Haber Detayı
İlber Ortaylı 'görmeden ölmeyin' demişti! İşte merak edilen o şehir listesi
Türkiye’nin hafızasında derin iz bırakan Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatının ardından, gençlere sık sık tavsiye ettiği şehirler ve tarih rotaları bir kez daha gündeme geldi.
İlber Ortaylı’nın vefat haberi Türkiye’de büyük üzüntü yarattı.
Tarih, kültür ve medeniyet üzerine yaptığı çalışmalarla geniş bir okur ve izleyici kitlesine ulaşan usta isim, yalnızca akademik yönüyle değil, gençlere verdiği hayat tavsiyeleriyle de hafızalara kazındı.Özellikle 'çok okumak kadar çok gezmek de gerekir' anlayışını her fırsatta dile getiren Ortaylı, dünyayı tanımanın insanı olgunlaştırdığını savunuyordu.
Bu nedenle onun yıllar boyunca önerdiği şehirler ve kültür rotaları, bugün yeniden dikkat çekiyor.Prof.
Dr.
İlber Ortaylı’ya göre insanın yalnızca kitaplarla değil, yaşadığı ve gördüğü coğrafyalarla da gelişmesi gerekiyordu.
Ona göre seyahat etmek, farklı toplumları yerinde görmek, mimariyi, kültürü ve gündelik hayatı tanımak; bireyin hem düşünce dünyasını hem de meslek seçimine bakışını değiştiriyordu.
Ortaylı, özellikle genç yaşlarda yapılan yolculukların insanı daha bilinçli hale getirdiğini vurguluyor, not tutmayı, gözlem yapmayı ve yerinde öğrenmeyi hayatın önemli parçaları arasında gösteriyordu.GENÇLERE MUTLAKA GÖRÜN DEDİĞİ 3 ŞEHİR İlber Ortaylı’nın özellikle altını çizdiği şehirlerin başında İstanbul geliyordu.
Usta tarihçiye göre gençlerin önemli bir bölümü yaşadıkları ya da sık gördükleri bu şehri aslında yeterince tanımıyordu.
Ortaylı, İstanbul’u alışveriş merkezleriyle değil, sur içi, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı ve Süleymaniye Camii gibi tarihi yapılarıyla anlamak gerektiğini söylüyordu.Ona göre İstanbul, yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda geçmişi bugüne taşıyan büyük bir medeniyet alanıydı.İkinci sırada ise Roma vardı.
Ortaylı, Roma’nın ancak yürünerek anlaşılabileceğini savunuyordu.
Bu kadim şehrin sokaklarını, tepelerini, sur içini ve sur dışını adım adım gezmenin; tarih bilgisini çok daha canlı hale getirdiğini düşünüyordu.
Üçüncü önemli durak ise Sankt Petersburg idi.
Ortaylı’ya göre bu şehir, doğu ile batı arasında kurulan tarihsel ilişkinin anlaşılması açısından son derece kıymetliydi.
Ermitaj, Ruski Müzesi ve Zooloji Müzesi gibi merkezler de onun gözünde sadece gezi noktası değil, kültürel hafızanın canlı parçalarıydı.İlber Ortaylı, yalnızca Avrupa şehirlerini değil, doğu medeniyetinin güçlü merkezlerini de mutlaka görülmesi gereken yerler arasında sayıyordu.
Bu noktada özellikle İsfahan ve Kahire öne çıkıyordu.
Ortaylı’ya göre bu şehirler, tarihi mirasını büyük ölçüde koruyan ve geçmişine saygı duyan toplumların izlerini taşıyordu.
Bu yüzden İsfahan ve Kahire, yalnızca mimarileriyle değil, medeniyet hafızasını bugüne taşıyan atmosferleriyle de dikkat çekiyordu.Onun bu şehirleri önermesi, Türkiye’nin tarihsel konumuna dair bakışıyla da bağlantılıydı.
ANADOLU İÇİN İŞARET ETTİĞİ TARİH ROTALARI İlber Ortaylı’nın dikkat çektiği bir diğer önemli başlık ise Türkiye içindeki tarih rotalarıydı.
Ona göre Anadolu başlı başına bir açık hava müzesi niteliği taşıyordu.
Bu yüzden ilk olarak Söke Havzası’ndaki Efes, Didim, Milet ve Priene gibi merkezlerin görülmesi gerektiğini ifade ediyordu.
Ardından Bergama ve çevresi, tarih meraklıları için mutlaka keşfedilmesi gereken alanlar arasında yer alıyordu.