Haber Detayı

İmralı’nın statü açığı!
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
27/02/2026 04:00 (1 saat önce)

İmralı’nın statü açığı!

“Ney?”

“Ney?” Statü açığı... “Ne açığı?

Statü. “Statü açığı...

Hee?

MHP lideri Bahçeli , “İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacak” dedi.

Buna ne dersiniz? “İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığımız tarafından işletilmektedir.” Bu karşılıklı konuşma, TBMM koridorlarında bir gazeteci ile Erdoğan arasında geçti.

Statü, bilindiği gibi bir kişinin toplum içindeki konumunu ve itibarını ifade eder.

Erdoğan, başından beri Öcalan açılımını kendisi yönettiği halde, sanki bilgisi yokmuş gibi davranıyor ve işi ilerletmek için MHP’yi kullanıyor.

Yıllardır terörist başı Öcalan’ı adıyla anmamak için “İmralı” diyen kendisi değilmiş gibi, soru sanki ada olan İmralı ile ilgiliymiş gibi, dalga geçercesine yanıt veriyor.

Ve hâlâ birileri, bu konuşmanın videosunu izleyip “Gündemden bile haberi yok” diye düşünebiliyor!

İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİŞİN İŞARETLERİ Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te “Öcalan gelsin, DEM grubunda konuşsun!” çağrısından sonra, 24 Şubat 2026’da “PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?

Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır?

Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” şeklindeki sözleri, emperyalizmin kurguladığı açılım sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğinin işaretidir.

Nitekim Öcalan’ın da 27 Şubat 2025’te PKK’ye silah bırakma çağrısının yıldönümü olan bugün, yeni bir çağrı yaparak, ikinci aşamaya geçildiğini duyuracağı bildirildi.

PKK iddia ettikleri gibi feshedildiyse, Öcalan neden süreci yönlendirebiliyor?

Gerçekte her şey, emperyalist güçlerin planları doğrultusunda AKP, MHP, DEM/Öcalan tarafından yürütülüyor.

TBMM’deki komisyona katılıp bu emperyalist plana bir raporla geçit veren diğer partiler ise figüran rolü oynuyor!

ÖCALAN’I ‘MEŞRULAŞTIRMA’ PLANI İŞLİYOR DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları , Öcalan’ın baş müzakereci statüsü ile istediği her kesimle görüşebilecek koşullarının oluşturulması, bu statünün yasal bir düzenlemeyle tanınması ve hukuki güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

TBMM Başkanvekili de olan DEM’li Pervin Buldan ise Öcalan’ın “Basın mensuplarıyla röportaj yapma gibi bir talebim var; hakkımın olduğunu düşünüyorum” dediğini açıkladı.

Demek ki önümüzdeki dönemde gazeteciler, siyasetçiler, birtakım ünlüler, yazarlar İmralı adasına giderek terörist Öcalan’ın meşrulaştırılması için yeni bir kampanyaya katılacak.

Benim aklıma oraya koşarak gidecek, hatta ada olduğu için yüzerek bile gidebilecek isimler geliyor!

Hatta bazıları diyecek ki “Bu gazeteciliktir.

Gazeteci herkesle görüşür.” Bir seri katille röportaj yapmaktan, görüşlerini topluma yayması için onun eline megafon vermekten farkı yok bunun.

Ama bu gidişle Türk halkına bunları da yaşatacaklar.

Sonra Öcalan’ın talimatıyla DEM’in adını değiştirip yeni bir parti kurmuş gibi yapacaklar.

Kendini “solcu” sananlar, etnikçiler, cumhuriyet düşmanları milletvekili olmak için o partiye katılacak ya da işbirliği yapacak.

BİR TÜR TAKAS!

Sürekli “umut hakkı” ndan söz eden DEM Parti’nin TBMM komisyon raporunda geçen “Terörsüz Türkiye süreci” , “terör örgütü” ve “terör belası” ifadelerinden rahatsız olup şerh koyması da bununla ilgili.

Toplumun hafızasında PKK ve Öcalan’a ilişkin izleri silme ve o terör örgütü kurucusunu yeni bir imajla pazarlama peşindeler.

Aslında iktidarın oynadığı oyun çok net.

En başından söylediğimiz gibi, “Öcalan’ı al, bana başkanlığı ver!” stratejisi adım adım ilerliyor.

Ama ne yaparlarsa yapsınlar değişmeyecek gerçek bellidir: Feshedildiği ve silah bıraktığı söylenen PKK terör örgütü kurucusunun statüsü ne olabilir?!

O 47 yıl boyunca yönettiği narko-terör örgütüyle on binlerce insanın katledilmesinden sorumlu azılı bir teröristtir ve öyle de kalacaktır.

İlgili Sitenin Haberleri