Haber Detayı

Hasan Ali Yücel, mezarı başında anıldı
Güncel odatv.com
26/02/2026 14:06 (1 saat önce)

Hasan Ali Yücel, mezarı başında anıldı

Eski Milli Eğitim Bakanı, yazar ve şair Hasan Âli Yücel, 55. ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı. CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, "Üniversiteler; İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara Tıp Fakültesi Hasan Âli Yücel’in döneminde kurulmuştur." dedi.

Eski Milli Eğitim Bakanı, yazar ve şair Hasan Âli Yücel, 55. ölüm yıl dönümünde Cebeci Asri Mezarlığı'nda CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP ilçe teşkilatları ve Hasan Âli Yücel’in torunu Ali Eronat’ın da katıldığı törenle mezarı başında anıldı.

Anma programında, Yücel’in mezarına çelenk konuldu.Dedesinin mezarı başında konuşurken gözyaşlarını tutamayan Eronat, şunları söyledi:“Dedemin vefatının üzerinden 55 yıl geçmişken bir insanın bu şekilde anılması onun için gurur verici diyemeyeceğim; çünkü onun gururu çok bambaşkaydı.

Ama bizim için son derece gurur verici.

Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerine, il yöneticilerine, Ankara örgütü üyelerine ve burada bulunan herkese, bu soğukta buraya gelip anma törenine katıldıkları için şükranlarımı iletmek istiyorum."'O, BİR KİŞİNİN ATABİLECEĞİ DEV ADIMLARDAN ÇOK, BİN KİŞİNİN ATACAĞI İNSAN ADIMLARINI İSTİYORDU'"Hasan Âli Yücel’e siyasi hayatı boyunca çeşitli kimlikler yakıştırılmıştır.

Bu yakıştırmalar hâlâ devam etmektedir.

Oysa Hasan Âli Bey’in kendisine yakıştırdığı kimlik, dilimize insan odaklılık olarak çevirebileceğimiz hümanizmadır.

Ben, Hasan Âli Bey’in vefatından sonra iki ayrı kişinin değerlendirmesine değinmek istiyorum. 1975 yılında bir TRT programında Can Yücel, babası için şöyle diyor: ‘Hasan Âli Yücel bir kent çocuğuydu.

Tanıyanlar da bilirler, babam bir şehir çocuğuydu.

Alaturkayı sever, şiir sever, insanlarla sohbet etmeyi seven insandı.

Aynı zamanda insan olma meselesini, kendi halkının insan olması meselesiyle bir bütün olarak görecek kadar geniş yürekli ve vicdanlı, bilinç sahibi bir insandı.

Yani insanın kendi başına insan olamayacağını anlayacak kadar hafzala genişliğine sahipti’.

Yazar Selahattin Eyüboğlu ise ‘Yücel, vurulmak pahasına her insanı düşünce sofrasından içirebiliyordu.

Bizim gömlek değiştiren yurdumuzda iş görmenin ilk şartı, kendi kabuklarını kırmaktır.

Kabuklarını Yücel’den daha çok kıran, ondan daha yeni düşüncelere ulaşanlarımız vardır.

Ancak kendi kabuklarını kırmak başka, kendisiyle birlikte on binlerin, yüz binlerin kabuklarını kırmak başkadır.

O, bir kişinin atabileceği dev adımlardan çok, bin kişinin atacağı insan adımlarını istiyordu.’”"HÜKMÜ TARİH VERECEKTİR"Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na ve tutuklu CHP’lilere de değinen Eronat, “Bugün partimizin birçok üyesi, başta değerli İmamoğlu olmak üzere hapiste.

Ben şehir plancısıyım.

Meslektaşlarım düzensizliğe, kuralsızlığa karşı çıktıkları için hapiste.

Onların adalet önünde aklanacaklarına inanıyorum.

Hükmü tarih verecektir.

Mahkeme kararları ne olursa olsun, suçlamalar ne olursa olsun, hükmü tarih verecektir” dedi.“Ülkemiz, millî eğitim tarihi açısından çok zor dönemlerden birinden geçiyor”Özçağdaş ise şunları söyledi:“Yılın, idrak edilmesi için çaba sarf edilmesi gereken zor günlerinden birindeyiz.

Şunu söylemek istiyorum: Hasan Âli Yücel, bu ülkenin son yüz yılına en çok etki eden düşün insanlarından biridir.

Ülkemiz, millî eğitim tarihi açısından çok zor dönemlerden birinden geçiyor.

Kötü niyetle ülkeye başka bir gelecek kurma çabasında olan, ancak asla başaramayacak bir kişinin yaptıklarını her gün televizyonlarda izliyor, okullarda görüyor, tartışıyoruz.Peki, Hasan Âli Yücel kim?

Bugünün tam tersidir.

Hasan Âli Yücel bir düşün insanıdır.

Bir eğitimcidir.

Bir yazardır.

Bir şairdir.

İlk çocuk şiirlerini yazanlardan biridir.

Onlarca kitabı vardır.

