Haber Detayı

Geleceği satmayın!
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
27/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Geleceği satmayın!

Finansman sıkıntısı yaşayan siyasi iktidar, köprülerin ve otoyolların işletme hakkını özelleştirip yabancılara satmaya hazırlanıyor. Üstelik bu konuda yeterince şeffaf da davranılmıyor. Konu tüm yönleriyle kamuoyunun gündeminde olduğu ve birçok çevre tarafından tartışıldığı halde, ilgililerden ve yetkililerden kamuoyuna yönelik yeterli bilgilendirme yapılmıyor

Finansman sıkıntısı yaşayan siyasi iktidar, köprülerin ve otoyolların işletme hakkını özelleştirip yabancılara satmaya hazırlanıyor.

Üstelik bu konuda yeterince şeffaf da davranılmıyor.

Konu tüm yönleriyle kamuoyunun gündeminde olduğu ve birçok çevre tarafından tartışıldığı halde, ilgililerden ve yetkililerden kamuoyuna yönelik yeterli bilgilendirme yapılmıyor.

Özellikle İstanbul’daki boğaz köprülerinin işletme hakkı satışının söz konusu edildiği İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, iktidar partisi sözcüsü kendi ekonomi anlayışları gereği bunu yapacaklarını söyledi.

Bunun dışında iktidar çevrelerinden henüz olumlu ya da olumsuz açıklayıcı bir ses çıkmadı.

Söz konusu köprü ve otoyolların 25 yıllık işletme hakkının satılacağı ifade ediliyor.

EGE’NİN OTOYOLLARI Özelleştirileceği söylenen otoyollar içinde bölgemizden de iki önemli otoyol bulunuyor.

Bunlardan birisi yaklaşık 115 km’lik İzmir-Aydın otoyolu.

Diğeri de yaklaşık 90 km’lik İzmir-Çeşme otoyolu.

Her iki otoyol da Ege’nin en çok kullanılan akslarını oluşturuyor.

Hemen her mevsim ama en çok da bahar ve yaz aylarında, bu iki otoyol İzmirliler ve Egeliler tarafından çok sık kullanılıyor.

Bu otoyollar geçmişte halkın vergileri ile yapılmış ve kamuya ait olan yollar.

Üstelik bugünkü halleriyle kamu bütçesine önemli gelir de getiriyorlar.

CHP lideri Özgür Özel’in deyimiyle, adeta “altın yumurtlayan tavuk” konumundalar.

Buna rağmen elden çıkarılarak seçim amaçlı harcamalara kaynak yaratılmak isteniyor.

Muhalefet sözcüleri bu iddiayı sıkça dillendiriyor.

Ayrıca muhalefet milli parkların kiralanması girişimine de karşı çıkıyor.

ÖZELLEŞTİRME VE ZAMLAR Özelleştirme konusunu çok iyi takip eden ve kamuoyunun gündemine taşıyan CHP’nin çalışkan genel başkan yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, “Yurttaşın vergileriyle yapılan yollar, yurttaşın aleyhine tekrar satılmak isteniyor” diyerek gelişmeleri değerlendiriyor.

Yavuzyılmaz, bu özelleştirme işlemi ile köprü ve otoyolların 25 yıllık gelirlerinin bugünden alınmasına ve bunun seçim harcamalarında kullanılmak istenmesine dikkat çekiyor.

Bu yapıldığı takdirde, bunun bir bakıma geleceğin satılması anlamına geleceğini vurguluyor.

Ayrıca bu otoyolların geçiş ücretlerinde, yurttaşın aleyhine yüzde 300-400’lere varan oranda artışlar olacağını söylüyor. ‘BU OYUNU BOZARIZ’ CHP Genel Başkanı Özgür Özel de partisinin grup toplantısında ve İzmit mitinginde şu değerlendirmeleri yaptı: “Köprüleri 5 yıllık kira geliri karşılığı, 25 yıllık gelirini yabancı şirkete verecekler.

Bu parayı hemen alacaklar.

Gideceğini anladı, para lazım seçim için.

Bizim adımız Tatar Ramazan, biz bu oyunu bozarız”.

Ayrıca Özel mitingde, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin iki belge açıkladı.

Konunun TBMM’de görüşülmesi için muhalefetin verdiği önerge ise iktidar vekilleri tarafından reddedildi.

İzmir-Aydın ve İzmir-Çeşme oto yollarını sıkça kullanan Egeliler, konuyla ilgili tartışmaları ve gelişmeleri dikkatle izliyorlar.

Çeşme’de sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla protesto gösterisi yapıldı.

Söz konusu özelleştirme ile ilgili tepkilerin önümüzdeki günlerde daha da artacağı öngörülüyor.

İzmirliler ve Egeliler, halkın vergileri ile yapılmış köprü ve otoyolların özelleştirilmesine, bir an lamda geleceğin satılmasına karşı çıkıyorlar.

Kısacası, “Geleceğimizi sat mayın” diyorlar. *** İZSİAD’da yeni dönem 34 yıllık bir geçmişe sahip olan İz mir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), İzmir iş dünyasının saygın kuruluşlarındandır.

