Haber Detayı
"Okulu bırakıp zengin oldum" hikayelerinin gerçek yüzü: Efsaneler gerçeği gizliyor mu?
Yapay zeka çılgınlığıyla beraber üniversiteyi terk etmek girişimciler arasında tekrar moda haline geldi. Bazı gençler diplomanın yatırım alma şansını düşürdüğüne inanırken, istatistikler ise bambaşka bir gerçeğe işaret ediyor. İşte okulu bırakmanın gizli maliyeti.
Girişimcilik dünyasında üniversiteyi terk edip milyarder olan Steve Jobs, Bill Gates ve Mark Zuckerberg gibi isimlerin başarı hikayeleri yıllardır bir efsane gibi anlatılıyor.
Ancak veriler bambaşka bir tablo çiziyor.
Araştırmalar, başarılı girişimlerin büyük çoğunluğunun aslında lisans veya lisansüstü diplomasına sahip kişiler tarafından kurulduğunu kanıtlıyor.Buna rağmen, son dönemde özellikle yapay zeka alanındaki baş döndürücü gelişmelerle birlikte “okulu bırakma” modası Silikon Vadisi’nde yeniden zirveye tırmandı.
Dünyanın en prestijli girişim hızlandırma programı olan Y Combinator’ın sunum günlerinde, genç kurucuların “okulu bıraktım” cümlesini bir övünç kaynağı, hatta bir tür güven oyu olarak pazarladıklarına şahit olduk.Yatırımcılar arasında bu durumun algısı ise oldukça karışık.
Bazı risk sermayesi uzmanları, bir öğrencinin eğitimini yarıda kesmesini, kuracağı işe duyduğu sarsılmaz inancın ve adanmışlığın bir kanıtı olarak görüyor.
Ancak yapay zeka dalgasının öncü isimlerine baktığımızda, çoğunun diplomasını cebine koyduğunu fark ediyoruz.
Örneğin, Cursor’ın CEO’su Michael Truell MIT mezunuyken, Cognition’ın kurucu ortağı Scott Wu Harvard diplomasına sahip.
Yine de yeni nesil girişimciler arasında, mezuniyeti beklemenin “treni kaçırmak” anlamına geleceğine dair ciddi bir korku hakim.
Bu panik hali o kadar ileri gitmiş durumda ki, bazı öğrenciler mezuniyetine aylar kala, diplomanın yatırım alma şanslarını düşüreceği endişesiyle okulu terk ediyor.Sosyal bağlar diplomanın önüne geçiyorOkuldan ayrılmanın cazibesi artsa da, deneyimli yatırımcılar meselenin sadece diploma kağıdından ibaret olmadığını hatırlatıyor.
Uzmanlara göre üniversite, sadece derslerden değil, ömür boyu sürecek sosyal ağlardan ve prestijli bir kurumun markasından oluşuyor.
LinkedIn profilinizde o okulun adının yazması, mezun olup olmamanızdan daha çok dikkat çekiyor.
Yani okulun sağladığı sosyal sermayeyi heybenize koyduktan sonra son düzlükte ayrılmak, yatırımcıların gözünde büyük bir fark yaratmıyor.
Önemli olan, o ekosistemin içinde bulunmuş ve oradaki bağlantıları kullanabiliyor olmak.Öte yandan, her yatırımcı bu genç ve heyecanlı “okul kaçkını” profilinin peşinden koşmuyor.
Sektörün bazı ağır topları, genç girişimcilerde henüz olgunlaşmamış bir eksikliğe dikkat çekiyor: Bilgelik.
Bir girişimi sadece teknik beceriyle değil, geçmişteki hatalardan alınan derslerle ve yaşanmışlıklarla yönetmenin önemini savunan yatırımcılar, daha önce “birkaç yara almış” tecrübeli isimlere güvenmeyi tercih ediyor.