Haber Detayı

Dert yandı: Rezilliğimizi görüyorlar, istemiyorlar
Gündem nefes.com.tr
26/03/2026 12:47 (1 saat önce)

Dert yandı: Rezilliğimizi görüyorlar, istemiyorlar

Çilek üreticileri artan maliyetler nedeniyle bu yıl kazanç sağlayamadıklarını belirtti. Kilosu 50-60 liraya mal olan çileği toptan olarak da bu fiyatlara sattıklarını, ancak büyükşehirlerde 200 - 300 TL'ye rafa konulduğunu söyleyen üreticiler, çocukları için de şunu ekledi: "Kazanamadığımızı, rezilliğimizi görüyorlar, bu işi yapmak istemiyorlar."

Büyükşehirlerde kilogramı 200 liradan başlayıp 450 liraya kadar çıkan çilek, serada üreticiden 50-60 lira bandında alınıyor.Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Aydın’da Atça, Sultanhisar, Köşk ve İncirliova bölgelerinde 15 bin dekar alanda yapılan çilek üretimi, bölge halkının geçim kaynakları arasında yer alıyor.Ancak artan üretim maliyetleri nedeniyle üreticiler maliyetine satış yaptıklarını belirtirken, günlük bin lira yevmiye ile çalışan tarım işçileri ise yükselen market fiyatları karşısında geçim sıkıntısı yaşadıklarını ifade ediyor.Çilek üreticiliği yapan yurttaş, maliyetlerin her geçen yıl arttığını belirterek, şunları söyledi:"Çilek kilo başına bize 50-60 liraya mal oluyor.

Naylonu, demiri, damlama sulaması, işçiliği, hepsi kilo başı bize 50-60 lira.

Ama satılan toptan da o paraya geldiği için bizim elimize kalmıyor bu sene.

Ama pazarlarda çilek pahalı, büyükşehirlerde 200 liraya çilek var. 150-200 liraya çilek var.

Biz niye kazanamıyoruz onu?Yani bizim elimize o paralar gelmiyor.

Toptan satışı 60-70 arası malına göre değişiyor.Benim şu anda iki çocuğum üniversitede, bir kızım son sınıf.

Biz bu işi yapıyoruz, ekiyoruz, dikiyoruz da bizimkiler üniversite okuduğu için işe gelmek istemiyorlar.

Üniversiteyi de bitirdin mi iş hazır değil kapıda.İşe girmiyorlar, bütün üniversiteler şu anda boş ama çiftçiliğe de gelmiyorlar artık. 'Okuduk, o kadar seneler boşuna mı çalıştık?

Biz bu işi mi yapacağız?' diyorlar.

Bizim kazanamadığımızı, rezilliğimizi görüyorlar, onlar da bu işi yapmak istemiyorlar."'NE YAPACAĞIMIZI BİLMİYORUZ'Çilek üreticisi Ercan Sarıkaya, çileğin kilogram fiyatının 50-60 lira olmasına rağmen maliyetlerin aynı seviyeye çıkması nedeniyle kâr edemediklerini belirtti.Artan mazot, naylon ve işçilik giderlerinin üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade eden Sarıkaya, geçmişte bir kilo çilekle 2-2,5 litre mazot alınabilirken artık bunun mümkün olmadığını söyledi.İhracatın olmaması ve alternatif ürün eksikliği nedeniyle her yıl umut etseler de şartların giderek kötüleştiğini dile getiren Sarıkaya şunları söyledi:"İnsanlar çoluğunu, çocuğunu, tenceresini düşünüyor.

Mutfağa gitti mi önce makarnasını, peynirini almak istiyor ama çilek ikinci planda kalıyor meyve olduğundan.

Biz şu anda memnun değiliz fiyatlardan.

Bütün maliyetler yüksek.

Naylonuymuş, gübresiymiş, ilacıymış hepsi yüksek.Mücadele ediyoruz ama ne yapacağımızı da bilmiyoruz.

