Haber Detayı
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü'nden 'Şişecam' eleştirilerine yanıt: Kayda değer bir kazanç
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Şişecam’ın Beykoz arazisi satışına ilişkin, konuştu. Aran, 25 yıldır bilançoda bulunan bir varlığın 7 milyar lira nakit yaratmasının finansal açıdan önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’nin en değerli arsaları arasında gösterilen Şişecam’ın Beykoz’daki arazisinin 171 milyon 500 bin dolara satılması hakkındaki tartışma sürüyor.
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, satış bedelinin düşük kaldığı yönündeki eleştirilere yanıt verdi.
Ekonomi Gazetesi yazarı Vahap Munyar’ın sorularını yanıtlayan Aran, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yapılan açıklamayı hatırlatarak satış bedelinin 171,5 milyon dolar olduğunu teyit etti.İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Şişecam’ın Paşabahçe arazisi satışını bilançoya katkı sağlayacak kayda değer bir işlem olarak değerlendirdi.‘KAYDA DEĞER BİR NAKİT KAYNAĞI’Aran, söz konusu tutarın Türk lirası karşılığının yaklaşık 7 milyar lira seviyesinde olduğunu belirtti. 171.500.000 doların yaklaşık 40–41 TL bandındaki kur seviyeleri dikkate alındığında 6,8 ila 7 milyar lira aralığında bir büyüklüğe ulaştığı hesaplanıyor.
Kesin TL karşılığı ise işlem tarihindeki resmi kur üzerinden belirleniyor.
Aran, bu tutarın şirket açısından kayda değer bir nakit kaynağı oluşturduğunu kaydetti.‘EMSALSİZ BİR KONUM, ‘UCUZA SATILDI’ DİYEBİLİRLER’Beykoz’daki arazinin Boğaz’a yakın ve emsalsiz bir konumda bulunduğunu ifade eden Aran, bu tür varlıkların değerinin farklı bakış açılarına göre değişebileceğini dile getirdi. “Boğaz’a yakın konumda, emsalsiz bir arsa.
Böyle bir arsa hangi fiyata giderse gitsin, ‘Ucuza satıldı’ diyenler olabiliyor.” ifadelerini kullanan Aran, daha yüksek bir değer biçenlerin bulunabileceğini ancak kararın mevcut ekonomik şartlar çerçevesinde alındığını söyledi.NAKİT İHTİYACI VURGUSUAran’a göre tartışmanın merkezinde yalnızca arsanın potansiyel piyasa değeri değil, fırsat maliyeti de bulunuyor.
Sıkı para politikasının uygulandığı bir dönemde sanayi şirketlerinin nakit akışı ve borçluluk yapısının öncelik kazandığını belirten Aran, yaklaşık 25 yıldır bilançoda bulunan bir varlığın 7 milyar lira nakit yaratmasının finansal açıdan önemli olduğunu ifade etti.
Bu kaynağın finansal getirisi ile şirketin borçluluk durumu birlikte değerlendirildiğinde satışın rasyonel bulunduğunu söyledi.‘PROJE GELİŞTİRMEK İLAVE SERMAYE GEREKTİRİR’Arazide proje geliştirilmesi yönündeki eleştirilere de değinen Aran, büyük ölçekli bir gayrimenkul projesinin ciddi ilave sermaye gerektirdiğini belirtti.
Bu büyüklükte bir varlığı nakit olarak alabilecek yatırımcı sayısının Türkiye’de sınırlı olduğunu ifade eden Aran, satıcı konumundaki şirketlerin her zaman geniş bir alıcı havuzu arasından seçim yapma lüksü bulunmadığını kaydetti.'KARARLAR MATEMATİKSEL VE TEKNİK KRİTERLERE GÖRE ALINIR'Bu tür işlemlerde yönetim kurulu ve üst yönetimin; emsal değerleri, imar durumunu, geliştirilebilecek projeyi, yatırım tutarını, beklenen getiri oranını ve süresini hesapladığını belirten Aran, teklif edilen bedelin alternatif senaryolarla karşılaştırıldığını söyledi.
Şişecam’ın borçluluk yapısı ve nakit ihtiyacı dikkate alındığında 171,5 milyon doların kıymetli bir kaynak olduğunu vurgulayan Aran, işlemin Vergi Usul Kanunu açısından da kayda değer bir kazanç yarattığını ifade etti.Karar süreçlerine ilişkin eleştirilere de yanıt veren Aran, büyük ölçekli alım-satım kararlarının matematiksel ve teknik kriterlere göre alındığını, siyasi ya da teknik dışı bir saik bulunduğuna dair herhangi bir gözlemi olmadığını söyledi.
Satış sürecinin değerleme raporları, yönetim kurulu kararları, KAP bildirimi, sözleşme aşamaları ve tapu devri gibi hukuki prosedürler çerçevesinde tamamlandığını belirtti.Odatv.com