Haber Detayı

AB’nin Mercosur  hamlesi Türkiye’ye ne anlatıyor?
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
12/01/2026 04:00 (1 saat önce)

AB’nin Mercosur hamlesi Türkiye’ye ne anlatıyor?

Türkiye’de ise ülke yönetimindekiler iç siyasette yurttaşlara “Dünyada güçlü ülkeyiz” algısını yaymaya çalışırken yeni dünyanın ticaret haritasının çizildiği ve yeni işbirliklerinin geliştirildiği masalardan uzak kalıyorlar.

Dünyada ticaretin kuralları yeniden yazılıyor.

Ekonomileri güçlü ülkeler etki alanlarını genişletmek için her koşulu zorluyor.

Bir yandan ticaret engelleri, bir yandan askeri operasyonlar var sahnede.

ABD, Latin Amerika’daki güç dengelerini Venezuela örneği üzerinden sert biçimde kontrol etmeye başladı.

Çin de sahayı sessizce dolduruyor.

Türkiye’de ise ülke yönetimindekiler iç siyasette yurttaşlara “Dünyada güçlü ülkeyiz” algısını yaymaya çalışırken yeni dünyanın ticaret haritasının çizildiği ve yeni işbirliklerinin geliştirildiği masalardan uzak kalıyorlar.

Bu kez sahnede Latin Amerika var.

Geçen hafta Avrupa Birliği ile Güney Amerika’nın en büyük ticaret bloğu Mercosur, yıllardır askıda duran anlaşmayı yeniden canlandırdı.

Mercosur, Arjantin, Brezilya, Uruguay ve üyeliği askıda olan Venezuela ile kabul sürecinde olan Bolivya’nın oluşturduğu bir Güney Amerika serbest ticaret pazarı.

Brüksel merkezli Forward 1919 Küresel Stratejik Danışmanlık başkanı ve uzun yıllardır AB politikaları konusunda uzman Kader Sevinç , AB’deki bu gelişmeyi duyurmaya çalışıyor Türkiye’ye.

Sevinç benimle paylaştığı notunda, AB ülkelerinde tarım üreticilerinin tepkisi ile uzun zamandır beklemede tutulan dosyanın Avrupa Komisyonu’nda onaylandığını hatırlatıyor ve bu adımın neler getireceğini özetliyor.

Anlaşmanın esas ekseninin kritik hammaddelere erişim, sanayi tedarik zinciri güvenliği, Çin bağımlılığının azaltılması ve küresel jeoekonomik güç dengeleri olduğunu söylüyor.

Türkiye açısından bu gelişmenin teknik bir ticaret başlığı olarak okunamayacağına işaret ediyor ve şunu vurguluyor: “Gümrük birliği nedeniyle AB’nin her büyük serbest ticaret hamlesi Türkiye’yi doğrudan etkiler.

Bu anlaşma sanayi rekabeti, pazar erişimi ve jeopolitik konumlanma açısından stratejik bir meseledir.

Artık proaktif bir vizyon zamanıdır.” Halihazırda Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 40-41’i AB’ye yapılıyor.

Buna karşılık AB, Mercosur’dan yıllık 100 milyar doların üzerinde ithalat gerçekleştiriyor.

Mercosur ülkeleri dünya soya ihracatının yaklaşık yüzde 50’sini, sığır etinin yüzde 25’ini, şeker ve mısır ticaretinin önemli bölümünü kontrol ediyor.

AB-Mercosur hattı güçlendikçe bu ürünler Avrupa’ya daha ucuza girecek.

Bu baskı, Gümrük Birliği üzerinden doğrudan Türkiye pazarına yansıyacak.

Türkiye ise ne süreci belirleyebilecek ne de kendini koruyabilecek.

AB kendi tedarik zincirini Latin Amerika ile güçlendirirken Türkiye hâlâ 1996 tarihli bir metne bağlı.

O gün internet yoktu, Çin küresel tedarik zincirinde yer almıyordu, yapay zekâ ve e-ticaret yoktu.

Ticaret değişti, oyuncular gelişti, Türkiye’nin çerçevesi gelişmedi!

Türkiye 1996’dan beri güncellenmeyen AB-Türkiye Gümrük Birliği Anlaşması’na sıkıştı kaldı.

AB ile ticarette sanayi ürünleri gümrük birliğine dahil ama bu tarımı kapsamıyor, hizmetleri dışarıda bırakıyor, AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı STA’larda Türkiye’ye söz hakkı tanımıyor.

TARIMDA TASFİYE RİSKİ Türkiye tarımı zaten yüksek girdi maliyetleri, plansız destekler, parçalı üretim yapısı altında ayakta durmaya çalışırken AB’ye gelecek Mercosur kaynaklı ucuz tarım ürünleri, kısa vadede fiyatları baskılayabilir ama uzun vadede yerli üreticiyi üretimden koparır.

Ucuz ithalat, gıda güvenliği yaratmaz; bağımlılık yaratır.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yıllardır konuşuluyor ama siyasi gerilimlere takılıyor.

Tarım reformu seçim takvimine hapsediliyor.

Ticaret diplomasisi ise kriz anlarında hatırlanıyor.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu AB İş Konseyleri Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ bu eksikliğin giderilmesi için strateji oluşturduklarını açıkladı geçen hafta.

Bu yıl proaktif bir politika hedefleniyor.

Mercosur meselesi ise bize şunu söylüyor: AB pazarlık ediyor.

ABD sınır çiziyor.

Mercosur alan açıyor.

Gümrük Birliği güçlenmezse bu sadece tarımı ya da sanayiyi değil, Türkiye’nin küresel oyundaki konumunu da geriye iter.

Çünkü küresel ticarette boşluk yoktur.

Masaya oturmayanın yerine mutlaka birileri oturur.

İlgili Sitenin Haberleri