Haber Detayı

‘TTK’da üretim durdurulamaz’
Emek aydinlik.com.tr
16/01/2026 00:00 (1 saat önce)

‘TTK’da üretim durdurulamaz’

Vatan Partisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin kararıyla, TTK’ya bağlı maden ocaklarında üretimin durdurulmasına tepki gösterdi. Taşkömürünün devlet güvenliği açısından stratejik olduğu vurgulanan açıklamada kararın acilen geri alınması istendi

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)’na bağlı Kozlu, Karadon ve Üzülmez maden ocaklarında üretimin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin kararıyla durdurulması Zonguldak’ta tartışma yarattı.

Vatan Partisi Zonguldak İl Başkanı Av.

Gökhan Yılmaz, kararın devletin güvenliği açısından stratejik öneme sahip taş kömürü üretimini hedef aldığını söyleyerek, uygulamanın özelleştirmenin önünü açabilecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Eski TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen de üretimin durdurulmasının madencilik bilimine aykırı olduğunu ve göçük ile grizu patlaması riskini artırabileceğini vurguladı.

Vatan Partisi Zonguldak İl Başkanı Av.

Gökhan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın Üçüncü Paylaşım Savaşı’na sürüklendiği bir dönemde; silah ve mühimmat üretiminin hammaddesi olan demir-çeliğin vazgeçilmez unsuru, devletin güvenliği açısından stratejik bir hammadde niteliği taşıyan taş kömürü üretiminin, yalnızca üç müfettiş tarafından ve geçerliliği tartışmalı gerekçelerle durdurulmasının kimin işine yarayacağı açıktır.

Bu durdurma kararının acilen geri alınması; ayrıca ‘İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelik’in 25. maddesinin değiştirilerek, taş kömürü gibi devlet güvenliğiyle doğrudan ilişkili stratejik ürünlerin üretiminin durdurulmasına, ilgili bakanlıklar, ilgili kurumlar ve sendika temsilcilerinin yer aldığı bir kurul tarafından karar verilmesini sağlayacak yeni bir düzenleme yapılması gerekmektedir.” ‘ÇALIŞMA BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPMALI’ “Emeğin ve emekçinin başkenti Zonguldak, taş kömürü üretimine başlandığı günden bu yana binlerce şehit vermiş bir kenttir.” diyen Yılmaz, şöyle devam etti: “Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Kurulu müfettişleri, 9 Ocak 2026’da Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseselerine bağlı maden ocaklarında tespit edilen eksiklikler gerekçesiyle geçici üretim durdurma kararı almış, üç müesseseye ait dört ocakta üretim durdurulmuştur.

Mayıs 2025’te benzer tespitler yapılmış, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında mevzuat yorumuna ilişkin farklılıklar nedeniyle teftişler durdurulmuştu.

Bu süreçte eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar ve ihaleler başlatılmışken, teftişlerin Ocak 2026’da hangi gerekçeyle yeniden başlatıldığı kamuoyuyla paylaşılmamıştır.

Bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının açıklama yapması gerekmektedir. “Hayati tehlike olup olmadığı konusunda TTK, sigorta şirketleri ve iki bakanlık arasındaki görüş ayrılığı nereden kaynaklanmaktadır? 2016’dan bu yana yürürlükte olan ‘İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelik’in 25. maddesi, çalışanlar için hayati tehlike tespit edilmesi hâlinde, tehlike giderilene kadar işin bir bölümünde ya da tamamında durdurulmasını öngörmektedir.

Bilindiği üzere TTK bünyesinde; kurum yetkilileri, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları ile sendika temsilcilerinin yer aldığı ve her ay düzenli toplanan bir kurul bulunmakta, denetimler ve eksikliklerin giderilmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir. ‘HAYATİ TEHLİKE VARSA NEDEN SİGORTA YAPILIYOR?’ “Öte yandan TTK’ya bağlı müesseseler, her yıl SBM ve sigorta şirketi müfettişleri tarafından yılda iki kez denetlenmekte ve sigortalanmaktadır.

