Haber Detayı
Gözlemlere devam
Gözlemlere devam
Ege Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Polikliniği’ndeki gözlemlere devam edelim.
Hastalara genel olarak altı haftalık ışın tedavisi uygulanıyor.
Tedavi öncesinde bir takım hazırlıkların yapılması gerekiyor.
Bir grup hastanın 10-15 dakikada bir buçuk litre su içmesi ve en az yarım saat beklemesi gerekiyor.
Bu arada hastalar ve ona eşlik eden yakınları sohbet etme fırsatı buluyor.
Genel olarak insanlar dertlerini ve durumlarını birbirine anlatıyor.
KATLANILAN ZORLUKLAR En uç örneklerden biri, bir yıl boyunca bütün iş günlerinde en az 200 kilometre uzaktaki Milas’tan kardeşleri tarafından otomobille getirilip geri götürülen genç bir hanımın durumu.
Ayvalık’tan gelip otelde konaklayanlar, hafta başında Dikili’den gelip, Karşıyaka’daki yakınında konaklayarak tedaviye gelenler var.
Görüştüğümüz ve gördüğümüz hastaların en yaşlısı ve en rahat olanı benim.
Bir sırt çantası ve şemsiye ile yürüyerek bile hastaneye erişebiliyorum.
Yaşlı insanların konutlarının hastaneye yakın olmasında fayda var.
KURULUŞ Laf aramızda ben bu hastanenin yapılış sürecini biliyorum.
Ziraat Fakültesi’nde öğrenci iken bu alandaki meyve bahçesinde budama yapmıştık.
Şimdiki Göğüs Hastalıkları binası da öğrenci yurdu olarak kullanılmıştı ve üç arkadaş olarak bir yıl orada kalmıştık.
Duvarda polikliniğin kuruluşunu sağlayan rahmetli Emin Faik Üstün hocanın resmi var.
Asistan olduğum yıllarda Tepecik Göğüs Hastanesi’nde benim böbrek röntgenimi çekmişti.
Hocanın Atatürk ile ilgili çok güzel kitapları var.
Edebiyat dünyasında bir şair olarak bilinir.
Sonradan eklenen bu bina için bağışçılar listesinin başında Eski İzmir Valisi Kutlu Aktaş ve eşi Tülay Hanım’ın adı geçiyor.
Radyoaktif maddelerle tedavi amacıyla yapılan bu binanın tonlarca kurşun kullanılarak iyice yalıtılmış olması gerekir.
Önceki yazıda kanser tedavisi gören çocuklardan söz etmiştik.
Aralık kalan kapıdan bakınca çocuklar için yapılmış duvarı boydan boya kaplayan renkli resimleri gördüm.
Tabloların önünde çocuk karyolaları sıralanmış, beş yaşında bile olmayan bir yavrucuk annesinin parmağını avuçlamış hüzünlü gözlerle bakıyor.
Taburede oturan, sırtı kamburlaşmış genç annenin bitkin hali gözden kaçmıyor.
Sol ayağında protez olan, saçı dökülmüş, bir deri bir kemik kalmış 12 yaşlarındaki oğlan çocuğun görünümü, annesinin tükenmekte olan umudu içler acısı...
Hekimlerimiz, tedavi ilerledikçe bazı iç organların etkileneceği konusunda bilgi vererek işe başladılar.
Su içme ve sindirmede zorluk çekenlerin birkaç kez makineye girmek zorunda kalması, kendileri ve özveri ile çalışan personel için güçlük yaratıyor.
Önerilen şekilde davrandığım için fazla sorun yaratmadan süreci tamamlamaya hayli yaklaştım.
YİTİK Geçen gün poz vermeye (!) hazırlanırken işitme aygıtını çıkarıp acele ile giysimin cebine koyuverdim.
Makineden çıkınca oluşan fizyolojik nedenli aceleden, cihazın birinin kulağa takılan 5 santimlik şeffaf naylon kablosu ve ucundaki ufacık parça kopmuş.
Eve gelip parçayı bulamayınca hayli canım sıkıldı.
Bir yıl kadar önce yaklaşık 50 bin lira ödenen cihazın önemli bir parçası kaybolmuştu.
Garantisi vardı ama yarısı kopmuş cihaz için garanti işlemez.
Sabah erken hastaneye gidip aramayı kafaya koydum.
İşbaşı yapılırken hastaneye ulaştım.
Durumu görevlilere anlatarak soyunma kabinine baktım.
Ortalık temizlenmişti ve parça yoktu.
Temizlik işiyle ilgilenen hizmetli hanıma soruldu.
Nöbeti yeni devralmış, nezaket gösterip temizliği yapan hanımla telefon bağlantısı kurdular o da görmemiş.
En az yüz metre boyunda koridoru dikkatle taradım yok, tuvalete baktım yok.
Tam ben umudu kestiğim sırada, bayan hizmetli “Aradığınız bu mu?” diye seslendi.
Paspas yapılırken sürüklenip koridorun sonundaki duvarın dibinde kalan parçayı bana uzattı.
Yardımcı olan kişilere içtenlikle teşekkür ettim.
KORUNMA Kanser tedavisinin çok sıkıntılı üstelik pahalı olduğu biliniyor ve görülüyor.
Hastalıktan korunma her zaman tedaviden daha kolay ve ucuzdur.
Tarımda kimyasal kullanımı sıkı denetim altına alınmalıdır.
Tarım ve gıda kesiminin temel görevi halkın sağlığa uygun şekilde beslenmesi için gerekli ürünleri sağlamaktır.
Türkiye’nin bunu gerçekleştirecek olanakları fazlasıyla vardır.
İçme suyu ve çevre temizliğini sağlamak belediyelerin temel görevidir.
Endüstri kuruluşları ve kentlerin atık sularının arıtılmadan çevreye aktarılması engellenmelidir.
Unutmayalım, kimilerinin kâr uğruna yapmaktan kaçındığı masraflar katlanarak ve çok acı bedellerle ödenmektedir.
Kimse temel insan haklarının esasını oluşturan bu hususları savsaklayamaz.