Haber Detayı
‘İran ayakta kalacak ama...’
ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonun ilk haftası geride kaldı. ABD’ye ulaşamayan İran, misilleme operasyonlarıyla Körfez ülkelerini hedef alıyor. Bölgede sular ısınıyor. İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan’a öngörülerini sorduk.
Yeni yılın ilk günlerinde İran’da başlayan protestolar bastırıldıktan sonra İRAM Başkanı Doç.
Dr.
Serhan Afacan’la süreci ve ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri müdahale restini konuşmuştuk.
Afacan “İran toplumu monarşinin kokusunu bile duymak istemiyor.
İran bugün devrilse Rıza Pehlevi bu denklemin herhangi bir yerinde olabilecek bir isim değil” diyordu.Bu röportaj 25 Ocak’ta yayımlandı. 28 Şubat’taysa ABD ve İsrail askeri harekâtı başlattı.
Afacan’ı tekrar aradım, bölgedeki hareketliliğin ilk haftasını yorumlamasını istedim.
Afacan bu savaşın mart sonuna kadar bile devam etmeyeceğini düşünüyor.
Ne olursa olsun, İran’ın bu çatışma ortamından güç kaybederek çıkacağını söylüyor. ◊ Ali Hamaney’in saldırıların ilk gününde öldürülmesi ABD ve İsrail’in rejim değişikliği planlarını zedeledi mi?Kesinlikle.
ABD buna dekapitasyon diyor, liderliği ortadan kaldırma...
Bununla İran rejiminin dağılacağını, hatta sarsılacağını düşünmüşse sakat bir strateji geliştirmiştir.
İran’ın müesses nizamı bu ölümü çok hafif geçirdi.
Bu Hamaney’in önemsiz biri olmasından değil.
Bunun senaryoları çok çalışıldı.
Zaten açıkladılar “Biz tek bir merkezden koordine edilen bir savunma mantığıyla hareket etmiyoruz” diye.◊ Ülkedeki İranlılarla konuştuğunuzda ne söylüyorlar?Şu an itibariyle şehirlerde büyük bir güvensizlik durumu hâkim.
Minab kentindeki kız okulunun bombalanmasının ardından uzaktan eğitime geçildi.
Dolayısıyla gündelik hayatın çok sağlıklı ilerlediğini söyleyemeyiz.
Ancak haziran ayında küçük ölçekli saldırılar olmuştu.
İran hiç tanık olmadığı bir şey yaşamıyor.◊ Yaklaşık 40 gün önce “Herhangi bir dış müdahaleyi başının gözünün üstünde görecek çok insan var.
Bir yandan da İran İslam Cumhuriyeti’ni korumak için ölüme hazır bir kesim de var” demiştiniz...Tabii, bir kısım rejimin başına ne gelirse gelsin, kimden gelirse gelsin, bunu olumlu karşılıyor.
Diğeri kefenini giyip sokağa çıkacak kesim...
Ortadaki kesimse, bence daha kalabalık, rejimi desteklediklerinden değil ama saldırı ve karışıklığın potansiyel sonuçlarından çok korkuyor, bu nedenle düzeni destekliyorlar.
Bunlara “Sabah uyanacaksınız ve rejim değişmiş olacak” dense “Allah Allah” derler.
Ama aileleri, sermayeleri, dükkânları için o sevinç gösterisine katılmıyorlar.◊ Saldırılardan önceki süreçte veliaht Rıza Pehlevi’nin ön plana çıkarıldığına şahit olmuştuk.
Siz “Pehlevi İran denkleminin hiçbir yerinde olmaz” da demiştiniz.
İran’da bir rejim değişikliği nasıl başarılacak?Bir kere şunu söyleyeyim: İran’da bir rejim değişikliği olmayacak.
İran çok ciddi şekilde cevap veriyor ama şunu biliyoruz, İran’ın bu savaşı kazanma ihtimali yok.
Kaybetmemeye çalışıyor.
Yani bu savaş hangi noktada biterse bitsin, İran korkunç bir zarar görmüş olacak.
Yine de rejim değişikliği olmayacak.
Pehlevi’ye zaten kimse gerçek bir yatırım yapmıyor.
Ama...
İran bugün ne derse desin; “ABD’yle konuşmayacağız” ya da “Sonuna kadar savaşacağız”...
İran bu savaştan sonra sert tavrını koruyamaz, bu çok açık.
Bir kere kapasite kaybına uğruyor.
Bence İran İslam Cumhuriyeti ayakta kalacak ama savaştan sonra çok büyük bir paradigma tartışmasının içinde bulacak kendisini.
Bunun sonrasında da ya çok garip bir sertleşme yaşanacak ya da İran bir daha bu durumla karşı karşıya kalmamak için tavrını değiştirecek.◊ İran’ın yumuşamasına şahit olacağız yani...Bence bir noktada nükleer müzakereye oturacak.
