Haber Detayı
DTO İzmir Şubesi Başkanı Yusuf Öztürk: “Deniz turizminin nefes alması için KDV düzenlemesi şart”
Yunan hükümetinin 24 ada için uyguladığı KDV indirimine dikkat çekerek, 2026 yılına dair karamsar olduğunu söyleyen DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Türkiye için de denizlerdeki KDV oranları üzerinde çalışılması gerektiğini dile getirdi.
DUYGU GÖKSU / İZMİR İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi.
Yunanistan hükümeti tarafından, Rodos ve Girit hariç, Ege'nin doğusunda yer alan ve nüfusu 20 binin altında olan 24 adada KDV oranları düşürülmesinin, 2026 Türkiye turizmi için karamsarlığa yol açtığını belirten, DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Türk deniz turizminin nefes alması için KDV çalışmaları yapılması gerektiğini vurguladı.
Özellikle İzmirlilerin çokça tercih ettiği Yunan Adaları’nın çok çeşitli nedenlerle tercih edildiğini söyleyen Öztürk, “2026’ya dair biraz karamsarım.
Yunan hükümetinin, KDV oranlarında yüzde 2, yüzde 3, yüzde 4’lere varan indirim yapmasıyla birlikte daha çok turist çekilecek.
Böylece daha çok turist gelmesi ve esnafın daha çok kazanması hedefleniyor.
Türkiye’de ise KDV oranları halen ağırlık yapıyor.
Karada yüzde 10 olan KDV, denizlerde yüzde 20.
Bu durumda Türkiye’de merkezi hükümetin de bu konuyla ilgili çalışmalar yaparak KDV oranlarını değerlendirmesini bekliyoruz” diye konuştu. “2026’da turizmde destinasyon kaymaları göreceğiz” Dünyadan 2025 ve 2026’nın ilk tespitlerini içeren bir çalışmadan notlar paylaşan Öztürk, ABD’nin politikalarının olası sonuçlarına değinerek, Avrupa vatandaşlarının turizm açısından destinasyon seçmek konusunda Amerika tarafına doğru değil, Akdeniz çanağına gitme olasılıklarının daha yüksek olacağını söyledi.
ABD ve Avrupa Birliği arasındaki kutuplaşmalara işaret eden Öztürk, turistlerin güvenli ülke olarak Akdeniz çanağını daha çok tercih edilmesinin beklendiğini aktardı.
Ayrıca Öztürk, İsrail’le yaşanan siyasi krizin, Türkiye’nin güney sahillerine çok yakın olmasından dolayı özellikle mavi yolculuk ve lüks yat turizmi inanılmaz derecede etkilediğini belirterek, “Teknik servis, yakıt, mürettebat gibi konularda 2025’in sonuna kadar baya bir kaybımız söz konusu oldu. 2026 yılında nasıl devam edeceğini göreceğiz” dedi. 2022 yılından bu yana süren Rusya - Ukrayna savaşının geldiği boyutu deniz taşımacılığı açısından değerlendiren Öztürk, “Karadeniz özellikle son dönemde gemilere yapılan saldırılarla ön planda.
Ya hasar veriliyor ya da bazı gemilerin battığını gözlemliyoruz.
Bunun en büyük sonuçları ise, hem navlunların artması hem de sigorta açısından yüzde 1’e ulaşan yük artışı. 100 milyon dolarlık bir geminin, 1 milyon dolar civarında sigorta primi var” diye konuştu. “İzmir Limanı için en doğru model bulunacaktır” İzmir Limanı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Öztürk, “Burası Türkiye’nin, yani bizim.
Tüm yatırımları Varlık Fonu’nun yapacağı açıklandı.
Limanı ikiye bölme modeli konuşuluyor.
Bu modelle ilgili de birtakım rötuşlar yapılacağını tahmin ediyorum.
Türkiye ve İzmir için en doğru modelin bulunacağını düşünüyorum, buna dair tereddüttüm yok” dedi.