Sultanhisar, Atça, Köşk, İncilova ilçeleri olmak üzere 15 bin dekarın üzerinde çilek üretme kapasitemiz var.

Dönümünden 3'er ton alınır.

Sanayi şu anda bir alım yapmıyor.

Alıma başlasalar onlar da düşük fiyat istiyorlar.Maliyetimizi kurtarmıyor.

Bütün işçinin, insanların, esnafın bütün geliri çileğe bağlı şu anda.

Bu seranın dönüm maliyeti 150 bin lira.

Dönümünden 2,5-3 ton çilek anca üretebiliyoruz. 50-60 liraya mal oluyor 1 kilo çilek.'İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMIYORUZ'İşçi bin lira para alıyor.

Aracı nakliyeci, minibüsçü alıyor 250-300 lira, 1300 lira para ödüyoruz biz.

Çok bir para değil.

İşçinin açısından onu düşünürsek markete gidecek 1 kilo et alacak 800 lira. 1 kilo peynir alacak 700-800 lira.

İşçi de haklı.İşçinin yevmiyesi işçiyi tatmin etmiyor.

Ama mecburuz, bizi de tatmin etmiyor.

Biz de çıkamıyoruz işin içinden.

Yapacak bir şey yok.

Denetimli tarım politikası, değişik ürünler aşırı dikilmeyecek şekilde, herkese yılda 3-4 çeşit ürün yetiştirecek şekilde kooperatiflerin, birliklerin çiftçiye öncü olması lazım.

Türkiye'de ön planda çiftçinin durumu kötü, her şey dışarıya bağlı.Gübre, mazot, ilaç.

İsrail'den tarım ilacı alıyoruz.

Bizim İsrail'den tarım ilacı almamız mantıklı, doğru değil.

Almanya'dan tarım ilacı alıyoruz.

Türkiye'deki üniversitelerde projeleri genişleterek, iş adamlarımız öncülük yaparak bunu kendimiz üretmek zorundayız.Kendimiz üretirsek maliyetleri düşürüyoruz.

Her şey dolarla, avroyla bağlantılı olduğu için girdilerin önüne geçemiyoruz.

Hükümetin bu konuda öncü olması lazım."'EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ'Çilek üretiminde çalışan bir işçi ise hem üreticinin hem de çalışanların para kazanamadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:"Yıllardır çilek işinde çalışıyorum.

Sıkıntılarımız var, aldığımız para çok az.

Üreten de aynı şekilde malından kâr etmiyor.

Aradaki komisyonculardan dolayı biz bir şey kazanamıyoruz.

Geçim çok zor.

Yevmiyemiz şu an bin lira oldu.

Pazara çıktığımızda en ucuz peynirin 300-400 lira bir kilosu.Yani evimize bir et alıp koyamıyoruz.

Bin lira yevmiye adı var ama çarşıya çıktığında maalesef çantamızı doldurup gelemiyoruz.

Kıt kanaat geçiniyoruz artık, yettiği kadarıyla.

Çocuk okutuyoruz.

Bizim geçim kaynağımız burada işçilik yapmak.

Herhangi bir gelirimiz yok.

Ama buradan da emeğimizin karşılığını alamıyoruz.

Hem üreten alamıyor, hem biz işçi olarak alamıyoruz.Yani aradaki insanlar kazanıyor.

Ama üreten ve emekçiler kazanamıyor.

Aradakilere bir sınır koymak lazım.

Çok kazanıyorlar.

Bayram bize zor geçti.

İstediğimiz gibi çocuklarımıza her şeyi alamadık.

Buruktu yani.

Evimize şeker almak istedik, kilosu 200 lira.

Tatlı deseniz 500 liradan başlıyor fiyatlar.

Nasıl bayramı yaşayalım?

Pazar çok pahalı.

Kazandığımız ücret her şeye yetmiyor."

İlgili Sitenin Haberleri