Haber Detayı
Sadece petrol değil, gıda fiyatları da risk altında
Şans Sohbetleri'nde bu hafta gazeteci Hakan Güldağ ve ekonomist Ali Ağaoğlu, ABD-İsrail-İran savaşının piyasalara etkilerini masaya yatırdı.
Şans Sohbetleri'nde bu hafta, 10'uncu gününü geride bırakan Basra Körfezi'ndeki savaşın piyasalara etkileri ele alındı.
Güldağ: Bu savaş uzayabilir diyorduk.
Uzuyor.
Senin için uzama nedir bilmiyorum ama Trump "4-5 hafta sürer" demişti.
İşler onun dediği gibi gelişmediğine göre, süre şuursuz hale geldi.
Ağaoğlu: Savaş uzuyor doğru.
Piyasa için üç ayın sonrasında altı aya vardığında bu savaş uzamış demektir.
Sonrasında Ukrayna-Rusya Savaşı'nda olduğu gibi kanıksamaya başlarız...
Güldağ: Kanıksamak işin bir tarafı ancak somut sonuçları olacak.
Enflasyonu zorlayacak.
Cari açığı zorlayacak.
Botaş başta şirketleri zorlayacak.
Büyümeyi dahi aşağıya çekebilir.
Trump'ın "koşulsuz teslimiyet" dayatması sonrasında, kara savaşı da gündeme geliyor...
Ağaoğlu: İran'ın üst düzey yöneticilerine yönelik suikastlar ve bombalamalardan sonra, bir ayaklanma ile rejimin devrileceği gibi basit bir varsayımla yola çıkan İsrail ve ABD'nin yanıldığı ortaya çıkıyor.
Neyin doğru olduğunu ise bilemiyoruz.
Çok ciddi bir bilgi kirliliği de var.
Güldağ: Bilgi kirliliği ve de provokasyon var.
İngiltere'nin Kıbrıs'taki üssüne yönelen füzelerin "İran topraklarından gönderilmediğini" resmen açıklaması provokasyona somut örnek.
Keza vurularak Hatay'a düşen 'kimliği belirsiz' füze de öyle.
Anlaşılan "müdahil olmayacağız" açıklaması yapan NATO'yu işin içine çekmeye çalışanlar var.
Öte yandan, bazı şeyler ise net görünmeye başladı.
Mesela Dubai başta Körfez'in önde gelen kentlerinin durumu kötüleşiyor.
Ağaoğlu: Dubai en ağır yara alanlardan biri oldu.
Sadece askeri olarak değil ekonomik olarak da...
Güvenli liman, vergi cenneti, refah...
Güldağ: Güvenlik, vergi avantajlarına ağır basmış görünüyor.
Milyarderlerin paralarıyla birlikte Dubai'den Frankfurt, Zürih ve Londra'ya geri döndüğü haberleri geliyor.
Ağaoğlu: 2024'te Çin kökenli Amerikalı bir profesörün tahmini vardı: Trump yeniden seçilecek, İran'a saldıracak ve ABD bu savaşı kaybedecek diyordu.
Ve bu varsayımının yanında, Körfez ülkelerinin su meselesi başta ciddi sıkıntı çekeceğini öngören bir yaklaşımı vardı.
Güldağ: Geçen bir Çinli profesör de, Körfez ülkelerinin deniz suyunu arıtarak, temiz su ihtiyaçlarının yüzde 60'ını Hürmüz'den karşıladıklarını ve yakında ciddi sıkıntılar yaşayacaklarını öne sürüyordu.
Ayrıca, petrol ve doğalgaz çıkaramadıkları süreçte, Körfez ülkelerinin petrol satarak Amerika'nın yapay zeka eko-sistemine yaptıkları yatırımları da kesmek zorunda kalacakları ve bunun Amerikan hisse senedi piyasalarını ve dolayısıyla ekonomisini hasara uğratacağını, Rusya ve Çin ile iletişim halindeki İran yönetiminin bu strateji içinde Körfez ülkelerindeki ABD üslerini vurduğunu söylüyordu.
Ağaoğlu: Amerika da 40 küsur İran gemisini batırdığını söylüyor.
Büyük bir yıkım bu İran için.
Buna karşılık İran halen Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri tehdit ediyor.
Hürmüz Boğazı sadece askeri nedenlerle değil ekonomik nedenlerle de kapanıyor.
