Haber Detayı

Diyarbakır’da Ramazan: Birlik Sosyolojisi, Hafıza ve Gelecek
Prof. dr. levent eraslan tv100.com
24/02/2026 08:35 (2 saat önce)

Diyarbakır’da Ramazan: Birlik Sosyolojisi, Hafıza ve Gelecek

Sanırım Diyarbakır’a onuncu gelişim…Her gelişimde başka bir yönünü keşfediyorum.

Şimdiye kadar Çermik’ten Çüngüş’e, Lice’den Silvan’a Çınara, Ergani’ye kadar adım adım dolaştım bu coğrafyayı.

Dağını, ovasını, çarşısını, insanını gözlemledim.

Ve her seferinde aynı kanaat güçlendi zihnimde: Diyarbakır yalnızca bir şehir değildir; Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin sembol şehirlerinden biridir.

Bu topraklar, ayrıştırıcı söylemlere rağmen birlikte kalabilmenin tarihsel tecrübesini taşımaktadır.Yıllar önce Mıgırdıç Margosyan’ın Gâvur Mahallesi adlı eserini okuduğumda, Diyarbakır’ın çok katmanlı sosyal dokusunu mahalle hikâyeleri üzerinden hissetmiştim.

O eser, kültürler arası diyaloğun, komşuluğun ve karşılıklı saygının nasıl bir toplumsal zenginlik ürettiğini gösteriyordu.

Bu şehir, farklılıkları çatışma sebebi değil; birlikte yaşama pratiğinin doğal unsuru olarak görmüş bir hafızaya sahiptir.

Ramazan ise bu hafızanın yeniden görünür olduğu zamandır.Diyarbakır Surları sadece taş değildir; sürekliliğin sembolüdür.

Ulu Camii, Diyarbakır sadece bir ibadet mekânı değil; asırlardır aynı safın omuz omuza durduğu bir toplumsal birlik mekânıdır.

Ramazan gecelerinde bu mekânlarda geçmiş ile bugün aynı duada buluşur.Bu şehir düşünce üretmiştir.

Fikir işçileri ile entelektüel dünyamıza katkı sunmuştur.

Ziya Gökalp’in kültür ve millet teorilerinde, Cahit Sıtkı Tarancı’nın zaman ve insan hassasiyetinde, Ahmed Arif’in dizelerinde bu coğrafyanın ruhu vardır.

Diyarbakır, fikir ile duyguyu, gelenek ile modernliği aynı potada eritmiş nadide şehirlerdendir.Ramazan’ın sosyolojik anlamı bu şehirde daha da belirgindir.

Modernleşmenin bireyselleştirici etkisine karşı Ramazan, kolektif bilinci güçlendirir.

Aynı saatte açılan iftar sofraları, paylaşılan ekmek, mahallede kapı çalınarak ulaştırılan yardım paketleri; bağlayıcı sosyal sermayeyi artırır.

İnsanlar yalnızca oruç tutmaz; aynı duyguda birleşir.Şehrin manevî damarında tasavvuf geleneği de güçlüdür.

Halk arasında anılan gönül insanlarından Çınar’lı Şeyh Kasım, bu irfan çizgisinin temsilcilerindendir.

Kendisinin türbesini de ziyaret ettik dostlarla.

Ramazan, Diyarbakır’da sadece açlıkla imtihan değil; kalbi inceltme, dili yumuşatma ve toplumsal barışı büyütme zamanıdır.

Bir arkadaşımın Ramazanda kimse tek başına iftar yapmaz sözü de kulaklarımda çınlıyor.Bu dayanışma kültürü sınır aşan bir nitelik de taşır.

Değerli dostum iş insanı Selahattin Ekinci ve değerli ağabeyi Rıdvan Ekinci’nin Bayır Bucak Türkmenlerine yönelik destekleri, Üsküp’teki Tefeyyüz İlköğretim Okulu’na katkıları ve Hatay’daki yardım faaliyetleri; Diyarbakır merkezli bir hayır anlayışının coğrafya tanımadığını gönülden gönüle geçtiğini de göstermektedir.

Bu yaklaşım, Ramazan’ın evrensel merhamet çağrısının kurumsallaşmış halidir.

Ayrıca Ekinci ailesinin nazik misafirperverliğini, herkesin mutlaka görmesi gereken tarihi kervansarayın kendi ifadesi ile hizmetkarı Mehmet abiyi de unutmamak gerekir..Değerli dostum Erkan Aslan ile bu gelişimde beni ayrıca umutlandıran bir tabloya daha tanıklık ettim.

Diyarbakır’da önemli bir eğitim kurumu olan Nesibe Aydın Okulları’nın Diyarbakır Kampüsü’nü ziyaret ettim.

Türkiye genelinde örnek çalışmalar yapan bu kurumun, Diyarbakır’da da aynı vizyonla güçlü işler yaptığını görmek memnuniyet vericiydi.

Eğitimci Emin hocanın öğrencilerinin isimlerini tek tek bilmesi kadar koridorlarda mutlu çocukların varlığı da umut verici idi.

Sınıflarda ders anlatırken keyif alan, mesleğini sevdiği her hâlinden belli olan öğretmenlerin de varlığı gözlemlerim arasında.

Bir dünya markası olma yolunda olan Nesine Aydın hocanın okulları, kıymetli oğulları Mirkan Aydın beyin vizyoner liderliği ile her coğrafyada büyümekte gelişmekte.

Bakü’den Mersin’e Gaziantep’e İstanbul’a bu güçlü yükselişi çok açık bir şekilde görebilirsiniz.Sonuç olarak Diyarbakır’da Ramazan, sadece bir ibadet ayı değil; bir birlik inşasıdır.

Çok kültürlü tarih, entelektüel üretim, tasavvufî derinlik, dayanışma geleneği ve güçlü eğitim vizyonu bu ayda daha görünür hale gelir.Her gelişimde daha net görüyorum:Diyarbakır, Türkiye’nin ortak hafızasının güçlü sütunlarından biridir.Ramazan ise o sütunları birbirine kenetleyen manevî harçtır.

İlgili Sitenin Haberleri