Haber Detayı
Finans kapitalin sesinden vurkaç itirafı
Londra finans kuruluşlarına Orta Doğu piyasaları hakkında danışmanlık yapan ünlü İngiliz Ekonomist Timothy Ash, katıldığı bir televizyon programında, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye kısa vadeli sıcak para yatırımına geldiğini, uzun vadeli yatırımdan kaçındığını söyledi.
Londra finans kuruluşlarına Orta Doğu piyasaları hakkında danışmanlık yapan ünlü İngiliz ekonomist Timothy Ash, katıldığı bir televizyon programında yabancı yatırımcıların Türkiye’de kısa vadeli sıcak para yatırımları için geldiğini ancak uzun vadeli yatırımlardan kaçındığını söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibiyle çalışmaktan rahat olduklarını, Türk lirasındaki reel değerlenme politikasını dezenflasyonun temel taşı olarak gördüklerini kaydeden Ash, yabancı yatırımcıların carry trade (faiz farkından yararlanma) işlemlerinden memnuniyet duyduğunu belirtti.
Söz konusu açıklamaları sosyal medya hesabından değerlendiren ekonomist İris Cibre, Ash’in açıklamalarının yabancı yatırımcıların “vur kaç” için geldiğinin itirafı olduğunu vurguladı.
Yabancı yatırımcıların tahvile girmekten kaçınarak sadece kısa vadeli getirilere odaklanmasını eleştiren Cibre, bu sözlerin “Biz vur kaçtan memnunuz, elimizi daha fazla taşın altına sokmaya pek niyetli değiliz.” anlamına geldiğini ifade etti. 308 MİLYAR DOLAR SICAK PARA STOKU VAR Türkiye’de, 308 milyar 944 milyon dolarlık sıcak para stoku bulunuyor.
Ash’in memnun olduklarını ifade ettiği ve ani bir kararla hızla çıkabileceği için ekonomide krizlere yol açma tehlikesi bulunan bu tutar, piyasalar üzerinde ciddi bir risk oluşturuyor.
Merkez Bankası’nın uluslararası yatırım pozisyonu verilerine göre bu sıcak para stokunun 135,4 milyar dolarla en büyük bölümünü portföy yatırımları oluşturuyor.
Portföy yatırımlarının 101,9 milyar dolarlık bölümü Türk borçlanma senetlerinden meydana geliyor.
Portföy yatırımlarının 33,6 milyar doları ise Borsa İstanbul’daki hisse senetlerinde yer alıyor. ‘BİR ÇEŞİT PONZİ OYUNU’ Ash’in açıklamalarını Aydınlık’a değerlendiren Yalova Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
Baki Demirel, carry trade temelli yabancı yatırımı girişinin riskli olduğunu dile getirdi.
Demirel, şu ifadeleri kullandı: “Sıcak para kaynaklı döviz girişi, rezervleri büyütüyor fakat dış borcu da büyütüyor.
Sıcak parayı çekmek için uygulanan yüksek faiz, özel sektör için kısa vadeli borçlanmayı cezbediyor.
Bu nedenle mevduatlarda dolarizasyona yol açıyor, şirketlerin dolar yükümlülükleri artıyor.
Bu tabloda özel sektör borçlanıyor.
Türkiye’nin politikasındaki bir değişiklik kur atağı yaratabilir.
Bu bir çeşit ponzi oyunu.
Eğer sermaye girişlerinden daha fazla sermaye çıkışı olursa, ki kısa vadeli sermaye böyle bir risk barındırır, o zaman enflasyon birden fırlayacak, şirket bilançoları zor durumda kalacak.
Böyle biri durumda dağılır ekonomi.
Bu tip ponzi oyunlarının, kur krizleri ile sonuçlandığını biliyoruz.” ‘BAĞIMSIZ POLİTİKALARA ENGEL’ Sıcak para giriş çıkışlarına olanak tanıyan bir politika ile ekonomide bağımsız karar almanın mümkün olmadığına değinen Demirel, “Siz sermaye hareketlerine açık bir politika izlediğiniz zaman, politika faizinizi bağımsız belirleme şansınız kalmıyor.
Bağımsız politika belirleme şansınız yok.
Böylece Timothy Ash gibileri de burada istedikleri konuşabiliyorlar.” diye konuştu. ‘CARRY TRADE MERKEZİ OLDUK’ Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç.
Dr.
Bilin Neyaptı ise yabancı yatırımcıların Mehmet Şimşek ile çalışmaktan rahat olmalarının nedeninin carry trade imkanları ile ilgili olduğunu belirtti.
Neyaptı, “Sıcak paranın Türkiye’ye bir faydası yok ama getiren mutlu.
Onlar rahat olacaklar elbette fakat Türkiye milleti için bir rahatlık söz konusu değil.” sözlerini kullandı.
Türkiye’de uygulanan yüksek faiz nedeniyle yabancı sıcak para yatırımcılarına dünyanın başka bir bulamayacakları kazanç imkanları sunulduğuna işaret eden Neyaptı, “Carry trade işlemlerinin merkezi olduk.
Dünyanın en fazla faiz veren ülkelerinden biriyiz.” dedi.