Haber Detayı

Bu fotoğraf neden 800 bin kişinin ilgisini çekti... Aziz Nesin anlatsın: Kurdun Pençesi... Mehmet Akif ve Ali Şeriati nerede buluştu
Güncel odatv.com
19/03/2026 08:53 (1 saat önce)

Bu fotoğraf neden 800 bin kişinin ilgisini çekti... Aziz Nesin anlatsın: Kurdun Pençesi... Mehmet Akif ve Ali Şeriati nerede buluştu

Anadolu Gençlik Derneği Bursa Komisyonu’nun sosyal medya hesabı önceki gün bir fotoğraf paylaştı. Bir öğrenci evinde, ellerinde kitap bulunan sekiz kişinin sohbet anını gösteren fotoğraf 800 bin kişinin ilgisini çekti. Peki bunun sebebi neydi, gençler hangi kitabı okuyordu? Yakından bakalım...

Anadolu Gençlik Derneği Bursa Üniversitesi Komisyonu’nun sosyal medya hesabı dün akşam bir öğrenci evinde, ellerinde kitap bulunan sekiz kişinin sohbet anını şu cümleyle paylaştı: “Ali Şeriati'den İnsanın Dört Zindanı kitabının kitap tahlilini gerçekleştirdik.” İslamcı gençlerin bahsettiğimiz sosyal medya hesabını sadece bin kişi takip etmesine rağmen bu mesaj, yazıyı kaleme aldığımız sırada 800 bin kişi tarafından görüntülenmişti.

Paylaşımın yorumlar bölümü, mezhepçi güdülerle yapılan, karşılıklı suçlamaları incelemek bakımından, tam bir laboratuvar niteliğinde.

Fakat yerel bir mesajın bu kadar yaygınlaşmasının başka bir nedeni var; Sekiz gencin elinde tuttuğu kitabın yazarı Ali Şeriati… Ali Şeriati’nin devrimci fikirleri, özgünlüğü ve dini yorumları üzerine çok sayıda inceleme yapıldı.

Kitapları Türkçeye de çevrildi.

Şeriati, anti-emperyalist tavır alan dar muhafazakar entelektüel kesimin, elli yılı aşkın zamandır okuyup önerdiği bir isimdi fakat son yıllarda unutulmuştu.

Hatta ülkesi İran’da bile gözlerden kaçırılan bir yazardı.

Peki nasıl oldu da Ali Şeriati yirmili yaşlarda gençlerin yeniden okumaya başladığı bir isim haline geldi?

Az takipçili bir hesap bile, Ali Şeriati’yle ilgili yaptığı bir paylaşımla, İslamcı gençlerin düşünsel dünyasında dalgalanmalara yol açabildi.

ABD ve İsrail’in önce Filistin’e, sonra Hizbullah’a ve daha sonra İran’a yönelik acımasız saldırısı İslamcılarda ‘yeni’ arayışını tetikledi.

Bu arayışın öncesini şöyle tarif edebiliriz: Aziz Nesin’in ünlü hikayesidir; Koyunlar yaklaşan hayvana bakıp şüpheye düşer: "Yok canım, kurt değildir..." diyerek otlamaya devam eder.

Kurt göründüğünde "Kurt değildir inşallah...

Başka yer kalmadı da burasını mı buldu gelecek?

Gözlerimiz iyi seçmiyor, çalıların gölgesini kurt sandık." diye düşünürler.Kurt iyice yaklaştığında "Şu karşımda gördüğüm yaratık kurt değildir inşallah...

Canım, ne diye kurt olsun?

Belki devedir, belki fildir, belki de başka bir şeydir.

Biz de her şeyi kurt görmeye başladık." diye kendilerini rahatlatırlar.Kurt diplerine geldiğinde: "Biliyoruz, bu gelen kurt değil, evet kurt değil ama biz şuradan azıcık uzaklaşsak iyi olur..." derler ve kaçmaya çalışırlar.En sonunda kurt yetişip pençesini attığında "Biliyoruz bu kurt değil, bu pençe de değil, el şakasını hiç sevmeyiz!" derler… Kurt tek tek saldırdı: Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Filistin, Lübnan, İran… Öncesinde demokrasi söyleminin büyüsüne kapılarak ‘Kurt değil o’ diyenler daha sonra ‘diktatörleri yiyor, bana yarar’ pragmatizmine yöneldi.

Şu anda da ‘Kurt hepimizi yiyecek söylemi’ öne çıkmaya başladı.

İşte Şeriati tam bu sırada yeniden keşfedilmeye başlandı.(Fotoğraftan hareketle görüşlerimizi aktarmaya çalıştığımız için yanlış anlaşılmasın: İslamcı yapılar içinde Necmettin Erbakan takipçileri emperyalist/siyonist saldırganlığa karşı hep öncü rol oynadı.) İslamcı entelektüellerde başlayan sorgulamanın tabana indiği bir süreci yaşıyoruz.

Emperyalizm güdümündeki tutucu İslamcı anlayış ağır darbeler alıyor.

ABD ve İsrail saldırıları karşısında, İslam dünyasının açmazlarını ve yetersizliklerini sorgulayanlar ve emperyalist merkezlerin bilim ve teknolojideki üstünlüğü karşısında çaresizlik duygusuna sürüklenenler bir yola girmiş bulunuyor; Sistemi sorgulamak Ali Şeriati, emperyalist/siyonist zorbalığa karşı çıkmakla yetinmeyen bireysel kar sisteminin yani kapitalizmin de üstüne yürüyen bir düşünürdü...

Dolayısıyla sistemi sorgulamaya başlayanlar Ali Şeriati’yle buluşuyor…Ali Şeriati'nin yıllar önce "Firavun ve Karun" cephesi olarak kodladığı küresel sömürü güçleri eskiden maskeyle geziyordu. ‘Kurt değildir o’ dedirten siyasal tuzaklar vardı.

Hatta tam bağımsızlıkçı / sosyalist / kamucu güçlere karşı ‘Kurtla işbirliği’ meşru görülüyordu.

Antikomünist söylemlerle ‘emperyalizmin neferi’ haline getirilenlerin ve teolojik tartışmaların içinde debelenenlerin, kurt pençesiyle tanıştığı noktada Ali Şeriati tekrar keşfediliyor… Büyük yıkımların yaşandığı kriz dönemlerinde toplumların bilinçaltı, kendisini en keskin haliyle edebi isimler üzerinden dışa vuruyor.Sosyal medya kullanıcılarının, Şeriati’nin Çöle İniş (Kevir) adlı eserinden alınan vurucu cümleleri şu sıralar sık sık paylaşması füzelerin şehirleri yıktığı ve çocukların katledildiği bir süreçte ruhsal isyanın göstergesidir.

Bu duruş yerli kökenlerle de bağ kurmaya yöneliyor.

Ali Şeriati'yle Mehmet Akif Ersoy arasında benzerlik kurma çabasının bugün daha çok göz önüne gelmesi ‘Kurta karşı bir kader birliği’ mesajı aynı zamanda.

Ali Şeriati, soyut ilahi söylemlerden çıkıp somut mücadele alanına intikal sürecinin de simgesi oluyor.

Demek ki bugün Ali Şeriati okumak dünden farklı olarak entelektüel bir açılım değil ‘Firavunlara karşı başkaldırı’ heyecanıyla yapılan bir eylem haline geliyor...Mustafa İlker YücelOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri