Haber Detayı
Yarıyıl tatili için son ders zili bugün çalıyor ‘Tatil ekranla değil arkadaşlarla güzel’
18 milyon öğrenci, 2025-2026 eğitim öğretim yılı birinci dönem karnelerini bugün alacak. İlkokul 1 ve 2. sınıf öğrencilerine sosyal-duygusal öğrenme becerilerini içeren ‘gelişim raporu’ verilecek. İkinci dönem, 2 Şubat Pazartesi günü başlayacak.
Türkiye’de 8 Eylül 2025’te başlayan 2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci dönemi bugün sona erecek.
İlk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, yarıyıl tatilini yapmak üzere bugün karnelerini alacak.
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ilkokul 1 ve 2. sınıf öğrencilerine karne yerine öğrencilerin sosyal-duygusal öğrenme becerilerini içeren “gelişim raporu” verilecek. 19 Ocak Pazartesi günü başlayacak yarıyıl tatili, 30 Ocak Cuma günü tamamlanacak.
İkinci dönem, 2 Şubat Pazartesi günü başlayacak, ikinci dönem ara tatili ise 16-20 Mart’ta yapılacak. 2025-2026 eğitim öğretim dönemi, 26 Haziran’da sona erecek.
ÇOCUKLARI SOKAK OYUNLARINA YÖNLENDİRİN Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof.
Dr.
Selman Tunay Kamer, yarıyıl tatilinde ebeveynlere, çocukları ekran başından uzaklaştırıp sokak oyunlarına yönlendirmeleri önerisinde bulundu.
Tatilin dinlenme anlamına geldiğini ifade eden Kamer, “Tatil dinlenme anlamına gelen bir kavram ama bakıldığında sanki meşguliyetlerimizi okuldan alıp ekrana taşıyormuşuz gibi bir algı oluşmaya başladı.
Özellikle günümüz dijital çağında bu böyle.
Ekrana tatil döneminde ara verilmesini, bunun yerine sokağa çıkılmasını tavsiye ediyoruz çünkü sokağın kendine ait bir kültürü, bir felsefesi var.” diye konuştu.
Sokağın çocuklara birçok şeyi fark ettirmeden öğrettiğini söyleyen Kamer, mahallede oynayan çocukların gülüşleri, koşmaları ve bağrışmalarının sosyal etkileşimi artırdığını, bu ortamın çocukların iletişim becerilerinin gelişmesine katkı sağladığını belirtti.
SOKAK ÖĞRETİYOR Prof.
Dr.
Kamer, sokak oyunlarının çocuklara sağlayacağı kazanımları ise şöyle sıraladı: “Saklambaç oyunu sabretmeyi, beklemeyi öğretiyor.
Körebe oyunu güvenmeyi öğretiyor.
Yakan top dediğimiz oyun var, kaybetme ve kazanmanın da olabileceğini gösteriyor.
İp atlama, ritim, denge ve sabrı çocuklara kazandırıyor.
Bu oyunlarda çocuklar keşfederek, bizzat hayatın içinde olarak birçok kazanımı da elde etmiş oluyor.
Bu kapsamda sokağa çıkmalarını, ebeveynlerin çocuklarını sokağa göndermesini kesinlikle öneriyoruz.” EKRAN YALNIZLAŞTIRIYOR Kamer, ekran karşısında çocukların yalnızlaştığını dile getirerek, şöyle devam etti: “Ekran karşısındaki oyunlar çocukları yalnızlaştırıyor.
Tek başına oynanıyor.
Kazansa dahi bunu biriyle paylaşamıyor.
Ya da kaybettiğinde oyunu yeniden kurmayla ilgili farklı düşünceler içine girebiliyor.
Ama sokaktaki oyunlara baktığınızda burada birbirleriyle küsme, bağrışma olsa da tartışmalar olsa da oyundan çıkma da olsa oyun yeniden kuruluyor.
Hayatın kendisinin olduğunu gözlemliyoruz.
Çünkü hayatta da bağırışmalar, tartışmalar, yeniden kurmalar, dostlukların yeniden pekişmesi söz konusu.
Dolayısıyla sokak oyunları fark ettirmeden çocuklara birçok davranışı kazandırıyor.” Sosyal medyanın gerçek dostluklar kurdurmadığına dikkati çeken Kamer, “Ekranı kapattığınızda o ilişkiler sona erebiliyor ama sokaktaki arkadaşlıklar kalıcıdır.
Dostluklar bir düğmeye basarak bitmemeli.” değerlendirmesinde bulundu.
Ailelerin tatilde çocuklarını sokakta oynamaları için teşvik etmesi gerektiğini vurgulayan Kamer, şunları kaydetti: “Ana fikrimiz tatil tabletle değil, oyunlarla çok güzel olmalı.
Tatil ekranla değil, arkadaşlarla güzel, bu bilinci çocuklarımıza kazandırmamız lazım.”