Haber Detayı

Barzani’nin sansürlediği röportajı Suriye devlet televizyonu yayınladı ‘16 yıldır kazdıkları tüneller SDG’yi kurtaramadı’
Gündem aydinlik.com.tr
16/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Barzani’nin sansürlediği röportajı Suriye devlet televizyonu yayınladı ‘16 yıldır kazdıkları tüneller SDG’yi kurtaramadı’

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’nin devletle bütünleşmeye nasıl ayak sürüdüğünü örnekleriyle anlattı. SDG’nin Kürtleri temsil etmediğini söyleyen Şara, ‘Kürtler için asıl sermaye Suriye Devleti’dir.’ dedi.

Şems TV’nin yayınlamadığı röportajın bir bölümünü Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Ofisi, Suriye devlet televizyonu el-İhbariye aracılığıyla kamuoyuyla paylaştı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara burada verdiği demeçte, terör örgütü SDG ile yürütülen entegrasyon sürecine, örgütün elebaşı Mazlum Abdi ile yaptığı görüşmelere ve Halep’te Eşrefiye ile Şeyh Maksud mahallelerinde yaşanan gelişmelere ilişkin bilgiler verdi.

Cumhurbaşkanı Şara, Barzani yönetimindeki Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’ne yakınlığıyla bilinen Erbil merkezli Şems TV ile bir röportaj yapmış, ancak söz konusu yayın, kanal tarafından ekrana getirilmemişti.

Röportajın, PKK/PYD çevrelerinden gelen baskı ve tehditler nedeniyle yayınlanmadığı öne sürülmüştü.

Röportajı yapan ve yayının iptal edildiğini kamuoyuna duyuran Şems TV Genel Müdürü Eli Nakouz, görüşmenin ilk dakikalarından itibaren tonun yüksek olduğunu, her soruyla birlikte söylemin daha da sertleştiğini belirtmişti.

Nakouz, Şara’nın Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu özellikle vurguladığını, buna karşılık SDG’ye yönelik mesajlarının “net ve nihai bir uyarı” niteliği taşıdığını söylemişti.

Nakouz’un aktardığına göre Cumhurbaşkanı Şara, “tek bir Suriye Devleti” ve “tek bir meşru ordu” vurgusunu öne çıkararak, Suriye Ordusu dışında herhangi bir silahlı yapının kabul edilmeyeceğini açık biçimde dile getirdi.

Röportajda, daha önce imzalanan mutabakatlara geri dönülmesi dışında SDG’ye yeni bir alan tanınmayacağı mesajının verildiği, bu yönüyle açıklamaların bir “son fırsat” çerçevesi çizdiği ifade edildi.

Şems TV yönetimi ise yayınlamama kararının, Suriye Cumhurbaşkanlığına ya da röportajı gerçekleştiren gazeteciye yönelik bir tutumdan kaynaklanmadığını, mevcut hassas dengeler gözetilerek “gerilimi düşürme ve sükûneti koruma” amacıyla alındığını savundu. ‘SDG BÖLGEDE NÜFUZUNU GENİŞLETTİ’ Cumhurbaşkanı Şara, röportajda şunları anlattı: “Kürtlerin cesaretine hayranım.

Askerî bir geçmişten geliyorum.

Suriye Ordusu’nun içinde Kürtlerin cesaretine sahip insanların olmasını isterim ve bu yönde çaba gösteriyorum. “Halep, kurtuluş anlarında girdiğimiz ilk büyük şehirlerden biriydi.

SDG örgütü, Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi’nde bulunuyordu.

Halep’e girişimizle birlikte örgüt yayılıp genişledi ve şehre giren güçlere saldırdı.

Bu saldırı, askerî güçlerin ilerlemesini ve Hama ekseniyle birleşmesini kısmen engelledi.

Hızlı ve acil tedbirler aldık ve Halep’ten hemen sonra bir sonraki aşamaya geçtik.

Operasyonların seyri Halep’ten Hama’ya, ardından Humus’a ve nihayet Şam’a ulaşacak şekilde ilerledi.

Askerî ilerlemenin devamını sağlamak için Halep’te yalnızca acil müdahalelerle yetindik.

Bu süreçte SDG’nin nüfuzu Şeyh Maksud’dan Eşrefiye, Beni Zeyd ve sanayi bölgelerine kadar genişledi.

Bu bölgeler yüksek konumdadır ve Halep’i kuzeyine ve batısına bağlayan ana yolları kontrol etmektedir.

Halep, Suriye ekonomisinin yüzde 50’den fazlasını oluşturan ana damar niteliğindedir; buradaki istikrar ekonomik bir zorunluluktur.