Oturmak zorunda.
Ve nihayetinde, saldırılar karşısında ayakta kaldığı için de ABD tarafından saygın karşılandığı bir ortamda ABD’yle sorunlarını daha sürdürülebilir bir hale getirmeye çalışacak.
Başka türlüsü mümkün değil. ‘ABD’yi tuzağa çekti’◊ ‘Liderliği öldürdük, İran’ın nükleer hayallerini suya düşürdük’ deyip zaferini ilan ederek bu işten çekilebilir mi ABD?
Gerçi “İsrail savaşın sürmesini ister” yorumları var...Çok basit bir okuma olabilir ama ben şuna katılıyorum: İsrail, ABD’yi korkunç bir tuzağa çekti.
ABD savaşa girdi ama bence kendileri de anlamadı neden girdiklerini.
Trump bir noktada ellerini yıkayıp çıkabilir mi?
Evet, her an yapabilir.
Tutarlılık merakı olan bir adam da değil.
Ancak Trump İsrail’i ofsayta düşürmeden buradan çıkamaz.
Ya kendilerini daha büyük bir bataklıkta bulacaklar ya da İsrail’i ofsayta düşürüp bu işten çıkacaklar.
Zaten mevzuya bakış açıları da farklı.
İran’da kaos devam etmiş, bunun İsrail için hiçbir önemi yok.
ABD bu noktada durmuyor.◊ İran’ın Körfez ülkelerine yönelttiği saldırılar hakkında kamuoyu ne düşünüyor?Biliyorsunuz, İran zaten savaştan önce şunu söylüyordu: “Bana saldıran olursa, artık bu sadece benim ve bana saldıran ülkenin arasında bir savaş olmaz.
Ben bunu bölgeye yayarım.” Bence İran’ın bu kadar sert gireceğini kimse tahmin etmiyordu.
İran bir şeyi gözden çıkarmış. ‘Ben bu bölge devletleriyle yıllarca konuştum.
Ama olmuyor...
Bu ülkelerin ABD ve İsrail’le kurduğu ilişki beni tehdit ediyor’ diye düşünüyor.
Yeni bir statüko inşa ediyor ama ‘korkunç bir komşu’ olarak...
Ellerinde başka seçenek de yok.◊ Kara operasyonuyla ilgili söylentiler de dolaşıyor.
Düşman postallarının ülkeye girmesine İran nasıl cevap verir?Bu iyice garip bir durum olur.
Çünkü postal denince kimsenin aklına tabii ki İsrail askeri gelmiyor.
ABD askeri bu çıkarmaları yapabilecek bir ordu olarak akla geliyor, İsrail de arkasına saklanacaktır böyle bir durumda. 2003’teki Irak kara operasyonu gündemde.
Ancak Irak’la İran’ın alakası yok.
Yüzölçümü olarak da topografik olarak da...‘Elektrik, su ve doğalgaz kesintisi hiç olmadı’İran’da görev yapan gazeteci Gürkan Demir, yaşananları, genel havayı anlattı.◊ Yaklaşık 3,5 yıl önce İran’a geldim.
Ulusal Kanal’ın Ankara temsilcisiydim.
Eski İran temsilcimiz Türkiye’ye dönünce yerine talip oldum.◊ Önceki 12 günlük savaşı da takip ettim.
Tahran’da yaşıyorum, yerleşik gazeteci olarak faaliyet yürütüyorum.
Savaşın başladığı gün önce savaş uçağının sesini duydum.
Ardından peş peşe patlama sesleri geldi.◊ Şu an bulunduğum evin önünden otomobil ve motosikletli bir konvoy geçiyor.
İran bayrakları sallıyorlar.
İki saat önce Tahran’ın ünlü Veliasr Meydanı’ndaydım.
İnsanlar orada toplanmışlardı.
Hayat durmadı Tahran’da.◊ Gün içinde yoğunlukla bulunduğum bölgeler; üniversiteler, okullar, idari binalar, bankalar ve kamu dairelerinin olduğu bir alan.
Bunların bir kısmı savaş nedeniyle tatil edildi.
Kamu daireleri ve bankalar yüzde 50 kapasiteyle çalışıyor.
Şehrin kuzeyine ve güneyine gittiğimizde daha farklı bir tablo var.
Mağazalar, marketler, manavlar açık.
Restoranlar ve kafeler savaşa rağmen açık.
Elektrik, su ve doğalgaz kesintisi hiç olmadı.◊ İnsanlarda İran’ın ABD’yi yeneceğine dair genel görüş var.
İnsanlar şehit olmaktan, hayatlarını kaybetmekten zerre korkmuyor.
Meydanlara gelen insanlar sembolik olarak kefen giyiyor.Uygar Taylan