Haber Detayı

Sıradan vatandaş Andrew: Prenslikten decalliğe
Elif aktuğ odatv.com
22/02/2026 15:04 (2 saat önce)

Sıradan vatandaş Andrew: Prenslikten decalliğe

Elif Aktuğ yazdı...

Sıradan vatandaş Andrew'nun skandalları bitmeyecek gibi...Sıradan vatandaş Andrew, bildiğiniz üzere gözaltına alındı, sorgulandı sonra salındı.

Akabinde ve detayında, küçük bir çocukla birlikte görüntülendiği fotoğraflar ortaya çıktı.

Rezillikler bitmiyor, bitmeyecek...Mide bulandıran fotoğraftaki çocuk bir topla oynuyor, sıradan vatandaş Andrew onu izliyor, gülümsüyor değil mi?

Top gibi görünen şey aslında bir kadın memesi; kimileri bunun gerçek bir organ olduğunu bile iddia ederken, kimileri fotoşop olduğunu söylüyor.Epsteyn bağlantısı nedeniyle "hayatı kararan" Andrew için daha düne kadar "çapkın prens" falan deniyordu.

Ne çapkınlığı canım, baksanıza adam bildiğiniz deccal çıktı; dünyaya ucundan kıyısından sunulan bir kaç bilgi, bir kaç fotoğraf dışında, saklanan gerçekler neler acaba?

Hatta tüm bu olaylarda, gizlenen asıl gerçek nedir, durmadan bunu düşünüyorum.Önümüze seriliverenler dışında, çarpık sistemin sakladıkları var, bakın çocuk dehşetiyle başbaşa kaldık, bundan sıyrılmak mümkün değil.

Böyle büyük bir rezillik paylaşıldığına göre; gerçekler, asıl gerçekler ne denli büyüktür, ne denli korkunçtur...

İngiltere monarşisi, "aman bu rezil herifi kraliyet sıralamasından çıkaralım" derdinde.

Zaten kral olması imkansız zira sekizinci sırada.

Charles'dan sonra, William var, üç çocuğu var, sonra Harry ve iki çocuğu var.

Yani Andrew denen cibiliyetsizin kral olma ihtimali sıfır, yine de tüm ünvanları, evi ve görevleri elinden alındıktan sonra bir de resmi olarak "kral da olmazsın" diyecekler.TİCARET ELÇİSİYDİİşçi Partisi ve Muhafazakar Parti'nin desteğiyle 2001'de ülkenin Ticaret Elçisi olan ve düne kadar Ticaret Elçisi ve yatırım temsilcisi olarak çalışan Andrew, bu görevinden de alındı.

Görev şuydu; İngiltere sanayisini ve çıkarlarını desteklemek için hem İngiltere'de hem de yurtdışında kapsamlı bir dizi faaliyet yürütmek...Üst düzey lobi faaliyetlerinin dışında, yatırım fırsatlarına ilişkin gizli brifinglerin ele alınmasını içeren bu görevi dahilinde, ticari ve diplomatik temaslarda bulunuluyordu.

Donanmadan emekli olduktan sonra bu göreve atanan Andrew kendisine yöneltilen tüm suçlamaları inkar ededursun, insan içine çıkamaz durumda.O dönem bu göreve atandığında bile tartışmalı bir seçim olduğu konuşulmuş, karşıt görüşçüler "çapkın prens" olarak tanınan bu adamın, İngiltere'yi herhangi bir şekilde temsil edemeyeceğini söylemişlerdi.Hatta deniyor ki, o zaman prens olan abisi Charles, bu atamayı engellemeye çalışmış, felakete yol açabilecek bir durum, demiş.

Anası olmasa, oğlunun pisliklerini toplamaya çalışmasa çoktan çıkardı ortaya rezillikleri.

Eh anan da koskoca ülkenin kraliçesi olunca, arkan toplanıyor bir şekilde.Neyse, ticaret elçisi olarak çalışırken de yolsuzluklara karıştığı konuşulmuş meğer.

Mesela Kazakistan cumhurbaşkanının damadı Timur Kulibayev, 2007'de Andrew'nun Sunninghill Park'taki evini, istenen fiyatın 3 milyon pound üzerinde bir fiyatla satın almış.Ne güzel anlaşma değil mi?

Üstelik üstüne basa basa söylüyorum yeniden, bunlar sadece ortaya çıkan bir iki parça pinçik rakam.

Bu kutsal görevini gerçekleştirirken herhangi bir maaş almamış vatansever Andrew, sadece seyahat masrafları karşılanmış.

Koruma görevlilerinin masrafları dışında, seyahat gideri için 10 yılda 4 milyon pound gibi bir rakam harcandığı telafuz ediliyor.Mükelleflerin cebinden çıkan vergiler bunlar.

İngilizler çok öfkeli, ülkeye ne yapmaya çalışıldığını anlamak istiyorlar.Neredeyse alınan nefese bile vergi gelecek; mültecilere veya herhangi bir sebeple çalışmayan kişilere para ödeniyor, barınma ve gıda desteği veriliyor.

Alınteriyle çalışanlar, yoksulluk sınırında yaşıyor.

İnsanlık bir kez daha kendi kazdığı b.. çukuruna düşmek üzere, bu açık.

Çukur sadece bu deccalleri alsa içine şahane olur ama o çukur açıldı ya, günahsızları da yutacak.HANİ PAZAR KEYFİMİZ VARDI?Eğlenceli ve keyifli yazılar yazarım, okuyucuyu azıcık gündemden uzaklaştırırım diye başladığım pazar yazılarımın içeriği beni korkuyor artık.Altın Ayı, Gümüş Ayı Türk yönetmenlerin filmlerine gitti, uzun uzun Berlin Film Festivali'ni konuşmak isterdim aslında.

Veya bir miktar dedikodu yapıp, Masumiyet Müzesi dizisinin içimi ne kadar baydığını anlatmak isterdim.

Kitabı da sevdiğimi söyleyemem, Orhan Pamuk sevmeyi denedim istedim gerçekten, ha tüm kitaplarını okudum da; olmadı.Ha bir de İngiltere'de büyük çoğunluğu ücretsiz gezilen müzelere giriş artık paralı olacakmış, müze deyince aklıma geldi...Hiçbir şeyde masumiyet kalmadı ki, aşkta kalsın ve evet Masumiyet Müzesi bence aşkı anlatmıyor.

Hatta tutuyu ve saplantıyı da tam olarak anlatamıyor.

Zaten gerçek hayat aşkı ve keyif almayı engelliyor baksanıza, kitap sinema sanat konuşmak büyük lüks.Dünyayı çalkalayan Epsteyn skandalı ve akıllardan çıkmayan, akıbetlerini düşündükçe dellenmemenin imkansız olduğu çocuk katliamı yüreğimize koca bir kaya gibi çökmüşken, kim sever Masumiyet Müzesi'ni...Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri