Haber Detayı
Doğalgaz savaşları - Fikret BAYIR
ABD “silah sanayisi” savaş bağımlısıdır.
ABD “silah sanayisi” savaş bağımlısıdır.
Savaşlar ve gerginlikler devam ettikçe, ihracat da (!) devam eder.
Devam eden savaş ve gerginlikler ile ABD’ye “stratejik bağımlılık” da artar.
Benzer durum “doğalgaz” konusunda da geçerlidir.
Son zamanlarda meydana gelen savaşların arka planında “enerji temelli” bir mücadele hep olagelmiştir.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI Rusya-Ukrayna savaşının ana nedenlerinden biri, Avrupa devletlerinin Rus doğalgazına bağımlı hale gelmesiydi.
Başkan Biden buna açıkça karşı çıkıyor ve Rus gazını Avrupa’ya bağlayan “Kuzey Akım” boru hatlarına itiraz ediyordu.
Nitekim Şubat 2022’de, Rusya-Ukrayna savaşı başladıktan bir süre sonra, “Kuzey Akım” boru hatlarında şüpheli (!) bir patlama oldu ve doğalgaz akışı durdu.
Ardından Ukrayna, kendi topraklarından geçen Rus boru hattının beş yıllık süresi dolunca sözleşme yenilemedi ve 1 Ocak 2025’te, Rusya’nın bu hattaki doğalgaz akışı da kesildi.
Geriye yalnızca “Türk Akım” boru hattı kaldı.
Rus gazı, Türk Akım üzerinden Doğu ve Orta Avrupa’ya kısıtlı da olsa verilmeye devam ediyordu.
Bu arada, savaş nedeniyle Batı Avrupa ülkeleri Rus gazı yerine, ABD ve Katar sıvılaştırılmış doğalgazını (LNG) tercih etmeye başladılar.
ABD/İSRAİL-İRAN SAVAŞI ABD/İsrail-İran savaşında 28’inci güne gelindi.
Kısa süre önce İsrail, sözüm ona ABD’nin haberi olmadan, İran’ın Güney Pars doğalgaz tesisini vurdu.
Güney Pars alanı, küresel anlamda en büyük doğalgaz tesislerinden biridir ve bu tesis vurulunca doğalgaz arzı azalacağı için fiyatların artacağı bilinir.
Aslında Güney Pars doğalgaz alanı hedef alınınca İran’ın aynı rezervi kullanan Katar’ın doğalgaz alanına misilleme yapacağını da tahmin etmek zor değil ve beklendiği gibi İran Katar’ın gaz tesisini vurdu.
Böylece Hürmüz Boğazı kapanınca yükselmeye başlayan doğalgaz fiyatları daha da artmaya başladı.
Ancak daha da önemlisi, savaş ile birlikte Katar “güvenli bir tedarikçi” olma özelliğini kaybediyor.
ABD’NİN OYUN PLANI ABD, Ukrayna savaşıyla Rusya’dan tedarik edilen doğalgazı büyük oranda azaltmayı başarmıştı.
Şimdi İran savaşıyla Katar’ı da bir oranda devre dışı bırakıp tek ve güvenli (stratejik) tedarikçi olma konusunda zemin kazandı.
Ancak iş bununla sınırlı değil.
Geçen hafta yeni bir gelişme daha oldu ve (Zelenski’yi kim motive ettiyse) Ukrayna çeşitli noktalarda “Türk Akım” boru hattına geniş çaplı bir saldırı düzenledi.
Böylece Rusya’nın kalan son tedarik musluğu da hedef alınmış oldu.
Böylece Katar’dan sonra Rusya da oyun dışına itilmiş oldu.
Oluşan bu tablo karşısında Avrupa ülkeleri (ve elbette Türkiye), doğalgaz tedariğinde, daha yüksek fiyata rağmen ABD’ye bağımlı duruma geliyorlar.
TRUMP’IN DOĞALGAZ TEHDİDİ Avrupa Birliği’nin (AB), ABD’den ithal ettiği LNG miktarı, 2021’de 21 milyar metreküp (bmc) iken, bu oran 2025’te dört kat artarak 81 bmc oldu.
Bu durum, AB ülkelerinin 2025 yılında LNG ithalatının yüzde 57’sini ABD’den karşıladığı anlamına geliyor.
Önceki gün ABD’nin AB Büyükelçisi A.
Puzder, geçen yıl temmuz ayında Trump ve Leyen arasında kararlaştırılan anlaşmanın daha fazla oyalanmadan ve değişiklik yapılmadan uygulanmasını, aksi halde İran savaşı ile fiyatların nereye gideceğini kestiremeyeceklerini söyleyerek AB’yi adeta tehdit etti.
Anlaşma, çeşitli gümrük tarifesi sınırları ile birlikte, AB’nin 2028 yılına kadar ABD’den yaklaşık 750 milyar dolar değerinde petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) satın almasını öngörüyor.
AB ülkeleri (ve bir oranda Türkiye) Rus gazına bağımlılıktan kaçınırken yüksek riskli yeni bir jeopolitik bağımlılık ile karşı karşıya kalıyor.
ENERJİ BAĞIMLILIĞI Oluşan jeopolitik gerginlikler ve çatışmalarla, LNG/doğalgaz arzı azalırken fiyat yükseliyor ve yön değiştiriyor.
Altyapı tesisleri saldırıya uğrayan ve hasar gören Rusya ve Katar güven kaybedip riskli tedarikçi olurken ABD tek ve güvenilir “stratejik” tedarikçi olma yolunda ilerliyor.
Gelinen aşamada, Ukrayna savaşı öncesi Avrupa’nın Rusya’ya olan doğalgaz bağımlılığı bu sefer ABD’ye dönmeye başladı.
Bununla birlikte, artan doğalgaz fiyatları nedeniyle Avrupa ve Türkiye’de sanayi ve ısınma maliyetleri artıyor ve ekonomi olumsuz etkileniyor.
Bu tabloyu ABD’nin, İran savaşında kendisine destek vermeyen Avrupa ve Türkiye’yi enerji tedarik maliyetleri ve oluşan bağımlılık üzerinden bir cezalandırma olarak okuyanlar da var.
Yani savaşlar yalnızca füzeler ile yapılmıyor...
DR.
FİKRET BAYIR ZAFER PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI