artık fiyatla rekabet edemeyiz, sadece kaliteye odaklanalım’ gibi bir görüş hakim olabilir.

Ancak ticaretin doğası gereği, bizim böyle bir lüksümüz yok.

Bu geçişin kesinlikle çok keskin olmaması gerekiyor.

Biz Türkiye olarak, küresel pazarda hem kalitemizle hem de rekabetçi fiyatımızla var olmak zorundayız. ‘Fiyat tutturamıyoruz’ diyerek sahadan çekilmek, pazar payımızı rakiplere hediye etmek anlamına gelir.” Bu zorlu denklemde başarılı olabilmek için gereken çözüm önerilerini ise Kileci, şöyle anlattı: “Üretim maliyetlerimizin küresel rakiplerimizle uyumlu seviyelerde seyretmesi, finansman imkanlarının ihracatçımızın elini güçlendirecek şekilde olması, ve lojistik altyapımızın bize hız kazandıracak şekilde optimize edilmesi büyük önem taşıyor.

Türkiye’nin üretim gücü, doğru stratejilerle desteklendiğinde aşamayacağı engel yok.

Bu süreçte, artık eski ezberlerimizi bozmamız gerekiyor.”

İlgili Sitenin Haberleri