Haber Detayı

Selim İleri’nin genç bir yazar olarak mektupları
Yazarlar hurriyet.com.tr
12/01/2026 00:12 (9 saat önce)

Selim İleri’nin genç bir yazar olarak mektupları

TAM bir yıl oldu usta yazar Selim İleri aramızdan ayrılalı.

Geçen yıl 8 Ocak’ta vefat etmiş ve 10 Ocak Cuma günü sevenleri tarafından biblo güzelliğindeki Vaniköy Camii’nden ebediyete uğurlanmıştı.Oysa geçirdiği önemli rahatsızlıkları atlatmış, yazmaya ve dostlarıyla görüşmeye başlamıştı.

Birden fazla yeni kitap projesi vardı üzerinde çalıştığı.

Cenazesinde karşılaştığım pek çok arkadaşıyla, yazar ve yayıncıyla ya bir hafta önce yemek yemiş ya da toprağa verildiği gün sözleşmişti buluşmak üzere.

Bunlardan biri de yazar ve akademisyen dostu Hasan Bülent Kahraman’dı. 1977 yılında iki genç yazar olarak tanışmışlar ve edebiyatı merkezine alan sıkı bir dostlukları olmuştu. 1977’den 1984 yılına kadar birbirlerine mektup yazmışlar, iç dünyalarını bütün samimiyetleriyle ortaya koymuşlardı.Hasan Bülent Kahraman, Selim İleri’nin kendisine yazdığı mektupları çok ayrıntılı şekilde notlayarak yayına hazırlamış ve ona göstermek üzere sözleşmişlerdi.

Toprağa verildiğinin ertesi günü buluşacaklardı ama Hasan Bülent Kahraman’ın yazdığı gibi o başka bir randevuya gitti.Selim İleriSelim İleri’nin son halini göremediği kitap  ‘Hemen Yaz Bana’ adıyla Studio Yayınları tarafından geçen haziran ayında yayımlandı.Mektuplar Selim İleri’nin erken döneminin bir tür güncesi. ‘Her Gece Bodrum’u, ‘Cehennem Kraliçesi’ni, ‘Ölüm İlişkileri’ni, ‘Bir Akşam Alacası’nı yazarken tuttuğu bir günlük.

Hasan Bülent Kahraman zor bir işin altına girmiş ve Selim İleri’nin sözünü ettiği pek çok olayın detaylarını vererek dönemin ve İleri’nin daha iyi anlaşılmasını sağlamış: Kahraman, “O dönemde bir romandan diğerine geçiyordu.

Yazdıklarını bana parçalar halinde gönderiyordu.

Notlarda o ayıklamayı, seçmeyi, bütünleştirmeyi yaptım.

Çok zorlu bir çabayla kitapların nasıl birbirinden doğduğunu gösterdim.

Arkada elbette 1970’lerin, o korkunç, o ürkütücü yılların panoraması var, edebiyat dünyası var, Selim’in yaşam uğraşları var” diyor.O yıllarda Ankara’da Bilgi Yayınları’nı yöneten Attilâ İlhan’ın merkezinde olduğu mektuplarda dönemin edebiyatçıları, sinemacıları, basını, gazete ve dergileri de geniş bir şekilde yer alıyor.

KADİR İNANIR’LA DA KAVGA ETMİŞ- Selim İleri’nin vefatından hemen önce üzerinde çalıştığı bir diğer kitabı Cüneyt Arkın’la iniş çıkışlı dostluklarını anlattığı ‘Sen Diye Biri’ de geçen yıl İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanmıştı.

Cüneyt Arkın’la alkolün de etkisiyle cam kapıdan geçecek, kafasının üzerine koyduğu kadehe ok atacak kadar şiddet içeren ilişkilerini öğrenmiştik o veda kitabından. 8 Mart 1977 tarihli mektubunda bir başka Yeşilçam yıldızıyla, Kadir İnanır’la da kavga ettiğini yazıyor:“Sana yazmakta çok geciktim biliyorum.

Yalnız her bakımdan tatsız tuzsuz günler yaşıyorum.

Nihayet dün akşam, bir konuk evinde sinemamızın o dürüst geçinen oyuncusu Kadir İnanır’la müthiş bir kavga ederek, alt üst olmuş sinirlerimi iyice berbat edip, mazoşist bir huzura erdim...