Büyük bir düşün insanıdır.

Hasan Âli Yücel bir kuvvacıdır.

Öyle başkaları gibi ata binememiş de düşmüş değildir.

Üç buçuk yıl bu ülke için savaşmıştır.

Liseyi bırakmış, savaşa gitmiştir.

Üç buçuk yılın ardından asteğmen, ardından teğmen olmuştur.

Dönüp gelmiş, hukuk fakültesine girmiştir.

Neden hukuk fakültesinde kalmamıştır?

Hocası Celalettin Arif Bey’le anlaşamamışlardır.

Aklına yatmayan konularda itiraz etmiştir.

Bunun üzerine hukuk fakültesinden edebiyat fakültesinin felsefe bölümüne geçmiştir.

Bu nedenle hem edebiyat öğretmenliği hem felsefe öğretmenliği yapmıştır.

Yapmakla yetinmemiş, felsefe derslerinde kullanılacak kitaplar olmadığı için o kitapları da yirmili yaşlarında kendisi yazmıştır.Bu ülke bilimle yönetildiği dönemde, oradaki ışığı görenler onu yurt dışına göndermiştir. ‘Oraya birini gönderiyoruz; bu kişi gelecekte ortaöğretim genel müdürü olacak’ demişlerdir.

Fransa’ya gitmiş, görevi olmadığı hâlde Londra’ya da giderek ciltler dolusu rapor hazırlamıştır.

Ülkeye dönmüş ve görevinin başına geçmiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Buhranı’ndan sonra Türkiye’nin bundan fazla etkilenmemesi için yeni bir atılım gerektiğini düşünmüş ve büyük bir memleket turuna çıkmıştır.

Şimdiki de yandaşlarını toplayarak uçağına biniyor. "SADECE BAKANLIĞI DÖNEMİNDE, BATI’DAN VE DOĞU’DAN 496 DÜNYA KLASİĞİ ÇEVİRMİŞTİR"Gazi Mustafa Kemal öyle yapmamış.

Her bakanlıktan uzman istemiş, onlarla birlikte yola çıkmıştır.

Hasan Âli Yücel, üç ay boyunca Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e eşlik etmiştir.

Bir gün bir derse girmişler.

Ders mantık dersidir.

Kitap, Hasan Âli Yücel’in kitabıdır.

Dersi izledikten sonra Gazi, ‘Burada çok sayıda anlaşılmayan terim var.

Bunları çevirmeyi düşünmediniz mi’ diye sormuştur.

Hasan Âli Yücel, ‘Düşündüm.

Ama sadece benim çevirilerim olursa ben başka söylerim, başkası başka söyler; kimse kimsenin terimlerini anlayamaz.

Bunun topyekûn yapılması gerekir’ demiştir.

Bakan olunca Tercüme Bürosu’nu kurmuştur.

Dil inkılabı üzerinde çalışmıştır.

Sadece bakanlığı döneminde, altı yılda, Batı’dan ve Doğu’dan 496 dünya klasiği çevirmiştir. “HASAN ÂLİ YÜCEL DİNDARDIR, AMA AYNI ZAMANDA BÜYÜK BİR BİLİM İNSANIDIR”Türkiye’nin ilk ansiklopedi çalışmaları da onun döneminde yapılmıştır.

İlk ansiklopedi çalışması, Batı dillerinden çevrilen İslam Ansiklopedisi’dir.

Bu ülkeye sürekli dindar–dindar olmayan, laik–antilaik çekişmesi yaratanlar şunu duysun: İslam Ansiklopedisi’nin çevrilmesini başlatan Hasan Âli Yücel’dir.

Dindardır, ama aynı zamanda büyük bir bilim insanıdır.

Cumhuriyet önderi olmak budur.Hasan Âli Yücel mütevazı bir insandı. ‘Ben bilmiyorum, öğrenmem lazım’ diyordu.

Herkesi topluyor, ortak akla ve uzmanlığa inanıyordu.

Onlarca alanda ilk kongreleri düzenleyen kişi odur. ‘Bilene soralım, bilenleri tartıştıralım’ diyen kişidir.

Müzelerle ilgili çalışmalar, resim ve heykel sergileri onun döneminde başlamıştır.

Sanat onun döneminde değer görmeye başlamıştır.

Bugün devlet kurumlarının çoğunda gördüğünüz büyük eserler, o sergilerden gelen eserlerdir.

Üniversiteler; İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara Tıp Fakültesi onun döneminde kurulmuştur.

Üniversite Yasası onun döneminde yürürlüğe girmiştir.

Üniversiteler özgür, özerk ve demokratik alanlar olarak kurgulanmıştır.

Tabii cumhuriyetçiler, şimdiki AK Parti gibi olmadığından, seçilememiş milletvekillerini rektör olarak atamadıklarından üniversiteleri özgür, özerk, demokratik alanlar olarak düşünmüşlerdir, öyle kurgulamışlardır.

Hasan Âli Yücel budur.

Bunu o yapmıştır.

Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri