Haber Detayı

Nevruz’da terör örgütü faillerinin posterleri açıldı: Fesih söylemi çöktü
Türkiye cumhuriyet.com.tr
26/03/2026 04:00 (1 saat önce)

Nevruz’da terör örgütü faillerinin posterleri açıldı: Fesih söylemi çöktü

Nevruz operasyonlarında 209 kişi gözaltına alındı. İktidarın fesih söylemiyle sahadaki uygulamalar arasındaki fark eleştirilirken, 'Devletin ciddiyeti zedeleniyor' tepkisi geldi.

PKK’nın kendini feshettiğine yönelik iddialar iktidar cephesinden sık sık dile getirilirken, sahadaki uygulamalar bu söylemle çelişen bir tablo ortaya koyuyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “örgütün kendini feshettiği” yönündeki açıklamalarıyla siyasi zeminde yeni bir süreç tartışması yürütülürken, Nevruz kutlamalarında yaşanan gözaltılar dikkat çekti.

Kutlamalarda, TUSAŞ saldırısının faillerine ait posterlerin açılması da tartışmaları derinleştirirken, terör propagandası suçlamasıyla operasyonlar genişledi.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı, “Türkiye’nin ihtiyacı; adı konulmamış, sınırları belirsiz süreçler değil, hukuk zemininde yürütülen, şeffaf ve kararlı bir terörle mücadele politikasıdır.

Devletin ciddiyeti, söylem ile uygulama arasındaki uyumla ölçülür.

Bugün bu uyum ciddi şekilde zedelenmiştir.

Bu nedenle soruyoruz: Ortada gerçekten sona ermiş bir örgüt mü vardır, yoksa hâlâ suç işleyen, propaganda yapan bir yapı mı söz konusudur?

İktidar bu soruya net cevap vermek ve bu çelişkili süreci derhal sonlandırmak zorundadır” Yeni açılım süreci tartışmalarının gölgesinde gercekleşen Nevruz Bayramı kutlamaları, eş zamanlı operasyonlar ve gözaltıları beraberinde getirdi.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Nevruz kutlamalarına yönelik operasyonların genişletildiğini duyurdu. 24–25 Mart 2026 tarihlerinde İstanbul, İzmir, Manisa, Siirt ve Bitlis’te düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 27 kişinin daha gözaltına alınmasıyla toplam sayı 209’a ulaştı.

EGM açıklamasında, şüphelilerin Nevruz etkinliklerinde örgüt propagandası içeren pankart ve görseller kullandığı, slogan attığı ve marş söylediğinin tespit edildiği belirtildi.

Gözaltıların “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” ve “örgüt propagandası” suçlamaları kapsamında gerçekleştirildiği vurgulandı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de EGM’nin paylaşımını alıntı yaparak, şunları kaydetti: “Nevruz; bu topraklarda asırlardır birlik, beraberlik ve kardeşliğin en güçlü simgelerinden biridir.

Ancak bu ortak değerlerimizi istismar ederek provokasyon peşinde koşanlara asla müsaade etmiyoruz.

Nevruz etkinlikleri kapsamında; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet eden ve huzurumuzu hedef alan propaganda faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 209 kişi, kahraman polislerimiz tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştır.” BİR YANDA ‘FESİH’ SÖYLEMİ, DİĞER YANDA ‘TERÖR PROPAGANDASI’ Nevruz kutlamalarında ayrıca TUSAŞ saldırısının faillerine ait posterlerin açılması da tartışmaları derinleştirdi.

Yaşanan bu gelişmeler, iktidarın son dönemde sıkça dile getirdiği “terör örgütünün kendini feshettiği” yönündeki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir çelişkiyi ortaya koydu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “örgütün kendini feshettiği” yönündeki ifadeleriyle siyasi zeminde yeni bir süreç tartışması yürütülürken, sahadaki gözaltılar ve operasyonlar bu söylemle örtüşmeyen bir tabloyu gözler önüne serdi.

Bir yanda “fesih” ve silah bırakma söylemi öne çıkarılırken, diğer yanda Nevruz alanlarında terör propagandası iddiasıyla gözaltıların yapılması ve örgüt sembollerinin açılması, sürecin inandırıcılığına ilişkin soru işaretlerini artırdı. ‘İKTİDARIN SÖYLEMİ İLE SAHADAKİ GERÇEKLİK UYUŞMUYOR’ İYİ Parti İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı, ortaya çıkan tabloya ilişkin yaptığı değerlendirmede, terörle mücadelede yürütülen operasyonların gerekliliğini vurgularken, iktidarın söylemleri ile sahadaki uygulamalar arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

Paçacı, “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve terörle mücadele, devletin en temel ve vazgeçilmez görevlerinden biridir.

Bu kapsamda suç teşkil eden fiillerin tespit edilmesi, terör örgütü propagandası yapılması halinde gerekli adli işlemlerin derhal başlatılması ve gözaltıların yapılması son derece doğrudur, olması gerekendir.

Hiçbir şekilde suç ve suçluyla mücadelede tereddüt gösterilemez” dedi.

Ancak asıl sorunun iktidarın kendi söylemleri ile sahadaki gerçeklik arasındaki uyumsuzluk olduğunu vurgulayan Paçacı, şunları kaydetti: “Uzun süredir kamuoyuna, terör örgütünün kendisini feshettiği, silah bıraktığı yönünde açıklamalar yapılmaktadır.

Bu söylem, devletin en üst düzey siyasi aktörleri tarafından dile getirilmekte ve yeni bir sürecin varlığı ima edilmektedir.

Fakat aynı günlerde, aynı ülkede, Nevruz etkinliklerinde terör örgütü propagandası yapıldığı gerekçesiyle yüzlerce kişi hakkında işlem yapılmakta, gözaltılar gerçekleştirilmektedir.” ‘ÖRGÜTÜN VARLIĞINI SÜRDÜRDÜĞÜNÜ GÖSTERMİYOR MU?’ Paçacı, hukuki açıdan ortaya çıkan çelişkiye “Burada sorulması gereken son derece açık ve hukuki bir sorudur: Eğer ortada feshedilmiş bir terör örgütü varsa, hangi örgütün propagandası yapılmaktadır?

Eğer propaganda suçu oluşuyorsa, bu durum örgütün fiilen varlığını sürdürdüğünü göstermiyor mu?” sözleriyle dikkat çekti. ‘SÜREÇTEN CESARET ALIYORLAR’ Nevruz alanlarında açılan posterler ve atılan sloganlara da değinen Paçacı, “Nevruz alanlarında terör eylemleriyle ilişkilendirilen kişilerin posterlerinin açılması ve örgüt lehine sloganların atılması, bazı kesimlerin bu süreçten cesaret aldığını açıkça göstermektedir.

Devletin ‘fesih’ söylemiyle oluşturduğu bu gri alan, sahada hukuka aykırı eylemlerin meşrulaştırılmasına zemin hazırlamaktadır” ifadelerini kullandı.

BAKANIN SÖZLERİNE ‘DEVLET DİLİ’ TEPKİSİ İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin EGM paylaşımını alıntılayarak yaptığı açıklamada “örgüt propagandası” ifadesini kullanmasını da eleştiren Paçacı, “Devletin terörle mücadelesinde kullanılan dil, en az uygulamalar kadar önemlidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi söyleminde ‘örgüt’ ifadesinin terör nitelemesinden ayrıştırılması, kabul edilebilir bir durum değildir.

Bu tür ifadeler, devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz ve mücadelede kavramsal bulanıklık yaratır” diye konuştu. ‘YA VARDIR YA YOKTUR’ Terörle mücadelede netlik vurgusu yapan Paçacı, “Terörle mücadelede en temel ilke nettir: Ya bir örgüt vardır ve onunla mücadele edilir ya da yoktur.

Bu iki durum aynı anda geçerli olamaz.

Bu nedenle iktidarın, kamuoyunu yanıltan ve sahadaki gerçeklikle örtüşmeyen bu çelişkili söylemlerine son vermesi gerekmektedir” İktidara çağrıda bulunan Paçacı, “Türkiye’nin ihtiyacı; adı konulmamış, sınırları belirsiz süreçler değil, hukuk zemininde yürütülen, şeffaf ve kararlı bir terörle mücadele politikasıdır.

Devletin ciddiyeti, söylem ile uygulama arasındaki uyumla ölçülür.

Bugün bu uyum ciddi şekilde zedelenmiştir.

Bu nedenle soruyoruz: Ortada gerçekten sona ermiş bir örgüt mü vardır, yoksa hâlâ suç işleyen, propaganda yapan bir yapı mı söz konusudur?

İktidar bu soruya net cevap vermek ve bu çelişkili süreci derhal sonlandırmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri