Haber Detayı

Taş Devri’nden şoke eden keşif: Yazı tarihi 40 bin yıl geri gidebilir!
Bilim teknik chip.com.tr
24/02/2026 11:18 (3 saat önce)

Taş Devri’nden şoke eden keşif: Yazı tarihi 40 bin yıl geri gidebilir!

Almanya’da bulunan 40 bin yıllık gizemli semboller, insanlık tarihini yeniden yazdırabilir. Araştırmaya göre Avrupa’daki ilk Homo sapiens toplulukları, bilinen yazı sistemlerinden on binlerce yıl önce proto-yazı kullanmış olabilir.

Almanya’daki arkeolojik buluntular üzerine yapılan yeni bir çalışma, Taş Devri insanlarının düşündüğümüzden çok daha gelişmiş bir sembol sistemi kullandığını ortaya koydu.

Bulgulara göre yaklaşık 40 bin yıl önce yaşayan topluluklar, dünyanın bilinen ilk yazı sistemi olan proto-çivi yazısıyla benzer karmaşıklıkta bir işaret düzenine sahipti.

Eğer sonuçlar doğrulanırsa, proto-yazının ortaya çıkışı 30 bin yıldan fazla geriye çekilecek.Araştırmanın odak noktasında, Güneybatı Almanya’daki Swabian Jura bölgesinde bulunan ve Aurignacian döneme tarihlenen eserler yer alıyor. 43 bin ila 34 bin yıl öncesine ait bu objeler, Avrupa’ya gelen ilk Homo sapiens grupları tarafından üretildi.Geißenklösterle Mağarası'ndan çıkan, yaklaşık 38.000 yıllık Adorant heykelciği, Landesmuseum Württemberg / Hendrik Zwietasch, CC BY 4.03000’den fazla kazıma, 22 farklı sembolSaarland University ve Berlin’deki Museum of Prehistory and Early History araştırmacıları tarafından incelenen koleksiyonda 260 farklı obje bulunuyor.

Flütler, mamut ve at gibi hayvan figürleri ile insan-hayvan hibrit heykelcikleri bu koleksiyonun parçası.Bu eserlerin üzerinde 3 binden fazla kazıma tespit edildi.

Toplam 22 farklı sembol kullanılmış.

En yaygın işaret V şeklinde bir çentik olurken, çizgiler, çarpılar ve noktalar da sıkça görülüyor.

Y ve yıldız biçimli semboller ise daha nadir.Araştırmacılar bu sembollerin rastgele olmadığını, belirli diziler halinde tekrarlandığını vurguluyor.

Sistemli tekrar ve düzenli kombinasyonlar, sembollerin bilinçli bir iletişim aracı olabileceğine işaret ediyor.Vogelherd Mağarası'ndan çıkarılan, yaklaşık 40.000 yıllık mamut figürü, Universität Tübingen / Hildegard Jensen, CC-BY-SA 4.0Bilgisayar analizi şaşırtıcı benzerlik ortaya koyduEkip, sembol dizilerinin karmaşıklığını ve bilgi yoğunluğunu bilgisayar modelleriyle analiz etti.

Sonuçlar, Mezopotamya’da MÖ 3500–3350 yılları arasında kil tabletler üzerinde görülen proto-çivi yazısıyla dikkat çekici benzerlikler gösterdi.

Modern yazı sistemlerinden açık biçimde ayrılan bu işaret dizileri, istatistiksel özellikleri bakımından en erken proto-yazı örneklerine oldukça yakın çıktı.

Bilindiği üzere çivi yazısı başlangıçta muhasebe kayıtları için kullanılmıştı.

Taş Devri sembollerinin neyi ifade ettiği ise kesin değil.

Ancak bazı ipuçları dikkat çekiyor.İlk takvim denemesi olabilir mi?Mamut dişi üzerine oyulmuş ve “Aslan-İnsan” ya da Adorant olarak bilinen figürde 12 ya da 13’lü sıra halinde noktalar ve çentikler bulunuyor.

Araştırmacılara göre bu dizilimler takvimsel gözlemlere işaret ediyor olabilir.

Avcı-toplayıcı topluluklar için zamanı takip etmek hayati öneme sahipti.Ayrıca sembollerin obje türüne göre farklılaştığı da görüldü.

Çarpı işaretleri insan tasvirlerinde hiç kullanılmazken, özellikle mamut ve at figürlerinde ve aletlerde yaygındı.

Noktalar ise aletlerin üzerinde hiç yer almıyordu.

Bu tercihler 10 bin yıl boyunca büyük ölçüde değişmeden devam etti; bu da sembolik geleneğin kuşaklar boyunca aktarıldığını gösteriyor.Yazının kökleri 40 bin yıl öncesine mi uzandı?Daha önce 2023’te yayımlanan başka bir çalışma, mağara resimlerindeki nokta, çizgi ve Y sembollerinin av hayvanlarının davranışlarını kaydetmeye yönelik bir kod olduğunu öne sürmüştü.

Yeni bulgular, tam teşekküllü ilk yazı sistemi olan çivi yazısının MÖ 3200 civarında ortaya çıktığını teyit ederken, köklerinin çok daha eskiye, 40 bin yıl öncesine dayanabileceğini düşündürüyor.

Sembollerin anlamını tam olarak bilmiyor olabiliriz; ancak onları üreten insanlar için belirli ve tutarlı bir anlam taşıdığı artık güçlü biçimde destekleniyor.Not: Giriş görseli yapay zeka ile üretilmiştir.

Gerçek buluntuları yansıtmamaktadır.

İlgili Sitenin Haberleri