Haber Detayı

İktidarın altını oyan üç süreç: Dava, savaş ve açılım
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
27/03/2026 04:00 (3 saat önce)

İktidarın altını oyan üç süreç: Dava, savaş ve açılım

İ ktidarın ilk ve esas hedefinin, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini değiştirmek olduğu, hem kendi söylemlerinden ve eylemlerinden hem de AYM kararından öğrenilmişti.

İktidarın ilk ve esas hedefinin, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini değiştirmek olduğu, hem kendi söylemlerinden ve eylemlerinden hem de AYM kararından öğrenilmişti.

Bu çok yanlış bir hedefti: Çünkü “Yüz yıllık parantez” diye küçümsedikleri Cumhuriyet rejimi, ortaçağda patinaj yapan ve çöken bir Din-Tarım İmparatorluğunu çağdaş bir devlet haline getirmiş ve yeniden hayata döndürmüştü.

Ondan geriye dönüş, yüz yıldır çağdaş bir yaşam biçimine ve bu yaşamın hak, özgürlük ve olanaklarına alışmış bir toplumda olanaksızdı.

Böyle bir olanaksız hedefe yönelik olan çaba, burada defalarca belirttiğim gibi, hem topluma büyük acılar yaşatacak hem de başarısız kalacaktı.

Bugün yaşanan karabasanın en temel nedeni budur. *** Türkiye’nin neredeyse 24 yıllık AKP iktidarı sonunda geldiği yer, daha doğrusu “Şahsım Devleti Rejiminin” ülkeyi getirdiği üç nokta çok net: 1) Ülkede adalet kalmadı. 2) İnsanlar geçinemiyor. 3) Devlet değiştiği ve daha da değişeceği belirtildiği için, vatandaşların güncel ve geleceğe ilişkin maddi ve manevi yaşam güvenceleri yok oldu. 2007’de belirginleşen bu değişim, 2010’da, 2015’te hızlandı ve 2017 Sözde Halkoylamasıyla yeni bir ivme kazandı. 2024 seçimlerinde CHP’nin birinci parti olmasıyla panikleyen İktidar, sömürüyü, baskıyı, rejimi değiştirme hızını dayanılmaz noktalara tırmandırdı.

Bu tırmanış o kadar yüksek noktalara ulaştı ki o zamana kadar bunların pek bilincinde olmayan kamuoyunun bazı kesimlerini (ve hiç kuşkusuz bütün politikacılar gibi, İktidarın içindeki bazı kişileri) de rahatsız etmeye başladı. *** Özellikle, haksız, hukuksuz ve beceriksiz bir biçimde hazırlanmış bir iddianame ile başlatılan ve kamuoyunun gözüne sokulan Ekrem İmamoğlu ve CHP davasının simgelediği adaletin yok edilmesi...

Merdan Yanardağ’ın casuslukla suçlanması ve TELE 1’e el konması, son Alican Uludağ ve İsmail Arı olayları ile simgelenen medya üzerindeki baskı...

Zaten yüksek enflasyonla artmış olan geçim sıkıntısının, Türkiye’nin 2011 yılından beri aktif olarak katıldığı Ortadoğu Savaşı koşullarında, iyice artarak bunaltıcı bir noktaya ulaşması...

Ve “Açılım” sürecinin ilerlemesiyle ortaya çıkan; Lozan, Üniter Devlet ve Cumhuriyet düşmanlarının, Türk, Kürt, Arap etnikçiliği üzerinden köpürttükleri rejim değişikliğinin yarattığı belirsizlik ve umutsuzluk...

İktidarın, kendi altını hızla oyan son dehşetengiz atılımları!

İktidarın kendisinin kendi altını oymasının bir sakıncası yok ama bu süreç içinde topluma bu denli acı çektirmesini kabul etmek olanaklı değil!

İlgili Sitenin Haberleri