Haber Detayı
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası dördüncü gününde! 'Hayırlı olsun görüşmesiydi'
İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütünün, belediye başkanları ile belediyelerin üst düzey yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 33’ü tutuklu 200 şüpheli hakkında açılan davanın görülmesine dördüncü günde devam edildi.
İstanbul 1.
Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda yapılan duruşmaya, görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın arasında olduğu tutuklu sanıklar ve suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın arasında bulunduğu tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.Ayrıca, CHP’li bazı başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve sanık yakınları izleyici olarak duruşmaya katıldı.
Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.“13 AYDIR TUTUKLUYUM”Duruşmaya sanık savunmalarının alınmasıyla devam edildi.
Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık İbrahim Halil Çalış, “Niyet okuma hukukta var mıdır bilmiyorum Başkanım.
Savcılık niyet okumaya çalışmış.
Bir insanın niyetini okumaya çalışıyorsanız onu tanımanız gerekiyor.
Bu niyet okumlar yüzünden 13 aydır tutukluyum.” Gözden Kaçmasın Aziz İhsan Suç Örgütü davası... | Mahkeme başkanı: Tek bir görüntü bile çıkarsa duruşmaya kimseyi almayacağım Haberi görüntüle “Belediye başkan yardımcılığı görevime geldiğimde belediyenin onlarca müteahhidi beni arayarak ‘hayırlı olsun’ dedi.
İddianamede, Aziz İhsan Aktaş'la aramda 35 saniyelik bir telefon konuşması olduğu yer alıyor.
Aktaş da belediyeyle çalışan bir müteahhit ve o dönem beni arayarak ‘hayırlı olsun’ dedi, görüşmemin süresinden de anlayabilirsiniz bunu.
Gözden Kaçmasın ‘Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü’ 28 No’lu ihaleyi anlattı Haberi görüntüle “ELEKTRONİK OLARAK GELDİ, İMZALADIM GÖNDERDİM”“En çok şaşkınlık duyduğum ise özel belgede sahtecilik isnadı.
Bu kadar kolay olmamalıydı sahtekarlıkla suçlamak.
Ben hayatım boyunca onurumla yaşadım.
Ben bir tane belge imzaladım.
Bırakın özeli, resmisini dahi görmedim.
Elektronik olarak geldi, imzaladım gönderdim.
Resmisini görmeden ne özel belgede sahteciliği?
Bunu reddediyorum.
İmzam alınsın laboratuvara gönderilsin.
O imza bana aitse eşimin, çocuklarımın, dostlarımın yüzüne bakamayacak duruma gelirim zaten, en büyük ceza budur.
Ama o imza benim değil.
Çok şükür ben eşimin, çocuklarımın, dostlarımın yüzüne bakabiliyorum. 80 yaşındaki annem, eşim, çocuklarım cezaevi kapılarında perişan oldu.
Burada haksız yere tutuklanmış ve hayatı riske atılmış biri var karşınızda, hiçbir suçlamanızı da kabul etmiyorum” diye konuştu.