Haber Detayı

Vatandaşlık temel geliri mi, sadaka mı?
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
16/03/2026 04:00 (2 saat önce)

Vatandaşlık temel geliri mi, sadaka mı?

Finlandiya 2017-2018 yıllarında iki bin işsize aylık 560 Avro verdi. İş bulsalar bile kesilmeyen bir ödeme. Sonuç şaşırtıcı oldu. İnsanlar çalışmayı bırakmadı ama daha az stresli, daha güvenceli yaşadılar.

Düşünün bir...

Bir sabah uyanıyorsunuz ve banka hesabınıza para yatmış.

Devletten, koşulsuz...

İş bulup bulmadığınız sorulmuyor, geliriniz araştırılmıyor, neden hak ettiğinizi kanıtlamanız gerekmiyor.

Sadece bu ülkenin yurttaşı olmanız yeterli.

Kulağa ütopik gelebilir.

Ama bugün dünyada buna “vatandaşlık geliri” ya da “evrensel temel gelir” deniyor ve artık yalnızca sosyal politika tartışmalarının değil, teknoloji devlerinin, ekonomistlerin ve siyasetçilerin de gündeminde.

Dünya hızla değişiyor, robotlar üretime giriyor, yapay zekâ hızla yayılıyor, platform ekonomisi büyüyor.

İş var ama güvenceleri yok.

İnsanlar çalışıyor ama yoksulluktan kurtulamıyor.

Bu yeni dünyayı anlatmak için ekonomist Guy Standing yıllar önce yeni bir kavram ortaya atmıştı: Prekarya.

Yani “güvencesizler sınıfı”.

Ne tam işçi sınıfı ne de orta sınıf.

Geçici işlerde çalışan, yarın ne olacağını bilmeyen milyonlar...

Çok uzağa değil, Türkiye’ye bakın.

Resmi işsizlik verilerinin yakalayamadığı koca bir alan var.

Geniş tanımlı işsizlik yaklaşık yüzde 30.

Kayıt dışı çalışanlar, yarı zamanlı işler, asgari ücretle geçinemeyenler...

Bir de görünmeyen emek var.

Ev içi emeğiyle hayatı döndüren ama sosyal güvenlik sisteminde adı bile geçmeyen milyonlarca kadın...

Yani güvencesizlerin sayısı hızla artıyor.

Vatandaşlık geliri tartışması tam da bu noktadan doğuyor.

Dünya artık bu fikri yalnızca teoride konuşmuyor.

Finlandiya 2017-2018 yıllarında iki bin işsize aylık 560 Avro verdi.

İş bulsalar bile kesilmeyen bir ödeme.

Sonuç şaşırtıcı oldu.

İnsanlar çalışmayı bırakmadı ama daha az stresli, daha güvenceli yaşadılar.

Kenya’da yapılan uzun süreli deneylerde ise nakit alan köylerde küçük işletmeler büyüdü, çocukların okula devam oranı arttı.

Alaska’da ise 1982’den beri petrol gelirlerinden her yıl vatandaşlara pay dağıtılıyor.

Ve kimse bu uygulamayı kaldırmaya cesaret edemiyor.

SINIF MÜCADELESİ SÜRECEK Vatandaşlık gelirinin fikri savunucuları ise çok farklı saflarda yer alıyor.

Önerinin en yüksek sesli savunucuları arasında dünyayı değiştiren teknoloji dünyasının isimleri var.

Tesla ve SpaceX’in sahibi Elon Musk , OpenAI kurucusu Sam Altman açıkça söylüyor: “Yapay zekâ milyonlarca işi ortadan kaldıracak.

Toplumun bunu kaldırabilmesi için bir tür temel gelire ihtiyaç olacak.” Bu öneriyi tartışan sosyal politika düşünürleri için sorun başka.

Guy Standing gibi isimlere göre konu ekonominin istikrarı değil, insan onuru.

İnsanların yalnızca çalıştıkları zaman değil, insan oldukları için de bir güvenceye sahip olması gerekiyor.

Sol içinde ise tartışma başka boyutta yürüyor.

Bir kesim bu politikanın sosyal devletin yerini almasından, “Herkese para verildi” denerek sağlık, eğitim ve emeklilik sistemlerinin tasfiye edilmesinden endişeli.

Marksistlere göre ise sorun daha köklü: “Nakit dağıtmak üretim ilişkilerini değiştirmez, sınıf mücadelesinin yerini alamaz.

Güç hâlâ sermayenin elindedir.” Bu uyarılar hafife alınacak gibi değil.

Türkiye’de ise tartışma farklı bir yolda ilerliyor.

İktidar bir süredir “vatandaşlık maaşı” dediği gelir tamamlayıcı hane destek sistemi üzerinde çalışıyor. 2027’de açıklanması beklenen modele göre bölgesel ortalama gelirin altında kalan ailelere kira, gıda ve enerji gibi temel ihtiyaçlar için yaklaşık 5 bin lira destek verilmesi konuşuluyor.

TÜRKİYE’DE SİYASET ARACI Ama bu evrensel bir vatandaşlık geliri değil.

Bu yeni bir sosyal yardım programı.

Aradaki fark büyük.

Birinde devlet vatandaşına “Sen bu toplumun eşit üyesisin” diyor.

Diğerinde ise “Yardıma muhtaçsan destek alırsın”.

Türkiye’de açlık sınırı 32 bin lirayı, yoksulluk sınırı 100 bin lirayı aşmış durumda.

Emekli maaşları insanca yaşamaya yetmiyor.

Asgari ücret açlık sınırının altında.

Böyle bir tabloda sorulması gereken soru aslında çok basit: Devlet vatandaşına yaşama güvencesi mi verecek, yoksa yoksulluğu yönetmenin yeni bir yöntemini mi bulacak?

Sorun yurttaşlık hakkı ile sadaka arasındaki o ince ama belirleyici çizgide.

İlgili Sitenin Haberleri