Haber Detayı
Trump Hark Adası için o çılgınlığı yapar mı
İddia: 2500 ABD askeri Hürmüz Boğazı’na doğru geliyor.
Gerçek: Hark Adası, İran petrolünün yüzde 90’ının dünyaya verildiği terminallere sahip.
Tankerlerin yanaşabileceği derin sular hem yanaşma hem depolama hem de navlun kolaylığı sağlar.
ABD, İran’ın en önemli petrol dağıtım merkezi olan Hark Adası’ndaki askeri tesisleri vurdu.
Adayı savunulamaz hale getirdi.İddia: İran ABD’yi sıkıştırmak için Hürmüz Boğazı’na mayın döşedi.Gerçek: İran’ın boğazı kapatmaya devam etmesi halinde Trump adadaki petrol altyapısını vuracağını söyledi.Bütün bunları toplayınca ortaya çıkan korkunç soru şu:-Trump gibi ne yapacağı belli olmayan “çılgın bir adam” 2500 askerin katılımıyla İran’ın petrol merkezi Hark Adası’nı işgal eder mi?Ve karşıdaki çılgınlık:-Trump’ın Hark Adası’ndaki petrol altyapısını vurma tehdidine karşılık İran Devrim Muhafızları, ABD’nin böyle bir saldırısına karşılık olarak bölgedeki ABD varlıklarını “kül yığınına” çevirmekle tehdit etti.KORKACAĞIMIZ ANSoru şu: İran bölgedeki Amerikan varlıklarını kül yığınına nasıl çevirebilir?Umarım küçük de olsa nükleer çılgınlıkların eşiğinde değilizdir.Biliyoruz ki;Trump’ın çılgınlığı kadar,Tahran’da da liderlerini, ailelerini kaybetmiş ve öfke damarları mantığın sinir uçlarına dayanmış yaralı bir yönetim hâkim.Onlar da çılgınlıktan geri durmayabilir.Sorular yükseliyor çünkü,Belirsizlik, her türlü şüphenin ve dedikodunun kırbacıdır.Hele nükleer çılgınlık sorularına kadar gelmişsek,Bölgemizin ve dünyanın nefesini tutacağı an işte bu soruların sorulduğu andır.REJİM DEĞİŞİKLİĞİ BAHANE ABD VE İSRAİL’İN ASIL PLANI...Trump zaten açıkça söylemişti: “İran’ı kimin yönettiği umurumda değil.
Benimle işbirliği önemli.”Yani İran halkının refahı, demokratik yaşamı umurlarında bile değildir.Tıpkı Irak’ta, Suriye’de olduğu gibi...Bütün bu “demokrasi ve rejim baskısı” söylemlerinin ötesindeki asıl plan bellidir.Yoksa; Liderlerini, komutanlarını peş peşe ve seri halde evlerinde vuracak kadar içlerine girmiş bir İsrail istihbaratının, “Biz bombaları atalım halk sokağa dökülüp rejimi değiştirir” gibi bir hayale kapılmayacağını biliyoruz.Asıl plan şudur:- Nükleer gücü kırılmış.
Teknolojisi 30-40 yıl geri gitmiş.- Askeri gücü ve füze teknolojisi çökertilmiş; İsrail için tehdit olmaktan çıkmış; vekil güçleri dağılmış.- Havadan sürekli kontrol edilebilen,- Hürmüz Boğazı dahil “petrol kozu” elinden alınmış bir İran...Asıl hedef budur..
Rejim değişikliği, demokrasi, insan hakları gibi sözler yalnızca bu “asıl plan”ın ambalajıdır.OSCAR TÖRENİNDE YILDIZLAR NE DİYECEKCumartesi günü sormuştum:- Bunca kanın, gözyaşının, acılı göçlerin, sürgünlerin gölgesinde Oscar ödülünü alacak sanatçılar acaba savaş için ne diyecekler?- Beyrut’ta on binlerce insan evlerinden kaçıp stadyumlara sığınırken; örneğin geceyi sunacak olan Emmy ödüllü Conan O’Brien nasıl espri yapacak?Ya da savaş karşıtlığını bildiğimiz DiCaprio eğer ödülü alırsa sahnede ne söyleyecek?Eğer ödül verirse Trump’ı sürekli eleştiren Robert De Niro acaba ne diyecek?
Ethan Hawke susacak mı?
Kate Hudson elinde Oscar ödülüyle gülecek mi?Yoksa, “savaşla sanatı karıştırmayın” türünden tavırlar mı göreceğiz?
Yani bu gece; Hollywood perdesinde yükselen yıldızlar,Ya hayatın perdesinde de parlayacaklar,Ya da insanlığımızdan kayıp gidecekler.