Haber Detayı

Kaplan-Kuneralp cephesi
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
26/03/2026 04:00 (3 saat önce)

Kaplan-Kuneralp cephesi

İlginç zamanlardan geçiyoruz; “siyasal İslamcı” Yusuf Kaplan ile “liberal seküler” Büyükelçi Selim Kuneralp’ı aynı cephede birleştiren zamanlardan...

İlginç zamanlardan geçiyoruz; “siyasal İslamcı” Yusuf Kaplan ile “liberal seküler” Büyükelçi Selim Kuneralp’ı aynı cephede birleştiren zamanlardan...

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı, bu iki ismi ve benzerlerini aynı cephede buluşturdu.

İkisi de İran’a karşı.

Siyasal İslamcı Kaplan Şii karşıtı olduğu için, liberal seküler Kuneralp Batıcı olduğu için İran’a karşılar.

TUNA’DAN KAPLAN’A İTİRAZ Kaplan , 12 gün savaşında da aynı tutumu almıştı.

Kaplan ve benzerleri, Sünnicilik yaptıklarından İran’ın füzelerini soba borusu ilan etmişlerdi, İsrail’e değil İran’a düşen füzelere sevinmişlerdi.

Kaplan Yeni Şafak ’taki köşesinde şöyle yazdı: “Batılıların korkulu rüyası ehli sünnettir, Şia değil.

Ehli sünnet, İslamın özü, özsuyudur.

Şiilik dahil, ehli sünnetin dışındaki bütün oluşumlar, icattır, bidattır, sonradan zuhur etmiş oluşumlardır.” Devamında da Batı’nın “Türkiye’yi laiklikle mankurtlaştırdığını” ileri sürdü Kaplan.

Kaplan ’a itirazlardan biri Sabah yazarı Salih Tuna ’dan geldi: “Uzmanlık alanın olmayan konulara neden bu denli iddialı giriyorsun Yusuf Bey kardeşim.

Hem kendini meczuplaştırıyorsun hem de hepimizin mensubu olduğu ehli sünnete zarar veriyorsun.

Lütfen yapma artık, toparla kendini, kendi itibarını da iptizale uğratıyorsun.

Yazık değil mi?” KUNERALP ATATÜRKÇÜLERDEN RAHATSIZ Kuneralp ise İran karşıtlığını şöyle sergiledi: “Atatürkçü olduklarını iddia edenlerin molla sevgisini anlamakta güçlük çekiyorum.

Rıza Şah Pehlevi ve oğlu Muhammed Rıza Atatürk’ün çizgisinden giderek mollaları siyasetten çıkarmak, kadın-erkek eşitliğini sağlamak gibi reformlara imza attılar.

Tabii ki özellikle Muhammed Rıza’nın hataları oldu ve bedelini devrimle ödedi.

Ancak yapılan reformları tersine çevirip bir istibdat rejimi getiren bu sözde din adamları Atatürkçü geçinenlerin desteğine neden sahip?

Tek neden ilkel bir Batı düşmanlığı sanırım.

O da yeterli olmamalıydı.” Kuneralp ’ın sosyal medyadaki bu mesajına şu yanıtı verdim: “Selim Kuneralp, meselenin molla sevgisi olmadığını bilmiyor değil elbette.

Ama ABD-İsrail saldırısına karşı çıkanları mollacı diye yaftalayarak tipik bir Atlantikçi diplomat kurnazlığı sergiliyor.

Atatürkçüler molla sevdiği için değil, emperyalist ABD’nin bölge hesaplarını sizlerden daha iyi okuyabildikleri için İran’ı destekliyorlar!

Solcular antiemperyalist olduğu için İran’ı destekliyorlar!

Ve evet, ABD Selim Kuneralp’a karşı çıksa, Selim Kuneralp’ı da destekleriz.” İSRAİL’İN LİSTESİNDEKİ ALTI ÜLKE Tutturmuşlar bir molla rejimi diye.

Oysa mesele rejim değil, ABD’nin çıkarı.

Kuneralp, molla rejimi yokken ABD ve İngiltere’nin İran Başbakanı Musaddık’ı petrolü millileştirdiği için darbeyle yıktığını bilmez mi?

ABD’nin pek anlaştığı Körfez ülkelerindeki krallılar, emirlikler, İran’daki molla rejiminden daha mı demokratik?

Daha da önemlisi, mesele teokrasiyse, İsrail İran’dan geri kalıyor mu?

İsrail anayasasını dine dayandırıyor, dış poltiikasını dine dayandırıyor.

Açık açık “Şuralar Tanrı’nın bize vaat ettiği topraklardır, alacağız” demiyor mu İsrailli yetkililer?

Vaat edilmiş topraklar hangi ülkelerde?

Ürdün’de, Suudi Arabistan’da, Lübnan’da, Suriye’de, Irak’ta ve Türkiye’de...

İsrailli yetkililer açık açık “hakları” olan buralardaki topraklarını sıra sıra alacaklarını söylüyorlar. (Ve İsrail pratikte Akdeniz’den Körfez’e, Türkiye’nin ticaret yollarını da kesmeye çalışıyor.) Bakınız meselenin sadece bu yanı bile Türkiye’nin bir bütün olarak İran’ın yanında olmasını gerektirir.

Çünkü İran ABD-İsrail saldırısına karşı kendi topraklarını savunurken İsrail’in sonraki hedef listesinde bulunan bu altı ülkenin de fiilen topraklarını savunmaktadır aslında.

ABD’NİN ASIL MARİFETİ Kaplan-Kuneralp ve benzeri cepheler, geride kalan 35 yılda Afganistan’da, Irak’ta, Libya’da, Suriye’de, İran’da farklı gerekçelerle de olsa ABD’nin arkasında hizalandılar.

Emperyalist ABD’nin asıl marifeti de budur işte: Benzemezleri bile kendi çıkarı için yan yana getirebiliyor!

İlgili Sitenin Haberleri