Haber Detayı
Artankara kapılarını ziyarete açtı
12’incisi düzenlenen ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı, kapılarını açtı. 29 Mart Pazar akşamına kadar ATO Congresium’da ziyaret edilebilecek fuarda 100’ün üzerinde galeri, müze ve eğitim kurumundan bin 500’ün üzerinde sanatçının çalışmaları yer alıyor.
HAŞİM KILIÇ / NEFESAnkara’nın en önemli sanat fuarı olan ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı, bu yıl 12’inci kez kapılarını sanatseverlere açtı.
Fuarda Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya gibi farklı şehirlerden galeri ve sanatçıların yanı sıra Rusya, Azerbaycan, Meksika, Kolombiya, Güney Kore, Çin, Almanya gibi dünyanın dört bir yanından da sanatçılar katıldı. 29 Mart Pazar akşamına kadar ATO Congresium’da ziyaret edilebilecek fuarda 100’ün üzerinde galeri, müze ve eğitim kurumundan bin 500’ün üzerinde sanatçının çalışmaları yer alıyor.Fuarın açılışında Sanatçı Onur Ödülü Aydın Ayan’a, Sanata Katkı Ödülü Celal Binzet’e ve Kurum Onur Ödülü Koç Üniversitesi Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM)’a verildi.Açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Ankara’nın son yıllarda kültür ve sanat alanında ortaya koyduğu güçlü vizyonlarla birlikte sanatın üretildiği, paylaşıldığı ve çoğaldığı bir merkez haline geldiğini söyledi.ATATÜRK YAPTIKLARIYLA BİR KÜLTÜR İNSANIAçılışa katılan usta sanatçı Tamer Levent, Ankara'nın Türkiye'nin sanat kültürü hayatında çok önemli bir yeri olduğunu söyledi.
Levent, “Çünkü Ankara'da cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte sanat kültürü gündeme geldi.
Cumhuriyetin kurulması, bir sanat eserinin ayrıntılarıyla yapılması gibidir.
Ve bu ayrıntılarda hata kabul etmek söz konusu değil.
Cumhuriyet kurulduğunda Atatürk'ün kurduğu yapılanmaların hepsini bir eserin yaratılışındaki bütünlük olarak görmemiz gerekir.
Atatürk, yaşam süreci boyunca yaptıklarıyla bir kültür insanı.
Ve o zamanki anayasaya baktığınız zaman ne diyor?
Cumhuriyet'in temeli kültürdür diyor.
Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuştur.” ifadelerini kullandı.EN ESKİ TEKSTİL ÜLKESİ TÜRKİYEFuar kapsamında moda, sanat ve kültürel iletişim konulu panele katılan modacı Arzu Kaprol, sürdürülebilirliğin tekstil sektöründe de önemli olduğunu belirtti.
Kaprol, Anadolu’nun sürdürülebilirlik kavramını çok iyi bildiğini ifade etti.
Bilinen en eski tekstil ülkesinin Türkiye olduğunu anlatan Kaprol, şunları söyledi: “Anadolu tekstilin dünyada bilinen en eski kaynağı.
Şu an dünyada bildiğimiz en eski kumaş Çatalhöyük’te milattan önce 5500 yılına ait bir kumaş parçası.
Bu bize şunu söyleme hakkı veriyor.
Dünyada bilinen en eski tekstil ülkesi Türkiye'dir.
Bunu söyleyebildiğimiz bir yerde Türk tekstil kültürünü, tekstil çiftçisini, tekstil ve moda zanaatını doğal olarak sahiplenebiliriz.
Bunu şu anda dünyada belki lider ülke olarak anlatamıyoruz.
Belki dünyadaki o hakim markalar gibi sahip olduğumuz bir markamız çok fazla yok.
Ama bunu giyilebilir teknolojilerin tekstille birleştiği bir yerde geleceğe dair yeni bir bakış açısı ve yeni bir kültür kodu olarak anlatmak çok mümkün.”SANATIN ÖZGÜNLÜĞÜ TÜKETİCİ BAKIŞLA ELE ALINMAMALIÇankaya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı, eski milletvekili Zeynep Karahan Uslu da sanatçının en önemli özelliğinin özgün olmaları ve eleştiri getirebilmeleri olduğunu belirtti.
Uslu, “İşte bu bağımsızlığa ve özgürlüğe son derece ihtiyaç duyan sanatçı duruşunun büyük firmalar, markalar tarafından tüketici bir bakışla ele alınmaması gerekir.
Sanatsal özgürlük ve özgürlüğün korunması da hepimiz adına ve markalar adına da ortak geleceğimiz için bir büyük sorumluluk alanı olarak karşımızda durmaktadır.” diye konuştu.