Haber Detayı

İnternetteki hayaletler: Yapay zeka ajanları dünyayı ele mi geçiriyor?
Güncel chip.com.tr
21/02/2026 16:46 (4 saat önce)

İnternetteki hayaletler: Yapay zeka ajanları dünyayı ele mi geçiriyor?

MIT'nin yayımladığı 2025 raporu, dijital dünyada kontrolsüzce gezen yapay zeka sistemlerinin ürkütücü boyutunu ortaya koydu. Kimliklerini gizleyerek insan gibi davranan ve güvenlik duvarlarını aşan bu yeni nesil botlar, internetin güvenliğini hiç olmadığı kadar tehdit ediyor.

Son bir yılın en büyük teknoloji yıldızlarından biri, kuşkusuz yapay zeka ajanları.

OpenAI, Google ve Anthropic gibi devlerin, karmaşık görevleri tek başına yerine isimli sistemleri peş peşe görücüye çıkarmasıyla dijital asistan kavramı kabuk değiştirdi.

Hatta son aylarda "OpenClaw" gibi açık kaynaklı projelerin sergilediği özerklik düzeyi, internet dünyasında hem hayranlık uyandırdı hem de ciddi güvenlik endişelerine yol açtı.Ancak bunca gürültünün ortasında, bu ajanların gerçekte ne kadar yaygın olduğunu ve nasıl bir denetimle çalıştığını kimse tam olarak kestiremiyordu.

MIT Bilgisayar Bilimleri ve Yapay Zeka Laboratuvarı (CSAIL) tarafından yayımlanan "2025 Yapay Zeka Ajan Endeksi", bu belirsizliği ortadan kaldırarak dijital dünyada başıboş gezen sistemlerin operasyonel ölçeğini ilk kez gözler önüne seriyor.Araştırmacılar, yapay zeka ajanlarına yönelik ilginin sadece geçici bir heves olmadığını rakamlarla kanıtlıyor. 2025 yılında yayımlanan bilimsel makalelerde "Yapay Zeka Ajanı" ifadesi, önceki dört yılın toplamından daha fazla geçiyor.

Dahası, büyük şirketlerin yüzde 62'si bu teknolojiyi çoktan denemeye başladığını söylüyor.

MIT ekibi, piyasadaki en popüler 30 sistemi inceleme altına alarak bunları sohbet tabanlı asistanlar, tarayıcı botları ve kurumsal çözümler olarak gruplandırdı.

Sonuçlar ise düşündürücü; bu sistemlerin büyük bir kısmı, herhangi bir güvenlik ağı olmadan dijital dünyada tek başına hareket ediyor.Güvenlik duvarı olmayan dijital özerklikİncelenen 30 sistemden sadece yarısının kamuya açıklanmış bir güvenlik çerçevesi bulunuyor.

Her üç ajandan birinin hiçbir güvenlik belgesi yok, beşte birinin ise yasal standartlara uyum sağladığına dair bir kanıtı bulunmuyor.

Bu durum, incelenen sistemlerin neredeyse yarısının insan denetimi olmadan karmaşık görev dizilerini tamamlayabildiği düşünüldüğünde ciddi bir risk haline geldi.

Özellikle tarayıcı tabanlı ajanlar çok daha serbest hareket ediyor.

Örneğin, Google’ın "Autobrowse" özelliği farklı siteler arasında geziniyor ve kullanıcı adına giriş yaparak işlemleri tamamlıyor.

Ancak bu serbestlik, ajanların davranışlarının insan davranışından ayırt edilmesini imkansız kılıyor.Araştırma, bu sistemlerin yüzde 70’inin web sitelerine veya son kullanıcılara "ben bir yapay zekayım" bilgisini vermediğini de gösterdi.

Çoğu sistem, internet trafiğini gerçek bir insan gibi göstermek için özel teknikler kullanıyor; bu da web sitelerinin bot saldırılarıyla gerçek trafiği ayırmasını neredeyse imkansız hale getirdi.

Bazı açık kaynaklı projeler ise "insan gibi gezinme" ve güvenlik duvarlarını aşma özelliğini bir pazarlama unsuru olarak kullanıyor.

Hatta bazı teknoloji devleri, bu ajanların birer "insan asistan" gibi davrandığını savunarak veri kazıma kısıtlamalarına tabi tutulmaması gerektiğini iddia ediyor.Bu denetimsiz yayılma, kötü niyetli saldırılara da açık kapı bırakıyor.

Güvenlik testlerinin standartlaşmaması nedeniyle ajanlar, gizli komutlarla protokollerini bozan saldırılara karşı savunmasız kalıyor.

MIT raporu, birçok şirketin yüksek düzeyde etik çerçeveler yayımlasa da işin mutfağındaki güvenlik açıklarını gizlediğini vurguluyor.OpenAI ve Anthropic gibi devler standart oluşturmak için güçlerini birleştirse de yapay zeka ajanları şu an iş yerlerini ve interneti kontrolsüz bir hızla dolduruyor.

Teknolojinin ölçeği büyürken, güvenliğin bu hıza yetişip yetişemeyeceği hala büyük bir soru işareti olarak karşımızda duruyor.

İlgili Sitenin Haberleri