Haber Detayı
İhraç edilen belediye başkanı CHP’yi karıştırdı! Gürsel Tekin’den dikkat çeken mektup
CHP’de Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’in kesin ihracı parti içinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Kararın ardından CHP İstanbul İl Çağrı Heyeti Başkanı Gürsel Tekin’in kaleme aldığı mektup, siyasi kulisleri hareketlendirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) disiplin süreci sonuçlandı ve Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’in parti üyeliği resmen sona erdirildi.
CHP Yüksek Disiplin Kurulu’nun verdiği kesin karar, parti tabanında ve yerel siyasette geniş yankı uyandırdı.
Kararın hemen ardından CHP İstanbul İl Çağrı Heyeti Başkanı Gürsel Tekin’den gelen mektup ise dikkatleri üzerine çekti.
Tekin’in, Göçer’e hitaben kaleme aldığı ve “vefa” vurgusu yaptığı ifadeler, parti içindeki görüş ayrılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.
CHP’DE DİSİPLİN SÜRECİ TAMAMLANDI CHP Yüksek Disiplin Kurulu tarafından yürütülen süreç tamamlandı ve Abdulvahap Göçer’in parti üyeliğinin kesin olarak sonlandırılmasına karar verildi.
Yazıhan siyasetinde “deprem” etkisi yaratan karar sonrası gözler parti yönetimine çevrilirken, Tekin’in çıkışı tartışmaları daha da alevlendirdi.
TEKİN’DEN GÖÇER’E 'VEFA' MEKTUBU Gürsel Tekin, ihraç kararının ardından Abdulvahap Göçer’e hitaben bir mektup kaleme aldı.
Tekin’in açıklaması şu şekilde: “Değerli Yol Arkadaşım, Bu mektubu size bir görev gereği değil, bir vefa borcu duygusuyla yazıyorum.
Bugün maruz bırakıldığınız ihraç kararının nedenini siz de ben de çok iyi biliyoruz.
Sizler herhangi bir kişi için değil, bir makam için değil, yalnızca partinize sahip çıkmayı bir sorumluluk bildiğiniz için bu bedelle karşı karşıya kaldınız.
Bir hukuki görevin yerine getirilmesine destek verdiğiniz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal onurunun korunması gerektiğine inandığınız ve bunu açıkça ifade etmekten çekinmediğiniz için cezalandırıldınız.
Bu gerçeği tarih de biliyor, vicdan da biliyor.
Şunu açık yüreklilikle söylemek isterim: Gösterdiğiniz tavır sıradan bir destek değil, karakterli bir duruştur.
Siyasette asıl ölçü, rahat zamanlarda söylenen sözler değil; zor zamanlarda sergilenen tavırlardır.
Sizler zor zamanda konuşmayı, zor zamanda yanında durmayı ve zor zamanda sorumluluk almayı seçtiniz.
İşte bu yüzden ortaya koyduğunuz irade, yalnız bugünün değil yarının da en kıymetli mücadele örneklerinden biri olarak hatırlanacaktır. ‘PARTİMİZİN İÇİNDE BULUNDUĞU TABLO HEPİMİZİ ÜZMEKTEDİR’ “Partimizin bugün içinde bulunduğu tablo hepimizi üzmektedir.
Ancak hiçbir dönem, hiçbir yönetim anlayışı, ilkelerine sadık insanların inancından daha güçlü değildir.
Kurumlar kişilere göre değil; ilkelere bağlı kadrolar sayesinde ayakta kalır.
Partimiz günü geldiğinde onu zedeleyen anlayışlardan arındığında, bugün sizlerin gösterdiği bu vakur duruş çok daha iyi anlaşılacak; her biriniz bu mücadelenin onurlu temsilcileri olarak anılacaksınız.
Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Bilmenizi isterim ki sizler yalnız değilsiniz.
Hiçbirinizi kaybetmiş değiliz, hiçbirinizi unutmuş değiliz.
Bu büyük siyasi mirasın gerçek sahipleri; makamdan değil emekten, unvandan değil inançtan güç alan sizlersiniz.
Bugün ödenen bedeller geçicidir; fakat sadakat, cesaret ve karakter kalıcıdır.
Sizler bu kalıcı değerlerin taşıyıcısı oldunuz.
Bu nedenle size teşekkür etmeyi bir görev değil, bir onur sayıyorum.
Omuz omuza verdiğimiz bu yolculukta dayanışma duygularımla…” PARTİ İÇİNDE YENİ TARTIŞMA MI?
Tekin’in mektubunda yer alan ifadeler, ihraç kararının parti içinde farklı değerlendirmelere yol açtığını gösterdi.
Özellikle “kurumsal onur” ve “zor zamanda sergilenen tavır” vurguları, kararın siyasi yansımalarının süreceğine işaret etti.