Hürmüz'e giden gemileri sigortalamadığınız zaman zaten kimse gitmiyor.
Güldağ: Petrolün de Basra Körfezi'nden çıkamadığı durumda fiyatlar nasıl seyreder sence?
Ağaoğlu: Doğalgaz biraz daha farklı ama petrolde eğer akımı durdurursanız tekrar başlatmak epey zaman alıyor.
Tesislerin kapandığı, açılmasının ise haftalar alabileceği endişeleri ile petrolde 92 dolara kadar geldik.
Teknik analize göre de, 78 ve 85 dolar seviyeleri aşıldığı için 100 doların üstü mümkün görünüyor. 103 dolara kadar ilk etapta varil fiyatının çıkması mümkün.
Güldağ: Peki bu durum bizi nasıl etkiler?
Ağaoğlu: Şimdi enflasyon tarafında, petrolde her 10 dolarlık artışın yüzde 1,5 gibi bir enflasyon etkisi olacağına işaret eden farklı hesaplamalar var.
Bu 80 dolar varil fiyatına göre. 90 dolarlarda kalıcı olursa bunun iki katını düşünmek lazım.
Güldağ: Zaten yılsonu enflasyon tahminlerinin hemen 25'in üstüne attığını gördük.
Ancak ekonomi yönetiminin akaryakıtta eşel mobil sistemine geçmesi, enflasyonla mücadele açısından isabetli bir karar oldu.
Yoksa, fiyatlar yeniden bozulacaktı.
Şimdi de zorlanılacak ama...
Ağaoğlu: Bence eşel mobil ile akıllı bir iş yapıldı.
Eğer savaş kısa vadede bitecek olursa eşel mobil de kısa sürede devreden çıkartılacaktır.
Güldağ: FAO'nın gıda fiyatları endeksi de yukarı çıkmaya başladı.
Tarımsal emtiada durum?
Ağaoğlu: Teknik olarak baktığımda fiyat hareketleri aşağı yönlü potansiyelin azaldığı, yukarı yönlü potansiyelin ise arttığını gösteriyordu ki, 6 Mart itibariyle teknik bazı seviyeler hızla yukarı gitti.
Tabii Hürmüz'den sadece petrol değil, gıda da geçiyor.
Başta tahıl.
Buğday fiyatları da yükseldi.
Şu anda 616 dolarda.
Savaşın daha uzayacağı endişesi güçlenirse 700'e dahi çıkabilir.
Türkiye'deki fiyatlara da yansıyacaktır.
Güldağ: Basra Körfezi. doğalgaz nedeniyle gübre üretiminde önemli bir kaynak. özellikle azot içeren gübreler olmak üzere bir çok gübre türünün ham maddelerini üreten fabrikalarla dolu. buradaki kesintiler fiyatları, fiyatlar tarımı vuracak. dünyada da gıda fiyatları artacak.
Bu durumda TCMB nasıl davranır?
Ağaoğlu: Merkez Bankası haftalık repo ihalelerini iptal etti.
Likidite senetleri çıkarttık. 13 milyar dolar olarak hesaplanmış bir döviz satışı var bu arada.
Piyasadaki likidite fazlasını dengeleyerek dövize olası yönelimi engelleme çabası var.
Doğrusu müthiş bir döviz talebi de yok.
Bu iyi haber.
Şimdi fiilen 40'a çıkarttığına göre faizi, tabela faizini artırmak anlamlı olmaz.
Şu anda bir şey yapmasına gerek yok.
Savaş kısa sürerse hızla indirmek gerekecek.
Onun için bir sonraki PPK'ya kadar bekleyip, bu perşembe pas geçmek yönünde hareket edilecektir tahminimce.
Altın gümüşe göre daha iyi performans gösterebilir Güldağ: Altın ve gümüşte oynak bir piyasanın olacağını öngörmüştük?
Geçen hafta oynaklığın hayli üst seviyeye çıktığına tanıklık ettik.
Ağaoğlu: Altın bir süre istikrarlı bir seyir izledi.
Hatta eski seviyelerine gelmese de 2 Mart'ta 5,419 dolar seviyesini gördü.
Fakat sonrasında çok ciddi sert bir düşüşle 5 binin altına indi.
Sonra yeniden 5,150 doların üstüne çıktı.
Halen daha 50 günlük ve 200 günlük hareketli ortalamasının üzerinde altın.
Güldağ: Ya gümüş tarafında ne bekliyorsun?