SDG KÜRTLERİ TEMSİL ETMİYOR “SDG örgütü ile anlaşmaya çalışıyorduk.

İlk görüşmemiz muhtemelen Şam’a varışımızdan yaklaşık bir buçuk ay sonra ya da bundan daha erken bir vakitte oldu.

Mazlum Abdi ile bir araya geldim.

Kendisine açıkça şunu söyledim: Eğer Kürtlerin hakları için savaşıyorsanız tek bir damla kan akıtmanıza gerek yok.

Çünkü Kürtlerin hakları anayasa ile güvence altına alınacaktır. “Vatandaşlık hakkı, yönetime katılım hakkı, Kürt subayların Suriye Ordusu’nda yer alması temel haklardır.

Kürtler devrim sürecine bizimle birlikte katıldılar ve bu devrimin parçasıdırlar.

Ancak SDG’ye bağlı olmayan Kürtler de vardır. “SDG’nin Kürtleri temsil ettiği fikri bana sağlıklı gelmiyor.

Kürt toplumunun içerisinde farklı görüşler var ve hepsi SDG bakış açısı altında birleşmiş değildir.

Kendisine şunu söyledim: Hepimiz vatanı önceleyelim.

Kanunî düzenlemeler yapalım.

Herkesin hukukunu kanunlar korusun.

Son 14 yıl içerisinde Kürtlere ait hangi hak ihlali varsa giderelim.

Zorunlu tehcir konusu kayıtsız şartsız iade edilecektir. “Kürt toplumunun hakları pazarlık konusu olamaz.

Vatandaşlık hakları, parlamentoya seçilme hakkı, devletin üst kademelerinde görev alma gibi tüm haklar garanti altına alınacaktır.

Ancak bunlar kota ya da kontenjan şeklinde değil, liyakat esasına göre olacaktır.

Bu çerçevede görüşmeler ilerledi ve nihayetinde 10 Mart Mutabakatı’na ulaştık. “SDG çok başlı bir yapıdır.

Masada anlaştığınız, ancak kendi içinde karar mekanizması olmayan bir örgütle karşı karşıyasınız.

Kandil ile olan bağları inkâr edilse de açıktır.

Suriye, dışarıdan gelen ve Türkiye ile 50 yıllık bir geçmişi olan bu çatışmanın bedelini kendi topraklarında ödeyemez. “Kürtler için asıl sermaye Suriye Devleti’dir.

Eğer biz devlet olarak kapıları kapatsaydık, Kürtleri yönetimde istemediğimizi söyleseydik, o zaman başka seçenekler aramaları meşru olurdu.

Ancak bugün böyle bir durum yok.

Biz Halep’i yeniden inşa ederken, birilerinin mahalle aralarında hendekler kazması kabul edilemez.” ‘MACRON VE ABD BENİ ARADI’ “Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahalle sakinlerinin yüzde 90’ından fazlasını tahliye ettikten sonra operasyona başladık.

Milyonlarca dolar harcanarak, 16 yıldır kazılmış tüneller SDG’lileri kurtaramadı.

Hastaneler dahi askerî karargâh şeklinde düzenlenmişti.

Operasyon başarılı şekilde ilerlerken Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron benden mahalledeki SDG’lilerin tahliye edilmesini rica etti.

Bunu kabul ettim.

Otobüsler gönderdik.

Ancak çıkmak yerine otobüslere ateş ettiler.

Son safhaya yaklaştığımızda bu kez Amerikalılar devreye girdi.

Onların talebini de kabul ettik.

Ancak yine ayrılmak yerine bize ateş açıldı.

Çünkü Kandil’den gelen talimat, tahliye olmalarını değil her şart altında ölmelerini emrediyordu.” ‘KÜRTLER ZATEN ENTEGRE’  “Kürt bileşeni Suriye toplumsal yapısıyla zaten entegredir.

Şam’ın merkezinde Kürt mahalleleri vardır.

Kürtler üniversitelerde eğitim görmektedir.

Hükümet içinde Kürt bakanlar bulunmaktadır.

Biz Kürt bileşeninin parlamento seçimlerine katılmasını teklif ettik ancak Kuzeydoğu Suriye’de seçimlerin yapılması engellendi.

Kürt bileşeninin korunması, silahlı ve dış bağlantılı yapılarla değil, Suriye devletiyle tam entegrasyonla mümkündür.

Aksi hâlde gecikmeler, onları tarihin dışında bırakacaktır.

Suriye birleşik kalacaktır.

Ülkede silahlı yapılanmalara artık yer yoktur.”

İlgili Sitenin Haberleri