Özgün özelliği, hem ekonomi ve hem de siyaset alanına önemli isimler kazandırmış olmasıdır.

İzmir iş ve siyaset dünyası için aynı zamanda bir “bilgi-birikim-insan kaynağı” olan İZSİAD, geçtiğimiz günlerde genel kurulunu yaptı.

İZSİAD organlarının ortak öneri si ve kararıyla, Alaattin Yüksel baş kanlığındaki yeni yönetim genel kurul da işbaşına geldi.

Bilindiği gibi Yük sel, CHP’nin önceki il başkanlarından ve milletvekillerinden.

Aynı zaman da CHP’de genel başkan yardımcılığı görevinde bulunmuş önemli bir siya set ve iş insanı.

LİMAN VE TİCARET KENTİ İzmir, geçmişte ülkemizin en önemli liman ve ticaret kentiydi.

Ülkenin batıya açılan kapısı-penceresi olarak tanımlanan bu kadim kentin geçmişinde önemli öncülükler ve özgünlükler var.

Dolayısıyla İzmir ülkemizde pek çok ilkin yaşandığı kent olarak biliniyor.

Geçmişindeki zenginlikler, bilgi-de neyim ve tecrübeler; bu kente önemli bir misyon yüklüyor.

İzmir, hemen her alanda aydınlanmanın kenti olarak değerlendiriliyor.

İzmir’in iş dünyasını da bu özellikler bağlamında düşünmek ve değerlendirmek gerekiyor.

İZMİR İŞ DÜNYASI İşte İZSİAD, uzun süredir, geçmişten günümüze uzanan bütün bu olumlu hasletlerin ve özelliklerin hem taşıyıcısı ve hem de bütünleştiricisi olarak görülüyordu.

Bunun yanı sıra, İzmir iş dünyasının geleneksel Cumhuriyetçi ve Atatürkçü değerleri ile de örtüşüyordu.

Ayrıca, İzmirli iş insanlarının öncü, girişimci ve yenilikçi bakışları da çoğunlukla bu iş insanı örgütüne yan sıyordu.

Aynı zamanda siyaset alanı için de bir insan kaynağıydı.

Alaattin Yüksel yönetimi ile başlayan bu yeni dönemin, bütün bu olumlu özellikleri yeniden geliştirip güçlendireceğini düşünüyoruz.

CUMHURİYETÇİ VE DEMOKRAT “Kurtuluşun ve kuruluşun kenti” olarak tanımlanan İzmir’in, diğer toplumsal kesimleri gibi iş dünyası da genel olarak Cumhuriyetçi ve demokrat eğilimli olarak bilinir, değerlendirilir.

Yakın siyasal tarihimizin önemli dönemeçlerinde de çoğunlukla bu özellikleri ile öne çıkmıştır.

Ancak son dönemlerde bu yaklaşımlarda bazı aşınmalar meydana geldiği görülüyor.

İşte Yüksel başkan lığındaki yeni İZSİAD yönetiminin; İz mir iş dünyasının geleneksel Cumhuriyetçi, Atatürkçü ve demokrat değerlerini yeniden canlandırması-güçlendirmesi bekleniyor. *** Kaklıç Havaalanı İzmir’in hava ulaşımı 1987 yılına kadar Çiğli Havaalanı’ndan karşılanıyordu.

Ancak bu tesis aynı zamanda askeri pilot yetiştirmek için kullanıldığından emniyet açısından endişe duyulduğu gerekçesiyle 2.

Ana Jet Üssü’ne tahsis edilerek sivil trafiğe kapandı.

Dönemin başbakanı Süleyman Demirel’in talimatıyla hemen yakınında bulunan Kaklıç mevkisinde sivil havaalanı yapımına başlandı.

Havaalanı açılışının yapılmasına yakın, 12 Eylül 1980 darbesinde askerlerin el koymasıyla proje yarım kaldı.

Yıllar sonra İzmir’e yapılacak yeni havaalanı için Gaziemir mevkisinin seçilmesiyle Kaklıç Üssü de zamanla askeri kullanıma geçti.

Bu tesisin İzmir’in kuzeyine yönelik ikinci bir sivil havaalanı olması konusu, zaman zaman gündeme gelir.

Ama bu konuda bir türlü somut adım atılmaz.

Geçmişte parlamentoda İzmir’i temsil etmiş olan CHP’nin önceki grup başkanvekillerinden Kemal Anadol, bu konunun sıkı takipçisidir.

Değerli dostumuz Anadol, İzmir’in ikinci bir havaalanı ihtiyacı olduğunun ve bunun kuzeyde olması gerektiğinin altını çiziyor.

Kemal Anadol’un bir çağrısı da günümüzün siyasetçilerine.

Başta İzmir 2.

Bölge milletvekilleri olmak üzere parti il başkanlarının ve siyasetçilerin, yerel yöneticilerin, bu konuyu sahiplenmesi gerektiğini vurguluyor.

Anadol’un çağrısına biz de yürekten katılıyoruz.

İzmir’in kanaat önderlerini, bu konuyu sahiplenmeye ve takip etmeye davet ediyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri