Haber Detayı

Kürecik asıl şimdi riskli
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
12/03/2026 04:00 (3 saat önce)

Kürecik asıl şimdi riskli

İkinci füze olayının hemen ardından Milli Savunma Bakanlığı’nın duyurduğu “Kürecik’e Patriot” haberi, ülkemiz için asıl riski başlatmış oldu.

İkinci füze olayının hemen ardından Milli Savunma Bakanlığı’nın duyurduğu “Kürecik’e Patriot” haberi, ülkemiz için asıl riski başlatmış oldu.

Türkiye, Körfez’deki Arap ülkelerinden farklı olarak ABD üslerini İran’a saldırıda kullandırmıyordu.

İran da bunu önemle gözetiyordu.

Tamam, Kürecik radarı da ABD tarafından İran’a karşı kullanılıyordu ama Tahran burayı Körfez’deki füze atılan üsler gibi değerlendirmiyordu, burası sadece radar olduğu için saldırganlık bakımından pasifti.

ÜS TUZAĞI Geçen haftaki “Üs tuzağı” başlıklı yazımda, ABD’nin sıkıştıkça bölgedeki müttefiklerine ihtiyaç duyacağını ve müttefiklerini İran’a karşı harekete geçirebilmek için sıkıştıracağını belirtmiştim: Türkiye’deki üsler, statüsü ne olursa olsun, ABD’nin faaliyetleri askıya alınmadığı müddetçe büyük risk durumundadır ve ABD açısından tuzak kurma potansiyeli barındırmaktadır.

ABD oldubittiyle üslerden İran’a bir saldırı düzenlediğinde bunun faturası çok ağır olur.

Ankara, böylesi bir tuzak kurabilme fırsatını ABD’nin elinden almalıdır.

Komşuluk hukuku gereği, savaş bitene kadar ABD’nin bu üslerdeki faaliyetini durdurduğunu ilan etmelidir ve bunun gereğini yapmalıdır.

MSB’NİN AÇIKLAMASINDAKİ O BOŞLUK Türkiye bunu yapmalıyken tersine, Kürecik’e Patriot getirilmesini kabul ederek riski büyüttü ne yazık ki.

Çünkü Patriotlar Kürecik’i korumanın değil, Kürecik’i hedef yapmanın araçlarıdır fiilen.

Öte yandan konuyla ilgili duyuruda önemli bir boşluk var.

Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklaması şöyleydi: “Milli düzeyde aldığımız tedbirlere ilave olarak NATO tarafından hava ve füze savunma tedbirleri artırılmıştır.

Bu kapsamda, hava sahamızın korunmasına destek sağlamak üzere görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır.” Bu açıklama çok temel bir konuyu açıkta bırakıyor: Kürecik’e Patriot’u Türkiye mi istedi, yoksa karar NATO’nun mu, daha doğrusu ABD’nin mi?

Bu sorunun yanıtı, iki füze olayının aslını netleştirmeyi de kolaylaştırır!

MUHALEFETİN SORUNLU İTİRAZI Ne yazık ki muhalefetin önemli bir kısmı “Kürecik’e Patriot yerleştirilmesini” yukarıda anlatmaya çalıştığım risk boyutuyla değil, S-400 boyutuyla tartışıyor.

S-400 neredeymiş, neden kullanılmıyormuş?

Bu soru, meselenin tehlikesini hiç anlamamanın sorusudur.

S-400’ler Kürecik’e getirilip kurulsa sorun çözülüyor mu yani?

Kürecik Radar Üssü’ne Patriot ya da S-400 getirmenin bir farkı yok, iki durumda da Kürecik’in hedef olma potansiyeli artmış oluyor, mesele budur.

Ama ne yazık ki muhalefetin önemli bir kısmı S-400 üzerinden hükümeti sıkıştıracağını düşünerek konunun esasının üzerinden atlıyor. “S-400 nerede, neden kullanılmıyor, madem Patriot kullanılacaktı, S-400 neden alındı” diye soruyor...

Demek ki S-400 meselesi hâlâ bir silahtan ibaret olarak görülüyor, hâlâ bağımlılığı azaltmak için silah envanterini çeşitlendirme yönü anlaşılmıyor, hâlâ S-400 üzerinden Türkiye’ye siyasi manevra alanı açılmasının önemi görülmüyor, hâlâ S-400’lerin Karabağ sorununu çözebilmekteki kolaylaştırıcılığı kavranmıyor.

NE YAPMALI?

Türkiye, ABD’nin baskısına rağmen 12 gündür İran’a karşı düşmanlık cephesine sokulamadı.

Ankara iyi kötü buna direniyor.

Muhalefet bu direnci güçlendirmenin politikalarını üretebilmeli.

Muhalefet, ABD baskısına karşı iktidarı daha dik durabilmeye zorlamalı.

Muhalefet asıl önemlisi Kürecik’in kapatılmasını savunmalıdır, üslerin faaliyetinin askıya alınmasını istemelidir ve “S-400-Halk Bankası-Patriot” üçgeninde kurulan AnkaraWashington pazarlığını bozmaya çalışmalıdır.

Türkiye’nin güvenliğini düşünenlerin izlemesi gereken yol budu

İlgili Sitenin Haberleri