Ağaoğlu: Gümüş de 2 Mart'ta 96 dolara kadar çıktı. 100 doların üzerine çıkmasını beklerdim.
Oysa müthiş bir satış yedi ve 78 dolarlara kadar geriledi.
Haftayı 83 dolar seviyesinden kapattı ama teknik olarak 50 günlük hareketli ortalamasının altında.
Güldağ: Peki bundan sonra ne beklersin?
Ağaoğlu: AGÜ paritesi yani altın/gümüş paritesi şu sıralarda 61 ile 65 seviyesinde.
Bu durum altının gümüşe göre daha iyi performans gösterdiğini ifade ediyor.
Temel varsayımım aynı.
Altın bu süreçte gümüşe göre daha iyi bir performans gösterecektir.
Ancak öte yandan, savaşın süresi ile bağlantılı tabii ancak eğer kısa sürecek olursa, risk primlerinin bir miktar realize edileceğini, yani altın ve gümüşün birlikte değer kaybedeceğini tahmin ediyorum.
Öte yandan 10 gündür süren İran-ABD-İsrail çatışmasında süre uzarsa yeni rekorların gelmesini beklememekle birlikte, hem altın hem gümüş fi yatları yönünü yeniden yukarıya doğru çevirecektir.
S&P'de 6.150 seviyesinin altı alarm seviyesi olur Güldağ: Savaşın seyrinin ne kadar etkisi vardır tam kestiremiyorum ama Amerikan piyasalarında işler pek yolunda görünmüyor.
ABD'nin tarım dışı istihdam verisinin de beklenenden düşük gelmesi borsalarda yeni bir satış dalgasına yol açtı.
Tahvil tarafında da fi yatlar yeniden yukarı gidiyor...
Ağaoğlu: Bir kere çok önemli bir şey oldu: Amerikan Merkez Bankası Fed, piyasadan 2,5 milyar dolarlık bir tahvil alımı yaptı.
Çok küçük bir rakam aslında.
Yani 38 trilyon dolarlık büyüklüğü ile kıyasladığınızda çok çok küçük bir rakam.
Güldağ: O zaman neden bu kadar önemsiyorsun?
Ağaoğlu: Hatırlarsan, altın ve gümüşün yükselişindeki ana temanın Amerikan tahvil piyasasına olan güvensizlik olduğunu söylüyorum.
Şimdi gelinen noktada Körfez sermayesinin Amerikan koruma şemsiyesinin çok da işe yaramadığı bir ortamda nasıl davranacağı kritik bir hale geldi.
Geçen yıl Trump'a verdikleri sözleri yeniden gözden geçirip bunların hangilerinden vazgeçebiliriz diye harekete geçeceklerdir.
Bu da tahvil piyasasını etkileyecektir.
Sadece tahvil değil Amerikan hisse senedi piyasasını da etkileyecektir.
Güldağ: S&P Endeksi de aynı işareti veriyor mu?
Ağaoğlu: Veriyor.
Amerikan hisse senedi piyasasının barometresi sayılan S&P geçen hafta boyunca 50 günlük hareketli ortalamasının altında işlem gördü.
Vadeli kontratlar için konuşuyorum.
Cuma günü 6.715 puanı gördü.
Eğer bu seviyenin altına düşecek olursa Amerikan piyasalarında hem tahvil hem de hisse senedi piyasası tarafında önemli kırılmalar yaşanabilir.
Bu da savaşın süresiyle bağlantılı.
Güldağ: O durumda nasıl bir fiyatlama beklersin?
Ağaoğlu: 6,150 bölgesinin altına inildiği takdirde bambaşka fiyatlamalara gidilebilir.
Amerika'nın yeni bir bataklığa saplandığı endişesi ortaya çıkacaktır.
Benzer bir durum Amerika'nın 10 yıllık tahvillerinde ortaya çıkabilir.
Biliyorsun 3,92'ye kadar düşmüştü.
Şu sıra tekrar 4,13'lerde.
Bu önemli.
Bu süreçte yatırımcılara tavsiyem, sadece Amerikan piyasalarının seyri için değil, dünyadaki ve Türkiye piyasalarındaki fiyat hareketleri için de Amerikan Hazinesi'nin aksiyonlarının yakından izlemesi faydalı olur.
Ben izleyeceğim.
Fed'in Amerikan Hazinesi'ne destek olmak için doğrudan piyasaya girmesi hiç hoş bir haber değil.