İnsanlar, ilişkiler, dostluk görünümü altındaki dilsiz cinayetler beni artık çok korkutuyor.

Biraz metafizikçi yanım olsa şizofreninin kurbanı olup çıkacağım.

Fakat materyalist açıdan bakıp kendimi korumaya çabalıyorum, ‘Bu da geçer ya hu!’ Bayılırım ayakkabıcılarda, berberlerde, bütün o kenar mahalle dükkanlarında asılı duran şu tabelaya.Kadir İnanırYAZDIĞI BODRUM’DAN KORKTU- 1976 yayımlanan ‘Her Gece Bodrum’ romanıyla geniş bir okur kitlesi yakalayan ve popüler olan Selim İleri yazdığı Bodrum’dan biraz da çekindiğini söylüyor mektuplarında:“Bodrum’a ayın 10’unda gideceğim.

Kesinleşti gibi.

Bilmem bu yıl hangi acıklı güldürüleri yaşarım orada!

Ame şimdiden rüzgârın esintisi, o korkunç hasta cinselliği ve bütün bunların mazoşist sancısını duyuyorum.

Yine de heyecanlıyım.

Galiba acıyı seviyorum ben.

Asıl, acıyı seviyorum.---Bodrum’a gitmekten son anda caydım.

İki nedeni var.

İlki, romanın akışını şimdilik kesmekten hâlâ korkmamdır.

Yüz sayfaya yaklaştım ya yine de yabancıyım metne.

İkincisi, bir kez daha, ‘Her Gece Bodrum’u yaşarım diye korktum.

Galiba düzelmedi sinirlerim.

Yalnızlıktan, kendi kendime kalmaktan hoşlanıyorum ya, bazı anlarda aklımı kaçıracak kerte mutsuz oluyorum.

İstanbul’da görüştüğüm tek bir tanrı kulu kalmadı gibi, daha önce de yazmıştım sana sanırım.

İyi değil.”1 MAYIS 1977’DE TAKSİM’E NEDEN GİTTİ- Mektuplardan Selim İleri’nin 1 Mayıs 1977’deki kanlı Taksim mitingine de katıldığını öğreniyoruz.

Politik nedenlerle değil, romancı olarak gözlem yapmak için oradaymış:“Çok iç burkucu, insanı neredeyse umarsızlığa sürükleyici bu müthiş acı günlerin ortalık yerinde yazıyorum sana.

Pazar günü, hiç de tasvip etmediğim 1 Mayıs kutlamasına romana malzeme çıkar diye katıldım.

Malzemenin bu denli korkuncu, sanırım düşlem gücüyle hiçbir zaman edinilemez.

O gün gördüklerimi ve yaşadıklarımı yazacağım yazmasına, gelgelelim gerçeklik her kağıtta biraz sırıtır ve eksik kalır!

Benimkisi de öyle olacak.

Ya da mithos’taki cehennemi gerçeklikte görmek, insanı allak bullak eder, ama her şey sise bulanır.”SİYASETTEN VE EDEBİYATTAN UMUTSUZ- “Bak, biz aydınlar, işte tanıdın onları, yan yana geldik mi içkileri devirir, bize benzemeyen herkese saldırır ve ezmeye çalışırız.

Halk da bunu başka bir düzlemde gerçekleştiriyor.

Ne yapalım?

Devrim mi?

Devrimcileri de görüyoruz: duvarlara afiş asarlar gece gündüz, sonra gidip genelevde cinsel isteklerini bastırırlar.

Türkiye: Her yer karanlık!Benim politik umutsuzluğum bu aşamada şimdi.

Buna bir de yazınsal umutsuzluğum ekleniyor: Füruzan’ın kitabı hakiki bir facia.

Tek bir cümlesini anlamaya imkân yok.

Attilâ (İlhan) abi ne der bilmem ama, ön plandaki kadın yazarlar (Adalet, Füruzan, Pınar, Tomris vb) giderek yazarlığa yönelmezlerse, işleri bitiktir.

Adalet, kadın yazarlığı ikinci romanında kesinlikle aştı.

Ötekiler bataktalar.” Haziran 1977

İlgili Sitenin Haberleri