Kâr amacı güden ticari şirketler olan sigorta şirketlerinin, mevzuata aykırı bir durum ya da ‘hayati tehlike’ bulunması hâlinde sigorta yapmayacağı; aksi durumda milyarlarca liralık zararla karşı karşıya kalacağı açıktır.

Eğer Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri üretimi durdurma kararında haklıysa; TTK İş Sağlığı ve Güvenliği Daire Başkanlığı ve ilgili kurul, işçileri hayati tehlike altında mı çalıştırmaktadır?

Yine bu karar doğruysa; SBM ve sigorta şirketi müfettişleri, hayati tehlike bulunan müesseselerde neden sigorta yapmaktadır? ‘ÜÇ MÜFETTİŞİN İNİSİYATİFİNE BIRAKILMAMALI’ “Bu iki sorunun cevabı aynıdır.

O hâlde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri bu kararı neden almıştır?

Önceki dönem TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen’in açıklamaları son derece çarpıcıdır.

Devlet güvenliği açısından stratejik öneme sahip taş kömürü gibi ürünlerin üretiminin durdurulması, yalnızca üç müfettişin inisiyatifine bırakılamaz.

Bu nedenle İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelik’in özellikle 25. maddesi değiştirilerek, bu tür kararların ilgili bakanlıklar, kurumlar ve sendika temsilcilerinin yer aldığı bir kurul tarafından alınmasını sağlayacak yeni bir düzenleme yapılması zorunludur. ‘AMAÇ ÖZELLEŞTİRMENİN ÖNÜNÜ AÇMAK MIDIR?’
 “İki bakanlığın, TTK Genel Müdürlüğünün ve AK Parti İl Başkanlıklarının sessizliği birlikte değerlendirildiğinde, TTK gibi tarihsel ve stratejik bir kurumun üretiminin üç müfettişin inisiyatifiyle durdurulamayacağı açıktır.

Bu durum, başka hesapların varlığına işaret etmektedir. “Özelleştirmeci ekonomik politikalardan vazgeçilmesi ve kamu odaklı ‘Üreticilerin Millî Hükümeti’ modelinin hayata geçirilmesi zorunlu hâle gelmiştir.

Bu doğrultuda tüm halkımızı Vatan Partisi saflarında birleşmeye davet ediyoruz.” ‘TTK OCAKLARININ DURDURULMASI BÜYÜK RİSK’ Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)’nun eski genel müdürü Rıfat Dağdelen, Kozlu, Üzülmez ve Karadon ocaklarının kapatılarak rehabilite edilmesinin madencilik bilimine aykırı olduğunu belirterek, üretimin durmasının göçük, metan artışı ve grizu patlaması risklerini artıracağı uyarısında bulundu.

Dağdelen, rehabilitasyonun üretim sürerken yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Ocak çalışırken rehabilite edilmelidir.

Panolar durdurulursa artan tavan basınçları nedeniyle ayaklar göçer.” dedi.

Yeraltı havalandırmasına da dikkat çeken Dağdelen, üretim panolarından yeterli hava geçmemesi halinde ciddi riskler doğacağını belirterek, “Yeterli hava olmazsa metan artar, kendiliğinden yanma ve karbon monoksit oluşur.

Grizu oranı yüzde 4,5’un üzerine çıktığında patlama kaçınılmazdır.

TTK bugüne kadar ciddi bir elektrik kesintisi yaşamamıştır.

Kurum, enterkonnekte sistem ve Çatalağzı Elektrik Santrali’nden beslenmekte, tüm sistemlerin yedeği bulunmaktadır.” diye konuştu.

TTK’nın köklü bir teknik bilgiye sahip olduğunu vurgulayan Dağdelen, çözümün ocakları kapatmak değil, yatırımların yapılması ve yeterli teknik personelin istihdam edilmesi olduğunu söyledi.

İlgili Sitenin Haberleri